Güven Gazetesi

deneme 

Pz11192017

VAHDETİN HAMİYANE KOLLARI

Çok tatlı olur vahdetin telaffuz u. çünkü o kelimede adeta sihirli bir formül vardır durmuş insanlığın yol güzergahında elinde billurdan kadehlerle her gelene onu ikram etmektedir.üstelik iltimaslarla,yalvarıp yakarmalarla ve ikna edici söz ve davranışlarla. o daveti içine sindirip ikramı kabül edip içenlerde oluyor,oh be hayatta tattığım en güzel içecektir diyerek, aksine reddedenlerde oluyor ne yazık ki ,bu bana göre bir şey değildir. diye. İşte vahdet ve birlikten her kesin ne anladığı  önemlidir.Esasen vahdette öylesine sağlam bir çatı olmalı ki. Evvela, herkesi ve herkesimi kucaklayabilip ,asgari müştereklerde buluşturabilmeli , onlara adil ve eşit bir yaşam tarzı sunmalı ki herkes bu yaklaşımdan memnun kalabilsin  ve hiç bir kimse,milet ve grup kendilerine herhangi bir haksızlık edildiği vehmine kapılmasın. Görüyorsunuz vahdet,birlik ve beraberlik kavramları ne kadar kutsal ve bir o kadarda elzem ise,onu sağlayabilmek vede sürekli kılabilmek için de çok apayrı bir efor ve zahmet çekmek gerekiyor.Yoksa , O devasa ve necabet yüklü terimlerden, sadece behsetmek hiç bir zaman yeterli olmadığı gibi ,Bizi arzu edilen hedeflerede asla ulaştıramaz.Şayet mümkün olsaydı eğer. Günümüze kadar atılmış bunca nutuklar,söylemler  ve yazılmış sayısız broşür ve makaleler bir işe yarar. Ve bugün islam coğrafyasında akan kanlar ile gözyaşları sel olmaz , ocaklar birer ikişer sönmez,bedbahtlık dizboyu olup ruhumuza ve bedenlerimize musallat olmazdı. bize islamdan kalan miras bumuydu ,? bize öğretilen din bu minval üzerinemiydi ,? veya bir başka deyimle bizler biri birlerimizi boğazlayalım diyemi haşa islamı seçmeye ve yaşamaya  telkin ve teşvik edilmiştik?.Hayır hayır olamaz böyle bir  saçmalık, düşünülemez böyle bir ahmaklık ve islam adına ,din adına ve kutsal inanç hatırına gidip ocakları söndüreceksin ve bunu din adına kazanılmış bir zafer gibi göstereceksin.böylesi anlamsız ortamlarda canlarını veren yüzbinler  ve milyonların islam gibi çok yüksek ve eşsiz bir etiketi üzerlerinde taşımalarının acaba diyorum mükafatımıydı ,? rütbelerimiydi? veyahut neydi?, neyin uğrunda acaba aziz canlarından olmuşlardı?,çoluk çocukları yetim ve öksüz bırakılmıştı? her halde bunun adına kocaman bir hiç desek yerinde olur.Umarım , sözde din adına yapılan bu melanetleri birazcık eleştirdiğimiz için bize küsmezler  o yapmacıklar. Ha kusura bakmayın onlar her ne kadar sözde islam adına yapsalarda ben onlara islam ve müslüman adlarını asla ve asla yakıştıramıyorum,kendilerine bu adı yakıştıranlar varsa önce bir islamı enine boyuna gösteren bir aynanın önüne geçsinlerde kendilerini ve davalarını orada bol bol seyretsinler.Hal böyleyken kendisini şu mazlum islam coğrafyası üzerinde sorumlu hissedenler acaba eli kolu bağlı durupta olup bitenleri öylece umursamaz bir şekilde seyret meyemi dalsınlar ? acaba ne yapsınlar?tabiiki boş oturmak ve durmak olmaz ,kendisini bu kötü gidişattan memnun hissetmeyen herkesin .Bu kanayan yaraya bir merhem bulmasımı gerekir ,olmasımı gerekir velhasılı ne gerekiyorsa ve elinden ne geliyorsa sarfetmesi lazımdır.aksi takdirde yarınlar çok geç olabilir,eyvah fırsat varken .niye bir şeyler yapmadık ? diyebiliriz.Küresel şer ittifakları bırakın arka bahçemizi ta evimizin içine kadar sokulmuşlarken,mahremi esrarımıza vakıflarken ve bizim artı , eksi ve zaaflarımızı bizden daha iyi ve süratli bir şekilde teşhis edebiliyorlarken .daha ne zamana kadar gaflet ile kucaklaşacağız,vurdumduymazlık ile söz keseceğiz ve dünya nimetlerine balıklama dalabilmek için hep karambolleri kollayacağız. O zaman bize ne derler biliyormusunuz?.Namus ve mukaddesatını ecnebilere emanet edip balık avlamaya ve onunla avunmaya gitti derler ve eklerler ,lanet sana ve senin anlayışına.hiç gocunulmamalı, böylesi ağır ifadelerden . Zira hakkedenler buna mustahaktırlar.Aziz islam dinimiz bize neyi öğütledi ? biz ne yaptık?her fırsatta yüce kitabımız, hadisi şerifler bize o güzelim iman aksesuarından, üstelik olmazsa olmaz bir aksesuardan bahsederken ve bunun islam vede islam ümmeti için bir hayat , memat ve adeta namus meselesi olduğundan bahsederken ve emrederken hala birileri. kalkmış ayrılıkların bir kültür mozaiği ve zenginliği değilde .,gerekli olduğunu savunmaktadırlar.işte ipin ucu kaçmaya görsün gerisi çorap söküğü gibi ne yazık ki kendiliğinden geliyor. ondan sonrası ise malum küçük ve kolay yutulabilir lokmalar olmaya kanat açılır ve ALLAH korusun herkes sefilleri oynamaya mahkum bırakılır.ALİ İMRAN  suresi AYET 103 te.buyurulduğu gibi topluca ALLAH ın ipinden tutunmaya ,ayrılıp dağılmamaya emrederken, geçmişten örnekleme yoluyla bahsedip çirkin kavmiyetçilik taassubunun yerine islam kardeşliği gülüstanı varedildiğinde .nice başarılara haklı gururlarla imzalar atıldığını ve bu başarılarda birlik,beraberlik va vahdetin
 ne kadarda etkili olduğunu göstermek bakımından çok ibretle tekip edilmesi gerekli  ilahi menşeli tavsiyeler olduğunu görürüz.Bu islamın ASRI SAADET inin bir panoramasıdır.Yani başka bir deyimle taşların yerlerinden oynatılmadığı dönemlere kadar islam coğrafyasında geçici değilde kalıcı başarıların hep iz düşümlerini görmekteyiz,bu ise herkesin ilahi mülkün nübüvvet pınarından topluca ruhlarını besledikleri o kutlu döneme denk geliyor. Fakat ne zamanki kişisel hevesler ilahi argümanların önüne geçirildi,ALLAH için sevmek ve ALLAH için buğzetmenin yerini maddi hevesler ile adam kayırmalar aldı ve kör akrabalık taassubu ilahi yasaların yerine ikame edildi ,artık islamın hızı kesilmiş, durdurulmuşve neredeyse akamet derecesine sokulmuştu. ve o malum acı son tökezleme ve aksama dönemlerinden sonra gerileme devirleri ve işte gelinen nokta sen şahitsin ALLAH ım. mehmetler başka mehmetlerin canına musallat edilmiş ve kimse içinde bulunduğu gafletin hala farkında değil .Sen şahid ol, sen şahid ol ALLAH ım.


Resim Galerisi

Güncelleniyor...