Güven Gazetesi

deneme 

Pz11192017

ÇIKARILMAK İSTENEN FİTNE

ALLAH ın  Adıyla. Ve ALLAH a itaat edin ve resulüne ve karşılıklı münazaa etmeyin(sürtüşmeyin)sonra gevşersiniz(davadan soğur dağılma sürecine girersiniz) ve gücünüz gider ve sabredin ALLAH sabredenlerledir.-ENFAL-46-
Umarım hepimizin ortak derdi ve kaygısı olan milli birlik ve bütünlüğümüze kastedenlere,huzur ve barış ortamımızı sabote etmek isteyen karanlık odaklara ve biz müslüman halklarını çeşitli adlar altında biribirimize hedef gösterenlere yönelik hepimizin vakur bir karşı duruş sergilememizin ,ne denli elzem olduğunu kavrayamayanımız .Yoktur sanırım.Yani bir başka deyimle fikir çatışmalarının söz düellosuna  ve onunda sıcak çatışmalara dönüştürülmesine ne kimsenin gönlü razıdır nede öylesi menfur olaylara prim verir.
Öyleyse bu insanlar neyin kavgasını vermekteler? Veya kavgayla hangi sorunlar halledilebilmişki? Bundan sonrada o başarılara yeniden imza atabilelim?.
Yani biz islam ümmeti olarak biribirlerimizi gülüstanlarımıza buyur edeceğimize hep cehennemlerimizi peşkeş çekmişiz.
Su uyur düşman uyumaz .  Şu atasözümüzü herhalde sırf lügat kültürümüz ve literatürümüz ü zenginleştirsin diye belleklerimize nakşetmedik,oysaki onları  belleklerimize yerleştirmekte başka maksatlar vardır.Onun için böylesi sözleri hafife almamalıyız.
Asrı saadetin mirasçıları olarak kendilerini lanse edenler şöyle bir dönüp arkalarında viran bıraktıkları tarihin izdüşümlerine ibretle bir baksınlar bari.
Aynı kafatasçılık zihniyetiyle dün kerbelalarda hangi onarılmaz cinayetlerin altına arlanmadanimzalarını attıysalar bugünde aynı postu bürünmüş koyun görünümündeki kurtlar ,ne hazindirki üstelik sözde islam adına müslümanların kanını,malını ve hatta namusunu helale  çıkmadalar .
Ve böylece
İslam coğrafyasında olmadık cinayetleri işledikçe bir bir, yenilerinin planını dökme gayreti  içinde olduklarını hep görmüşüzdür.
Maalesef aynı makus talihi şu güzelim coğrafyamızdada deneme girişimleri ve hevesleri olmalıki zaman zaman emniyet güçleimizin değişik zaman ve mekanlarda yaptıkları başarılı operasyonlarla  tasarlanmış böylesi kara planları meydana çıkarmaktadırlar.
Başımızda bunca belalar varken .Buna yenilerini  eklemek isteyen hevesliler bilsinlerki onları ne yüce ALLAH  affedecektir, ne aziz milletimizin vicdanı nede yasalarımız.
Aynı senaryoları üzülerek belirtelimki nifakın onlara göre yumuşak karnı sayılan ığdırımızda sergileme heveslerini görmekteyiz. El altından  gizli bir takım ellerin yönlendirmesiyle son günlerde dağıtılan ve şianın müctehidlerinden tutunda  bir sürü kutsallarına hakaret içeren kitapçıkları yazıp,neşredip ,dağıtımını yapan o karanlık şer odaklarına sesleniyoruz!.
Yol yakınken bu sevdalarınızdan gelin vazgeçin ALLAH ın  gazabı yakanızdan bilmiş olunki mutlaka asılacaktır ve kaçıp kurtulamayacaksınız,yazık günahtır bu millete ,bu dine ve bu ülkeye.
İster ehli sünnet olsun,ister alevi olsun ister şia . Hiç farketmez hepsi müslüman ve müslüman evladıdırlar kişileri ve kitleleri yargılamak hiç kimsenin haddine değildir.
Zira hepimiz aynı tevhid kaynağından besleniyoruz,hepimizALLAH a ve tüm mukaddesatımıza beraberce inanıyoruz,küfrün karanlık emellerinin maşası olmaktan zevk alanlar ancak böylesi çılgınlıkları yapabilir.
Şianın taklit merci ilerine özellikle Ayetullah sistani gibi bir barış ve istikrar sembolüne dil uzatmak ki onlar islamın ve müslümanların maslahatını göz önünde bulundurararak ateşin içine sürükletilen müslümanların burunlarının bile kanamaması için olaylara yaklaşımlarında ne kadarda ihtiyatlı bir üslup kullanmışlar ve milleti öyle idare edegelmişlerdir.
   Bu güne kadar hiçbir şia müctehidi ve değeri müslüman olan bir başka mezhep ve meşrebin tabiileri hakkında ne yazılı nede sözlü olarak en ufak bir menfi beyanları olmamıştır.
 Şia hep sulh ve barıştan yana politika izlemiştir. Ama islam coğrafyasında uzun yıllar boyunca  şialaqra karşı yürütülen karalama kampanyalarını eli kanlı cellatlarıyla bir başka şekilde  icraya koymuşlardır. Afganistan eski cumhurbaşkanı burhanettin rabbani gibi barışisever  vem üslümanlar arasında huzur ortamının oluşmasını isteyen ve şia dünyasıyla bu konuda diyalog içinde olan bir ehli sünnet liderine bile acımadılar ve şehit ettiler. Şianın islam birliğine verdiği önem için şu kadarı bile yeterlidir ki velayeti fakih makamı ve bütün şia müctehidleri mekke ve medinede, islamın panoraması olan o iki beldede cemaata uyu olayını farz ilan etmişlerdir. Bunun kendisi şianın ne kadarda uyumlu, vakur ve hüsnü niyet sahibi olduğunu göstermiyormu?.
  Ayrıca yıllardır ortalık yerde islamın kanayan yarası olan bir filistin davası vardır bir sünnü ve arap olan filistine aynı ırk, aynı mezhep ve meşrep sahibi komşuları olan arap ülkeleri sahip çıkmadılar, o davayı kendilerine bir namus meselesi bilmediler fakat şia camiası yıllardır filistinin en büyük hamisi olmuştur artı türkiye cumhuriyeti devletimizinde son yıllardaki müsbet yaklaşımıda olmasa sünnü dünyasının olaylara bakışını ve seyr edişini yıllardır olduğu gibi bundan sonrada hep böyle hayretle seyr edecektik
  O karanlık düşünceli zavalllılar belki kime hizmet ettiklerini bile bilmiyorlar, kimin maşaı olduklarınıda ve kimin taşeronu  olduklarınıda biz sadece halkımıza bu tür tahrikkar propagandalara karşı tahrik olmamalarını, vakur duruşlarını korumalarını ve aşırıya gitmemelerini tavsiye ederiz. Biz hiçbir zaman saldırgan olmadık olmayacağızda.
 Biz ülkemizin birlik ve bütünlüğünü hep savunmuş ve desteklemişiz. Bizim hakkımızdada allahım hayır düşünene hayır kötülük düşünenede kötülük nasip eyle.


Resim Galerisi

Güncelleniyor...