Güven Gazetesi

deneme 

Pz11192017

İBADET VE CAMİ

İnsanın gerçek kemali, Allah’a yakınlaşmaktadır. Bu yakınlaşmanın ve tekâmülün vesilesi de ibadettir. İbadetin has ve umumi manası vardır. Has manası, namaz, oruç hac ve buna benzer ibadetlerdir. Umumi manası ise, ibadet niyetine yapılabilecek olan her çeşit güzel iştir. Yemek, içmek, oturmak, kalkmak, sohbet etmek, ders okumak gibi şeyler Allah’a yakınlaşma niyetiyle yapılırsa ibadettir. İnsan ömrünü boşu boşuna tüketmemek için, bu sermayeyi elden yitirmemek için, has ve umumi ibadetleri mutlaka yapmalıdır. Değersiz ve boş şeylerden uzak durmalıdır. Boş şeylerin yapılması ve vaktin değerlendirilmemesi kıyamette de pişmanlık getirecektir. İnsan ‘Keşke vaktimi güzel şeylerle değerlendirseydim’ diyecektir. İnsan dünyada ki vaktini günah ile geçirirse, dünya ve ahretine zararı olacaktır ve kıyamette de azaba vesile olacaktır. Günah olmayıp boş ve değersiz şeyler ya da mekruh şeyler olursa, büyük bir sermaye olan ömrünü boşuna harcamış olacaktır.
Bu sermayeyi doğru değerlendirmek için, kamalata ulaşabilmek için, insan, edebildiği kadar çok ve düzgün ibadet etmelidir. İbadetin kalitesine önem vermelidir. Yaptığı ibadetin en güzel şekilde yapılmasına önem vermelidir. İbadetin kalitesi de insanın marifet ve maneviyatına göre değişebilir. Bazen iki rekât huzurlu ve de düzgün kılınmış namaz binlerce rekât namazdan daha sevap olabilmektedir. İnsan halis bir niyetle tüm vaktini ve yaptıklarını ibadete dönüştürebilir. Yemesini, içmesini ve hatta uykusunu ibadet yapabilir. İslam, insanın yaşamının olabildiğince Allah rengini almasını istemektedir. İbadet edilmesi için de vesileler oluşturmuştur. İnsanların sonsuz rahmete yakınlaşmalarını istemektedir. Allah’ın sevgisi sınırsızdır ve kullarına karşı olan sevgisinde de sınır yoktur. Vacipleri de insanın O’na yakınlaşmasına vesiledir.
Namaz, kulun, Allah’a yakınlaşması için en güzel vesiledir. Namaz hatırlansın diye Allah ezanı vesile kılmıştır. Ezan insana namazı hatırlatır. Mahalle ve şehirlerimizde bulunan camiler bizlere ibadeti hatırlatır. İnsan ne kadar dindar olsa bile, dünya hayatı onun namazı unutmasına neden olabilir. Onun için ezan ve camiler hatırlatıcıdırlar. Bunun için cami yapımı çok tavsiye edilmiş ve hatta insanın evinin bir bölümünü namaz kılma yeri yapması tavsiye edilmiştir. Oraya geldiğinde namazı hatırlamalıdır.
Camilerde üç ya da beş vakit toplanmanın insana ferdi ve içtimai faydaları vardır. Huzura, maneviyata ve yardımlaşmaya vesile olmaktadır.
Teşvik amaçlı da sevaplar tayin edilmiştir. Camiye gitmek için atılan her adımın sevabı vardır.
Rasulullah (s.a.a), Ebuzer’e buyurdu: ‘Ey Ebuzer! İnsana doğruyu gösteren güzel bir söz sadakadır. Namaza gitmek için atılan her adım sadakadır. (büyük sevaptır.) Ey Ebuzer! Kim Allah’ın davetçisine (ezan okuyan) uyarsa ve de camileri abat ederse, onun sevabı Allah’tan olacak olan Cennet’tir. Ebuzer sordu: ‘Anam ve babam sana feda olsun Ya Rasulellah (s.a.a), camiler nasıl abat olunur? Buyurdu: ‘Orada yüksek sesle konuşulmamalıdır. Orada batıl şeyler (Allah’ın rızası dışında olan şeyler) yapılmamalıdır. Bir şey alıp satma yeri yapılmamalıdır. Orda olduğunuz müddetçe boş şeylerden kaçının. Bunları yapmaz iseniz Kıyamet gününde sadece kendinizi kınayın. Ey Ebuzer! Camide oturduğun müddetçe, çektiğin her nefes karşılığında Allah sana Cennet’te bir derece verecektir. Çektiğin her nefes karşılığında on sevap verecektir ve on günahını silecektir. Ey Ebuzer! Bu ayetin ne hakkında nazil olduğunu biliyormusun? ‘Sabredin ve irtibat kurun, Allah’tan korkun ki kurtuluşa eresiniz.’ Ebuzer: ‘Anam ve babam sana feda olsun, bilmiyorum.’ Buyurdu: ‘Namazdan sonra, namazı beklemek, zor şartlarda severek zevkle abdest almak günahların kefaretidir. Camiye çok gelip gitmek ise irtibattır. Ey Ebuzer! Allah buyuruyor: Bu sıfatlara sahip kullarımı daha çok seviyorum: Bir birlerini benim için sevenler. Kalpleri camilerde olanlar ve seher vaktinde tövbe ve istiğfar edenler. Ne zaman bir topluma bela göndermek istersem bunları anar ve onların hatırına azap ve belayı uzaklaştırırım. Ey Ebuzer! Camide üç şey dışında oturmak gereksizdir: Kuran okumak için, Allah’ı zikretmek için ve bir ilim öğrenmek için.’
Nakledilir: Ebu Ali Sina, Ebu Said el-hayr’e bir mektup yazdı ve dedi: Allah insana boğazındaki damardan daha yakındır ve ne zaman O’nu çağırsa, cevap alacaktır. İnsanların mutlaka camiye toplanmalarının istenmesinin sebebi nedir?
El-Hayr cevabında yazdı: ‘Eğer bir salonda birkaç tane lamba olsa ve bu lambalardan bir tanesi sönse diğer lambalar ışık saçmaya devam edecektir. Ama bu lambaların her birisi başka bir odada olsalar, hangisi sönse o odayı karanlıkta bırakacaktır. İnsanlar da böyledir, camide alınacak bir eğitim, güçlü bir İslam toplumunun yetişmesine sebep olacaktır. Bazı günahkâr insanlarda yalnız olduklarında ilahi fuyuzattan nasiplenemeyebilirler, ama toplumda olurlarsa, Allah’ın diğer insanların hatırına onlara da rahmet etmesi umulur.’


Resim Galerisi

Güncelleniyor...