Güven Gazetesi

deneme 

Pz11192017

MÜSLİM'DEN (A.S) ÜÇ VASİYET ÜÇ DERS

Müslim b. Akil, Kerbela fedailerinin ilkidir. Hayatı ve mesajlarıyla bizlere örnektir. Müslim b. Akil b. Ebutalib, Hz. Ali’nin (a.s) kardeşinin oğludur. Hz. Ali (a.s) zamanında orduda önemli mevkilerde görev aldı. Hz. Hüseyin (a.s) zamanında ise, Küfe’yi gözlemlemek ve İmam Hüseyin (a.s) için halktan biat almak için gönderildi. Kısa bir sürede on sekiz bin kişiden biat aldı. Küfe valisi Numan b. Beşir’in azledilip yerine Übeydullah b. Ziyad’ın gelmesi ve halkı tehdit etmesiyle halk Müslim’in etrafından dağılmaya başladı. Önce Muhtar Sakafi’nin ve sonrasında da Şureyk b. Aver’in evine sığındı. Şureyk’in evindeyken İbn-i Ziyad oraya geldi. Müslim gizlendiği yerden İbn-i Ziyad’ı öldürme imkanı varken Rasulullah’ın (s.a.a) ‘Müslüman terörle kimseyi öldürmez.’ Sözünü hatırladı ve vazgeçti. Daha sonra da Hani b. Urve’nin evine ve sonrasında da Tav’a’nın evine sığındı.
Müslim’e biat eden on sekiz bin kişiden kimse kalmamıştı. İbn-i Ziyad’ın askerleri evin etrafını sarınca tek başına dışarıya çıktı ve sokakta düşmanla çarpışmaya başladı. En sonunda verilen amannameyi kabul etti ve teslim oldu. Kaleye İbn-i Ziyad’ın yanına getirildi. Müslim, verilmiş olan amannameye uyulmayacağını anladı ve orada üç konuda vasiyette bulundu. Vasiyetten sonra kalenin üstüne getirildi ve mübarek başı kesilerek şehit etdildi. Şehit olduğunda Zilhicce ayının sekizi ve Arife günü idi.
Müslim b. Akil, şehit olacağını anladığında yaptığı ilk şey vasiyet etmek oldu. Etrafına baktı o kadar zalim insan içinde uzaktan akrabası olan İbn-i Sad’ı gördü. ‘Vasiyet edersem kabul eder misin?’ dedi. İbn-i Sad reddetti ama İbn-i Ziyad’ın baskısıyla kabul etti. Bir kenara çekildiler ve Müslim vasiyetini etmeye başladı.
Müslim’in birinci vasiyeti Küfe’de edinmiş olduğu yedi yüz dirhem borcun ödenmesi oldu. Bu dersi bizlere öğretti ki kul hakkını mutlaka eda etmek gerekir. Allah tüm günahları affeder ama kul hakkın değil. Müslim dedi: ‘İbn-i Sad, benim Küfe’de yedi yüz dirhem borcum var, ben şehit olduktan sonra, kılıcımı, zırhımı ve şahsi eşyalarımı satın ve o borcumu ödeyin.’
İkinci vasiyeti ise bedenine saygı gösterilmesi oldu. Buyurdu: ‘İbn-i Sad, gördüğüm bu toplum, benim şahadetimden sonra bedenimi yerlerde bırakabilirler. Bu mertliği yap ve bedenimi defnet.’
Müslüman’ın cenazesine saygı zorunludur. Bir Müslüman vefat ettiğinde, cenazesinin defni o çevredeki tüm Müslümanların üzerine farz olur. Bir kişi o görevi yerine getirdikten sonra, diğer Müslüman’ların üzerinden sorumluluk kalkar. Müslüman’ın cenazesi üç gusül ile yıkanmalıdır. Kefenlenmeli ve namazı kılınıp defnedilmelidir. Müslim’de vasiyetnamesinin bu bölümünde bedenine saygı gösterilmesini istedi.
Üçüncü vasiyeti ise İmam Hüseyin’e (a.s) gelmemesi için haber verilmesi idi. İmam Hüseyin (a.s), Müslim’in Küfe’ye ilk vardığı ve biatleri aldığı dönemde yazmış olduğu mektuba göre Küfe’ye doğru hareket etmekteydi ve Müslim bu son vasiyetiyle İmam’ın (a.s) gelişine engel olmak istedi.
Ama ne yazık Müslim’in bu son vasiyeti yerine getirilmedi ve İmam’a (a.s) haber gönderilmedi. İmam (a.s) yoluna devam etti ve Kerbela’ya geldi.
Selam olsun Hüseyin’e (a.s) ve sadık dostlarına.


Resim Galerisi

Güncelleniyor...