Güven Gazetesi

deneme 

Pz11192017

HÜRR B. YEZİT RİYAHİ VE TÖVBESİ

Hz. Ali (a.s) buyurdu: ‘Fırsatlar gökteki bulutlar gibidir, çabuk gelip geçerler.’
İnsan eline geçen fırsatları iyi değerlendirmelidir. O fırsat bir daha önüne çıkmayabilir.
Hürr b. Yezit Riyahi, Kerbela olayında etkisi en fazla olan kimselerden birisi idi, günahı çok idi ama eline geçen fırsatı iyi kullandı ve tövbe etti. Etmiş olduğu tövbe ile bağışlandı ve biz günahkâr kullar için en büyük örneklerden birsi oldu.
Hürr b. Yezit Riyahi, Küfe’nin en ileri gelenlerinden ve kabile reislerinden birisi idi. Ubeydullah b. Ziyat, onu İmam Hüseyin’e (a.s) karşı savaşmaya çağırdı ve emrine bin atlı verdi. Küfe’de, Darul İmare’den çıkarken gayptan bir ses işitti ve o nida; ‘Ey Horr, müjdeler olsun ki Cennet’liksin’ diyordu.
Hürr, bin atlıyla, İmam Hüseyin’in (a.s) yolunu kesti. İmam’ın yaranı, Hürr ve askerlerine su ikram ettiler. Hürr, askerleriyle birlikte, İmam’a uyarak cemaat namazı kıldı.
İmam Hürr’e: ’Bizi Küfe’liler davet ettiler’ buyurdu. Hürr: ‘Ben, sizin önünüzü kesme emri aldım’ dedi. İmam ‘Küfe’liler bizi istemiyorlarsa o zaman biz geriye, Medine’ye dönelim’ buyurdu. Hürr izin vermedi. İmam ne zaman hareket etmek istese Hürr ve askerleri önünü kestiler. En sonunda İmam Hürr’e kızdı ve buyurdu: ‘Annen yasına otursun, benden ne istiyorsun?’ Hürr dedi: ‘Ya Hüseyin, kim benim annemi bu şekilde ansaydı kesinlikle ona karşılık verirdim, ama ne yapayım ki senin annen Fatima-ı Zehra’dır.’ Hürr, ne kadar günahkar olsa da edep ve saygıdan uzak kalmadı.
İmam (a.s), ile birlikte hareket ettiler ve Kerbela’ya vardıklarında Ubeydullah b. Ziyat’tan mektup geldi ve Hürr’e, İmam’ı, mektubu aldığı yerde durdurmasını, emretti. Bu vesileyle Hürr, kendi elleriyle İmam (a.s) ve yaranını Kerbela’ya getirmiş oldu. Aradan sekiz gün geçti ve Aşura günü Hürr, rengi kaçmış bir halde görüldü. Ne olduğunu sorduklarında dedi: ‘Ben ne ölümden korkarım ne savaştan. Ama şu an kendimi Cennet ve Cehennem arasında hissediyorum. Bir tarafta en tehlikeli silahlara sahip ve tüm imkânlardan faydalanan, otuz bin asker. Serin suları var ve her an Fırat’ın suyuna girip çıkıyorlar. Bir tarafta da Rasulullah’ın (s.a.a) Ehlibeyti, Hüseyin (a.s), hanımlar ve çocuklar susuz kalmışlar. Susuzluk feryatları Kerbela çölünü inletmekte. Ben nasıl kendimi Müslüman diye kandırabilirim?’
Hürr, atına su verme bahanesiyle hareket etti. Bir yol Fırat’a bir yol ise Hüseyin’in (a.s) çadırlarına doğru gitmekteydi, bir an düşündü ve atını çadırlara doğru sürmeye başladı. Geldi İmam Hüseyin’in (a.s) huzuruna, başını kaldıramıyor. Dedi: ‘Ya Hüseyin, ben size çok eziyet ettim, acaba tövbe edersem tövbem kabul olur mu?’
İmam (a.s), Hürr’ü affetti. Hürr, İmam’dan (a.s) izin aldı ve savaş meydanına geldi. Epeyce savaştıktan sonra bedeni darbelerle parça parça olmuş bir halde yere düştü. Gözleri çadırlara doğru bakmaktaydı. İmam Hüseyin (a.s) geldi ve Hürr’ün başını dizinin üstüne bıraktı ve ‘Ey Hürr, annenin sana vermiş olduğu isim gibi, dünya da özgürsün ve ahrette de sevinçli.’ İmam (a.s) Aliekber’e, Abbas’a yapmadığı bir şeyi Hürr’e yaptı. Beyaz bir mendil çıkardı ve Hürr’ün başına bağladı. Yani, ey günahkârlar neredeyseniz gelin, Hüseyin (a.s) sizi kabul eder ve başınıza da bir taç bırakır.
Allah, Hürr b. Yezid Riyahi’nin tövbesinden bizlere de inayet etsin inşaallah.


Resim Galerisi

Güncelleniyor...