Güven Gazetesi

deneme 

Pz11192017

EHLİBEYT (A.S) SEVGİSİ

Tarih boyunca düşmanlar, Ehlibeyt’i (a.s) sevenleri, Ehlibeyt’ten (a.s) uzaklaştırmaya çalışmışlardır. Aşura’dan önce ve Aşura’dan sonra. Hâlbuki Ehlibeyt’in (a.s) sevgisi öyle büyük ve güçlü bir sevgidir ki Müminlerin kalbindedir ve hiçbir şekilde o sevgiyi kalplerden söküp çıkarmak mümkün değildir. Yezidin babası, Muaviye b. Ebisufyan’ın zamanında, Hz. Ali b. Ebitalib’e (a.s) küfür ve lanet okuma geleneği oluşturuldu ve bu gelenek Ömer b. Abdulaziz zamanına kadar devam etti.
Bir gün Yahudi bir tabip, Emevilerin önde gelenlerinin bulunduğu bir ortamda, Ömer b. Abdulaziz’den kızını kendisine istedi. Ömer b. Abudlaziz dedi: ‘Bu evlilik olmaz, çünkü biz Müslümanız ve sen Yahudi.’ Tabip dedi: ‘O zaman Peygamberiniz (s.a.a) neden Hz. Ali’ye (a.s) kızını verdi? Ömer b. Abdulaziz dedi: ‘Çünkü O, Rasulullah’ın en azametli sahabesidir.’ Tabip dedi: ‘O zaman neden ona lanet okumaktasınız? Ömer b. Abdulaziz, toplantıda bulunanlara döndü ve dedi: ‘Hadi buna bir cevap verin.’ Kimseden cevap gelmeyince o gün bir ferman yayınladı ve hiçbir yerde Hz. Ali’ye (a.s) lanet okunamayacağını emretti.
Emeviler döneminde olduğu gibi, Abbasilerde aynı geleneği sürdürdüler ve Ehlibeyt’e (a.s) ve Ehlibeyt’i (a.s) sevenlere zulümler ettiler. Abbasi Padişahlarının en kötüsü Mütevekkil’dir. Çünkü kendisi, Hz. Hadi’yi (a.s), babası Mutasım, Hz. Cevad’ı (a.s), Amcası Memun, Hz. Rıza’yı (a.s) ve atası Harun ise Hz. Musa b. Cafer’i (a.s) şehit etmişlerdir.
Mütevekkil, Hz. Hüseyin’in (a.s) mezarını ziyaret etmeyi yasakladı ve kim gitmek isterse bir kolunu verip gidecek diye emir verdi. Nakledilir ki bir Ehlibeyt (a.s) aşığı ziyarete gitmek istedi ve sağ kolunu kesilmesi için uzattı. Görevli dedi: ‘Neden sol kolunu uzatmıyorsun? Dedi: ‘Çünkü ben sol kolumu bir önceki ziyaretimde vermiştim. Şimdide yeniden Hüseyin’i (a.s) ziyaret etme arzusundayım. Geldim sağ kolumu da feda edeyim.’
Mütevekkil, Hüseyin (a.s) âşıklarının bu hallerini görünce çileden çıktı ve İmam’ın (a.s) mezarına su açılmasını ve suyun sebebiyle yok edilmesini emretti. Suyu açtılar, su hızla hareket etti ama mezara az bir miktar kala durdu ve ilerlemedi. Ne kadar suyu çoğalttıysalar da su üst üste toplandı ama mezara  zarar vermedi.
Mütevekkil bu defa da ineklerin koşulmasını ve ineklerle mezarın yok edilmesini emretti. İnekleri koştular ve mezara doğru hareket ettirdiler. İnekler mezarın yakınlarına kadar geldiler ve orada durdular. Ne kadar zorladıysalar da daha ileriye gitmediler.
Mütevekkil bunu bilmiyordu ki Hz. Hüseyin’in (a.s) mezarı tüm sevenlerinin kalbindedir. Bu muhabbet ve sevgi o kadar güçlüdür ki zahiri mezarı yok etseler bile yüreklerdekini asla yok edemezler.
Hz. Fatima’nın (s.a) mezarı belli olmamasına rağmen, ona karşı olan sevgi ve muhabbet tüm Ehlibeyt (a.s) âşıklarının kalbindedir ve bu sevgi hiçbir şekilde yok edilemez.
Yüce Allah bu matem ayında, dökülen tüm gözyaşlarını, vurulan sineleri, okunan sinezeni ve mersiyeleri, tüm Ehlibeyt (a.s) âşıklarından kabul etsin.


Resim Galerisi

Güncelleniyor...