Güven Gazetesi

deneme 

Pz11192017

AMERİKA SANA BOYUN EĞMEYECEĞİZ SYKES-PİCOT'A TESLİM OLMAYACAĞIZ

Bir baba için en zor olanıdır, genç yaşta teröre kurban verdiği
evladının acısıyla gamlanmak ve acısını içine gömüp;  duyan kulaklara,
gören gözlere, vicdan sahibi yüreklere sözünü haykırmak.

'Amerika sana boyun eğmeyeceğiz!!'

Bu sözler, oğlunu, Amerika ve bölgedeki 'yedek isletmeleri' tarafından
silahlandırılan, 'Vahabi El Kaideci'leri'nin kurşunlarına kurban veren
bir din adamına, Suriye Müftüsü Bedrettin Ahmet Hassun'a ait.

Hassun: 'Amerika sana boyun eğmeyeceğiz!!'

Amerika, bölgeyi ele geçirmek için her şeyi kullanıyor ve mübah sayıyor.

Türkiye'de de  bu işi anlaşılan merkez medya ve siyasetçilere ihale etmiş.

Beşar Essad'ın deyimiyle, 'Sykes-Picot'un torunları,  önce Suriye'yi
akabinde de Türkiye ve İran'ı dize getirme, dağıtma planları yapıyor.

Böyle bir bakıyorum da  bizim medya maaşallah, 'Şİİ' '' Sünni''
''Alevi'' kavramları üzerine ne kadar çok çalışıyor, vurgu yapıyor.

Hatta kamunun malı  TRT bile, stratejisyen, prof. lakaplı şahıslara bu
işi, haber programlarında altttan alta ne kadar çok işletiyor..

Amerika patentli, ' Sunni Türkiye', ' Şİİ İran', '' Nusayri-Alevi
Essad''  imajı vurgusunun tehlikelerini sezen Prof. Haydar Baş, '
'Sunnülük Amerikancılık Değildir' konulu güzel de bir makale yazdı.

Yine Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Prof. Mustafa Kamalak ve
heyetinin Suriye gezisi ve açıklamalarının üstünün iyi okunması
gerekir.

Demokrat Parti (DP), Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek'in Aşura
konuşması iyi analiz edilmeli, irdelenmeli..

TBMM'de konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin 'vurguları'
üzerinde iyi düşünülmeli..

Bugün Türkiye'yi yönetenler bilmelidirler ki,  Suriyeyi sıkıştırmakla
aslında hiç farkında olmadan, içinde Türkiye'nin de olduğu bölgeyi
yeniden şekillendirmek,Sykes-Picot'u hayata geçirmek isteyen, arka
planda İngiliz ve Fransızlar, görünürde ise onların ipini bir türlü
kontrol edemedikleri saldırgan finoları ABD'nin elini
güçlendiriyorlar.

Sykes-Picot'cular için Suriye ve hinterlandı, Taa, 1916'lardan kalma,
'bitrilmemiş bir hesap'

Şam Üniversitesi'nde konuşan, Beşşar  el- Esad, aslında anlayan, ayağı
yere sağlam basan siyasetçiler için çok güzel bir hatırlatma yaptı.

'Sykes- Picot'un torunları hâla bölme rüyası görüyor.' dedi

Bizim medya, siyaset, iş dünyası,  stratejisyenler vs, adamın verdiği
mesajı anlamadılar ya da anlamazlıktan geldiler.

Siyasal Tarih derslerinde okumuştuk, Sykes-Picot'u

Birinci Dünya Savaşı yılları, İngilizer bugün ki Ürdün Kralı,
Abdullah'ın dedesi Mekke Şerifi Hüseyin'i destekleyerek, bölgede
Osmanlı Devleti'ne karşı ayaklanma çıkararak, Irak ve Filistin
toprakları üzerinde kendisine bağımlı bir Arap devleti kurmanın
hayallerini kurmaya başlar ve 1915'te Arabistan Yarımadası'nı
ele geçirir.

İngilizleri 'iz süren bir avcı köpeği' misali takip eden Fransızlar
böyle bir plana karşı çıkarak, İngilizlerden yeni bir antlaşma
yapılmasını ister ve Rusya'nın da onayı ile Osmanlı Devleti ve  Orta
Doğu topraklarının paylaşılmasını öngören
 gizli' Sykes- Picot Antlaşması'nı yaparlar. (9 Mayıs 1916)

Sykes- Picot Antlaşması'na göre, Fransa'ya, Doğu Akdeniz bölgesi,
Adana, Antep, Urfa, Diyarbakır, Musul ile Suriye kıyıları;

İngiltere'ye Hayfa ve Akka limanları, Bağdat ile Güney Mezopotamya,

Rusya'ya, Trabzon, Erzurum, Van, Bitlis ile Güneydoğu Anadolu'nun bir kısmı,

Fransa ile İngiltere'nin elde ettiği bölge topraklarında Arap
devletleri konfederasyonu veya Fransız ve İngiliz denetiminde tek bir
Arap devleti,

İskenderun serbest liman olarak kalırken,

Filistin'in kutsal yerleşim yeri olması nedeniyle bir uluslararası
yönetim (İsrail)  kurulacak.

Rusya'da ihtilal olunca (1917devrimi), Lenin gizli bu anlaşmayı dünya
kamuoyuna açıklar ...

Ve macera başka bir bahara, 'Arap Baharı'na kalır...

Onun için  Beşşar  el- Esad'ın  Şam Üniversitesi'nde yaptığı konuşma
iyi analiz edilmeli.

Essad, '' Suriye'de olup bitenler, yıllardır bölge için planlananların
 bir bölümü. Suriye'de  gerçekleştirilmek istenen hedef, kişisel
davalarıyla meşgul, bölgesel sınırlarına kapanmış,   bölünme yoluyla
yok oluşa doğru giden  bir Suriye.
Suriye'ye karşı ciddi bir medya savaşı yürütülüyor.dünya genelinde 60'tan fazla
uydu kanalı ve yüzlerce internet web  sayfası Suriye'ye karşı savaş
yürüttüyor. (Aslında,Sykes- Picot'un savaşı. B. OVA),

Mescid-i Aksa, Filistin Davası, 1973 Kurtuluş Savaşı'nda savunulan
ilkeler, milli ve ulusal tutumlar, direniş, mücadele ve Golan olmak
üzere işgal altındaki tüm topraklar. Bu gibi bir çok değer ve kavramdan
vazgeçildiğinde  Suriye üzerindeki bu komplolar  sona erecek. 2003'te
Irak işgali, 2005'te Hariri suikastı, 2006'da İsrail'in Lübnan'a karşı
savaşı, 2008'de öne sürülen nükleer dosya. Suriye'yi İsrail'le
değiştirmek istiyorlar. ''

Ee, bu hür ve özgür Anadolu, Sykes- Picot'un torunlarına teslim olur mu?


Resim Galerisi

Güncelleniyor...