Güven Gazetesi

deneme 

Pz11192017

GEÇTİ DOST KERVANI

Bu ayrılık bize zulüm getirir
Geçti dost kervanı eyleme beni

Pir sultan abdalım kalkın aşalım
Aşıp yüce dağı engin düşelim
çok nimetin yedik helalleşelim
Geçti dost kervanı eyleme beni

Bilemiyorum, yaşadığımız kompozisyonu bu dizelerden daha güzel ne
anlatabilir ki..
Ülke  adım adım, sonu belli olmayan bir savaşa sürükleniyor.
Sonu belli olmayan bir macera...
Adım adım, göz göre göre..
Bu maceradan, kime ne kazanacak?
Daha dün, Sarıkamış'ta benzer bir maceraya kurban vermedik mi, 90 bin
mazlum vatan evladını?
O gün Alman'ların gazına gelen 'maceracı'  bu ruh; bugün ABD'yle aynı
çuvala giriyor..
'' Geçen otobüsle Iğdır'dan, İstanbul'a geliyordum, Erzurum'da adamın
biri bağırıyordu..
''Emice, He, ele anamizi....
 İmdi de başimize Suriye'yi çikardılar  he mi..
 Yahında İran'la da vuruşuruz..
Ne sen dene, ne ben söyliyem.. ''
Halk uyandı. Siz bakmayın, verilen emirle, üstü örtülü tehditlere gebe
kalan merkez medyanın öttürdüğü borazana..
Bu halk, Suriye'de ne tür dümenler  çevrildiğini artık daha iyi
anlıyor ve Suriye Dosyası'nın kabarık faturasının  kendisine
kesileceğini çok iyi biliyor..
Bu ülke, S.Arabistan'la, Katar'la, Bahreyn'le, Ürdün'le kol kola
gezmenin başına ne tür belalar açacağını daha dün, 1. Dünya Savaşı'nda
yaşadığı travmaların öyküsünden biliyor.
'Yemen Türküsü''  neden yüzyıldır, hâlen söyleniyor  bu millet dilinde..
Yemen'de ne olmuştu ki?
O gün ayağı çarıklı, garip-gureba Anadolu evladını arkasından
hançerleyip, İngilizlere kuyruk sallayan, bugün zorla kol kola
sokulduğumuz S.Arabistan, Ürdün, Yemen  ve diğer körfez şeyhlerinin
ata- babaları değil miydi?
Bu adamlara, kim neden güvenir?
Bu halk, zorla sürüklendiği,  Suriye macerasını hiçbir zaman hak etmedi...


Resim Galerisi

Güncelleniyor...