Güven Gazetesi

deneme 

Pz11192017

DONDURULMUŞ MÜSLÜMANLAR VE DONDURULMUŞ İSLAMİ MEDYA

“Kuşkusuz, Zikri (Kur’an’ı) biz indirdik ve elbette onu biz koruyacağız”/Hicr-9
09/03/2012 Cuma günü cuma namazının ikinci hutbesinde cuma namazına katılan yüzlerce Müslüman'a Kayışdağı İmam Hüseyin Camii imamı Mehdi Aksu ABD askerleri tarafından Kurana yapılan küstahça hakarete değindi. Kur’an yakma şeytanlığını gösteren bu aşağılık varlıklar bu çirkin hakaretin figüranlarıdır, işin ardında Siyonizm ve Amerika’nın haçlı zihniyetinin olduğu açık bir gerçektir. Müslümanlar kıssadan hisse çıkarmalı, iç döngülerden kurtularak, bağnazlıktan sıyrılarak artık uyanmaları ve Kuran’a tam anlamıyla sahip çıkmaları gerekir.
Aksu çok hamasi olan konuşmasında şu konuların altını çizdi:
1- Aziz müslümanlar bu menfur ve çirkin hadiseden sonra özür dilenmiştir, ancak hakaret ve çirkinliğin boyut ve büyüklüğünden dolayı sadece özür yetmez, bu edepsizliğin faailleri yargılanmalı ve en ağır bir şekilde cezalandırılmalıdırlar.
2- Aynı zihniyetin çocukları 2008 yılında Bağdat'ta Kuranı hedef haline getirerek Kurana ateşler etmişlerdi. O gün Müslümanlar tarafından ağır tepkiler ve yaptırımlar yapılsa idi bugün bu çirkinliklere cesaret edemezlerdi. Bu konuda tüm müslümanların duyarlı olması gerekir.
3- Aziz müminler Müslümanların mukaddesatına ve Kuranı kerime yapılan bu küstahlık ve edepsizlik sadece Kurana ve müslümanlara yapılan bir küstahlık ve edepsizlik değil aksine bütün semavi kitapları ve inananlarına yapılan küstahlıktır. Zira Kuranın içerisinde Hz. İsa'dan, Hz. Musa'dan söz eden ayetler vardır. Bu sebeplerden dolayı bu hakareti yapanlar bütün dinlere ve peygamberlere ve mensuplarına hakaret etmişlerdir. Hıristiyan oldukları halde İsa mesihden övgü ile söz eden bir kitaba hakaret, haçlı zihniyetinin ve kural - kavram tanımazlığın bir tezahürüdür.
4- Kuran yakan ve müslümanların mukaddesatına hakaret eden bu zihniyet ve bunların efendileri her ne kadar demokrasi, insan hakları deseler bile, bunlara inanmayınız. Zira bunların gittikleri, girdikleri yerlere dönün bir bakın; oralarda, kandan, dehşetten, vahşetten, barbarlıktan, zulümden, kalleşlikten başka bir şey göremezsiniz. Bu haçlı zihniyetinde demokrasi ve insan hakları bunlar ve yandaşları için geçerlidir. Başkaları için ise ya sömürülme-kölelik yahut ölüm geçerlidir. Yani bunların mantığına göre ya bunlara köle olacaksın yahut öldürüleceksin. Bu zihniyet bir üçüncü yolu müslümana tanımaz.
5- Bu noktada bir noktanın da altını çimekte yarar görüyorum: Bir dönem bu güzelim ülkede hemen hemen her hafta cuma namazı sonrası hicap mitingleri yapılmaktaydı. Bu yapılan mitingler Kuran'ın hicap emrine karşı sergilenen tutumlardan dolayı kaynaklanıyordu. O gün inançları gereği bu konuda tepkilerini gösteren müslüman kardeş ve basılarımızın Kuran hassasiyetine ne oldu acaba! Altıyüz dört sayfanın bir emri ihlal edildiğinde verilen tepkiler çok güzel, ancak altı yüz dört sayfanın bütününe hakaret yapıldığı zaman neden daha fazla tepki verilmedi acaba! Bunu da iyice düşünmemiz, idrak etmemiz gerekir diye düşünüyorum. Acaba Emperyal sermayeler birilerini buzul halemi getirdi!
6- Bu konu da televizyon programlarında da halka pek fazla haberler verilmedi ve konu hakkında programlar yapılmadı. Konu hakkında iki gün önce Kanal 34 de yapmış olduğum programda da bu hassas konuyu gündeme getirmiş ve şunları ifade etmiştim; Medyayı iki sınıfa ayırmak mümkündür. İslami konulara hassasiyeti olan medyalar ve İslami konulara hassasiyeti olmayan medyalar. Bu ve benzeri konularda İslami konularda hassasiyeti olmayan medyalardan bir şey beklemek doğru değildir. Ancak her sabah televizyon programlarını Kuran tilaveti ile açan ve her akşam Kuran tilaveti ile kapatan İslami konulara yoğunlaşan medyalardan da (birkaç televizyon kanalı hariç)  konu hakkında yapılması gerekenler yapılmadı ne yazık ki. Bu tür medyaların bu tür hakaretler karşısında derin sessizliği insanı derinden düşündürmektedir. Müslümanlar bu konulara da dikkat etmeli, kimlerin İslamı alet ederek Müslümanları sömürdüklerini iyi okumalıdırlar. Libya'ya dönün bir bakın; Bu gün Libya'da kardeş kardeşi öldürmektedir. Ey müminler; bütün müslümanlar emperyalizme ve siyonizme ve bunların avukatlığını yapan odaklara ve medya kuruluşlarına çok dikkat etmeli ve oyuna gelmemelidirler. Bu gün bizler Suriye'nin birliğini savunurken Beşar Esadın yönetiminin hatasız olduğunu vurgulamıyoruz. Beşar Esad hükümetinin de hataları ve yanlışları olabilir elbet. Ancak şunu unutmamak gerekir ki, Suriye düşerse ortadoğu ateş çemberine döner ve dünya cehennem haline gelir.
Kur’an’ın yakılması Kur’an anlayışını, Kur’an hürmetini, Kur’an bilincini Müslümanların kalbinden çıkarmaz. Kur’an Müslümanların gönlündedir, evindedir, pazarında, sokağındadır, Levhi mahfuzdadır, imam-ı mübindedir, natık Kuran’ın kalbindedir. Çünkü tüm Müslümanların kalbinde yaşayan Kur’an, namazlarda, cenazelerde, medreselerde, evlerde, okullarda, dillerde ve hayatın her aşamasında okunarak yaşanır. Bu açıdan Kur’an-ı Kerim tüm Müslümanların kalbine işlenmiş, gönüllerini sulamış ve hayatın her aşamasında var olmuştur.
Bu olaydan Müslümanlar daha bir bilinçlenmeli, bu gün Kuran yakanlara seslerini nefretle yükseltmelidirler.
“Onlar ağızlarıyla Allah’ın nurunu söndürmek istiyorlar, oysa kafirler istemese de Allah kendi nurunu tamamlayacaktır.” Saff / 8


Resim Galerisi

Güncelleniyor...