Güven Gazetesi

deneme 

Pz11192017

Provokasyon Üzerine Provokasyon!!!

Müftü Kulaz’ın hazırladığı skandal raporun yankıları bitmek bilmiyor.
Geçtiğimiz Cuma günü namazdan sonra binlerce kişinin katılımıyla basın açıklaması yapan Ehlibeyt Alimleri Derneği son derece ılımlı mesajlar verdi. Dini alimlerimiz, müftüye olan tepkilerini demokratik çerçevede dile getirdiklerini ve ehl-i sünnet vatandaşlarımızın bizim öz kardeşlerimiz olduklarını sık sık dile getirdiler. Ayrıca bütün alimlerin konuşmalarında sık sık tek vatan, tek bayrak vurgusu yapıldı.

Daha sonra müftülük önüne çelenk konma merasimine bazı gençlerin de katılmak istemesi üzerine ufak çaplı arbede yaşandı. Ancak araya giren sağduyulu vatandaşlarımız ve dini alimlerimiz arbedeyi büyümeden önlediler. Bu konuda daha fazla spekülasyon yapmanın anlamı yok. Orada hiçbir şekilde polise karşı bir hamle yapılmadı.
Bu noktada polisimize de gösterdikleri sağduyulu tutumdan dolayı çok teşekkür ediyorum. Olayın hassasiyetinden dolayı ellerinden gelen tüm yardım ve fedakarlığı gösterdiler.
Törenin sonunda Dernek Başkanı Veli Beder Hoca, demokrasinin gereğini yerine getirdiklerini, Müftü hakkında Diyanet Başkanlığının soruşturma açtığını ve artık devlete güvendiklerini dile getirdikten sonra vatandaşlar sessiz bir şekilde dağıldı.
Dün sabah tam ortalığın sakinleştiğini düşünürken bir anda Müftülüğe bağlı hocalardan oluşan Din Görevlileri Derneği’nin basın açıklaması gündeme bomba gibi düştü. Açıklamayı okuduğumuzda kulaklarımıza inanamadık. Tam anlamıyla şoka uğradık. Çünkü hangi kesimden olursa olsun aklıselim her insanın ayıpladığı Müftünün raporuna tam destek veriliyordu.
Hele hele içindeki şu ifade oldukça çarpıcıydı: “Özellikle şunu belirtmek isteriz ki, devletin valisi, devletin müftüsü bazı kesimlerin talebiyle gelmedikleri gibi onların talepleriyle de gitmeyeceklerdir. Sayın valimiz, sayını müftümüz, görevlerinin başındadır. Bizler de bütün halkımızla valimizin, müftümüzün yanındayız
Bir kere bu açıklama son derece gereksiz. Bu noktada insan sormadan edemiyor:
Bugün de dahil olmak üzere şu güne kadar hangi kesim devletine, milletine daha fazla sahip çıktı? Hangi kesim en zor zamanlarda bile güvenlik güçlerinin yanında yer aldı? Yıllarca devletin yanında yer alanlar nasıl olur da bir günde vatan haini, ajan ilan edildi?
Bir toplum burada haksız yere mezhep üzerinden ülke genelinde manipüle edilmeye çalışılıyor. Şu anda Iğdır özelinde Caferilere çok büyük operasyon yapılıyor. Çünkü Iğdır, Türkiye’ye doğuda ayak basılan kapıdır. Azeri Türkleri burada devlet ve vatan sevdalısı olduğu için bertaraf edilmeye çalışılıyor.
Yaklaşan Iğdır tarihinin en kritik seçimleri öncesinde büyük oyunlar oynanıyor.
Azeri Türkü Caferilere düşen provokasyonlara kapılmamaktır. Herkes Azeri Türkü Caferilerin hata yapmasını bekliyor. Provokasyon üzerine provokasyon yapılıyor. Sağduyumuzu kaybetmememiz lazım. Çünkü biz haklıyız. Devlete, vatana, bayrağa hiçbir zaman ihanet etmedik. Allah korusun tahriklere kapılırsak haklıyken haksız durumuna düşeriz. Çok dikkatli davranmalıyız.
Devlete bu noktada yapması gereken tek hamle müftüyü terfi ettirilmeden buradan almaktır. Sükunet ve huzur, tekrar böyle sağlanabilir. Bin yıldır bu topraklarda beraber yaşadığımız Sünni kardeşlerimizle zaten hiçbir sorunumuz yok. Et ve tırnak gibiyiz. Ayrıştırma politikalarına inat birliğimizi korumalıyız.
İnşallah kazasız, belasız bu süreci geçiririz. Çünkü mezhep ve din ayrımcılığı ülkeleri kemiren virüs gibidir.
Unutulmasın ki, tezgahçıların tezgahlarına başlarına yıkmalarının tek yolu birlik, beraberlik ve sağduyudur.

Resim Galerisi

Güncelleniyor...