Güven Gazetesi

deneme 

Pz11192017

Bizi Bize Düşman Etmek İstiyorlar!

Bölgemiz adeta işgal altında. Irak, Suriye kan gölü.  Ölenlerin sayısı beşyüzbinlerle anılıyor. Yaralılar daha fazla. Bölgede Türkiye ve İran’ı birbiriyle savaştırmak ve bölge insanına umut olan ülkeleri de yok etmek istiyorlar.

  Son zamanlarda bunu fark eden bu iki ülkenin emperyalist ülkelerin oyununa gelmemeye kararlı görünmesi, bazı çevreleri rahatsız etmeye başladığını görmek üzüntü veriyor.  Batının bütün oyunlarına ses çıkarmayan ve onlar hakkında tek kemle etmeyen dini hocalarımız, İran, Rusya, Türkiye’nin Suriye konusunda anlaşmaya vardığını görünce rahatsız olmaya başlamalarına anlam vermekte güçlük çekiyorum. Her fırsatta mezhepçilik vurgusu yaparak ülkemizde adet bir kargaşa çıkarma vurgusu yapmak kime ne kazandıracak?

  Son zamanlarda ülkemizde özellikle aşırı dinci DEAŞ, FETÖ ile PKK, DHKPC gibi örgüler söz birliği etmişçesine saldırılar yaparak uluslar arası alanda imajımızı zedelemek istiyorlar.  Bu örgütlerin nerelerden beslendiği biliniyor. Devletimiz de bu örgütlerle her türlü mücadeleyi yapıyor.  Ancak vatandaş olarak da bize düşen görevler var.  Sadece devlet mücadele etsin dersek yanlış yaparız. Bizim üzerimize düşen ödevler de var.

  Peki, ne yapacağız vatandaş olarak?

  Öncelikle bölücülüğe pirim vermekten, devletimizi eleştirmekten kaçınacağız. Bu hassas dönemde  din adamalarımız mezhepçilik olayını hiçbir surette gündeme getirmeyecek. Herkese gitsin inancını yaşasın.  Bölücülük ve ırkçılıktan uzak durup Türk Devletinin arkasında duracağız.

  Bugün ülkemizde yaşananların hepsi bir proje ürünüdür. Bu projenin boşa çıkması için bizlere düşen görevler olduğunu unutmamalıyız ve bizi ilgilendirmez dememeliyiz.

 Devlet büyükleri bölgemizde çıkarılmak istenen mezhep savaşını fark ederek önüne geçmek üzere attığı her adımı desteklemeliyiz. Bu ülke hepimizindir. Allah korusun felaket gelirse bundan hepimiz nasibimizi alırız.

 Bizim ülkemizde terör saldırıları artık dış güçlerle birlikte ülkemizde yaşamayan, Türk vatandaşı olmayanlar tarafından planlı bir biçimde yapılıyor. Elin insanı bizim mekânlarımızı nasıl basar ve onlarca insanı nasıl katleder?

  Bu günlerde kimse taraf olmasın. Herkes Türk Devleti tarafı olsun. Ne güzel bir ülkemiz var. Aslında terör belası olmasa herkes mutludur. İktidarı beğeniriz, beğenmeyiz.  Ama bu ülke bizim. Vatandaş bu iktidarı beğenmez seçimlerde başka bir partiyi iktidar yapar. Nitekim bu iktidarı da getiren bu millettir. Herkesin saygı göstermesi gerekir diye düşünüyorum.

Özellikle mezhep konusunda insanlarımıza çok büyük görevler düşüyor. Projeyi hazırlayanlar bizden daha iyi bizim hassasiyetlerimizi biliyorlar. Bizi tuzağa düşürüp birbirimizle aramızda husumet yaratma peşindeler. Bu oyuna gelmemeliyiz. Yangın sardı mı herkesin evi yanar. Kimse bu yangından kurtulamaz.

  Geçenlerde yine değinmiştik. TRT 1’de çıkıp mezhepçilik yaparak insanların inancına hakaret edenlere umarım gerekli cevaplar verilmiştir. Artık o konuyu kapatmak gerekir. O zihniyet de kendini sorgulamalı, ülkenin ve bölgenin bu hassas zamanında çıkıp yalan yanlış, kendinden olmayan, kendisi gibi düşünmeyenlere hakaret etmemeli.

 Kendimizden olmayanları ötekileştirir, ülkede ayrımcılık yapmaya katkı sağlarsak, bizim İstanbul’daki katliamı yapanlarda ne farkımız olur?

 

Resim Galerisi

Güncelleniyor...