
Nahçıvan Devlet Üniversitesi ev sahipliğinde, Iğdır Üniversitesi iş birliğiyle “III. Uluslararası Tuz Dağı Araştırmaları Kongresi” gerçekleştirildi. Çankırı Karatekin Üniversitesi, Polonya Rzeszowski Üniversitesi, Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti Dernekler Meclisi, AMEA’nın Nahçıvan Bölümü ve Azerbaycan Bilim ve Eğitim Bakanlığı Toprak Bilimi ve Agrokimya Enstitüsü’nün paydaş olduğu kongre, bölgenin en önemli doğal değerlerinden biri olan Tuz Dağı’nı farklı bilimsel perspektiflerden ele aldı.

Kongrenin açılış programı, dünyaca ünlü Duzdağ Tedavi Merkezi’nde yapıldı. Açılışın ardından jeoloji, tıp, ekoloji, turizm ve çevre bilimleri gibi çeşitli alanlara ait bilimsel oturumlar Nahçıvan Devlet Üniversitesi’nde devam etti.
Uluslararası katılımın yoğun olduğu programda, tuz madenlerinin sağlık turizmine katkıları, solunum yolu hastalıklarının tedavisindeki etkileri, alternatif tedavi olanakları, doğal oluşumların ekolojik yapısı ve bölgesel kalkınmaya sağladığı ekonomik fırsatlar detaylı biçimde değerlendirildi. Azerbaycan, Türkiye, Polonya, Fransa, İran ve farklı ülkelerden gelen akademisyenler, Tuz Dağı’nın bilimsel açıdan sunduğu potansiyeli yeni araştırmalarla daha görünür hâle getirmeyi hedeflediklerini vurguladı.

Rektör Gürel: “Bilimin Birleştirici Gücü Ortak Geleceğe Hizmet Edecek”
Kongrenin açılış oturumunda konuşan Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Gürel, Tuz Dağı’nın yalnızca bölgenin doğal mirası değil, aynı zamanda çok yönlü bir araştırma alanı olduğunu belirtti. Gürel, Iğdır’daki Tuzluca Tuz Dağları’nın da benzer bir bilimsel ve turistik potansiyele sahip olduğunu hatırlatarak üniversitenin bu alanda çeşitli projeler yürüttüğünü ifade etti.
Gürel, Nahçıvan Devlet Üniversitesi ile yapılan akademik iş birliğinin önemine dikkat çekerek yakın zamanda Çankırı Karatekin Üniversitesi ve Nahçıvan Devlet Üniversitesi ile birlikte “Uluslararası Tuz Araştırmaları Enstitüsü” kurulmasına yönelik karar aldıklarını aktardı. Bu enstitünün, Tuzdağı ve benzeri oluşumlar üzerinde yapılacak tüm bilimsel araştırmaları tek çatı altında toplayarak akademik iş birliğini güçlendireceğini belirtti.
Prof. Dr. Gürel, “Bu girişim yalnızca üniversitelerimiz için değil, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki bilimsel bağların güçlenmesi açısından da stratejik bir adımdır. Bilimin birleştirici gücüyle oluşturduğumuz bu köprü, iki kardeş ülkenin ortak geleceğine katkı sağlayacaktır.” dedi.
Uluslararası bilim insanlarının katılımıyla bölgesel iş birliğini artırmayı hedefleyen kongre, sağlık turizmi açısından yeni çalışma alanlarının doğmasına ve Tuz Dağı’nın bilimsel değerinin daha geniş bir çerçevede ele alınmasına olanak sağladı.
HAKAN ŞIKTAŞ












