3 Ekim 2009… Nahçıvan’ın sembol mekânlarından biri olan Tuzdağı’ndaki o tarihi salondaydım. Elinde fotoğraf makinesi, defteri ve kalemiyle tarihi anbean kaydetmeye çalışan bir muhabir olarak, Türk dünyasının geleceğine yön verecek adımlara Tuzdağı’nın o benzersiz atmosferinde şahitlik ediyordum. Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan ve Kırgızistan liderlerinin masaya oturup Nahçıvan Anlaşması’na imzalarını attığı o an, sadece bir diplomasi protokolü değildi. O gün, yıllardır kalplerde taşınan büyük bir fikrin, ortak bir idealin kurumsal adımlarla hayata geçiş günüydü. Bir gazeteci olarak Tuzdağı’nda o coşkuyu yerinde yaşamak, o gurur atmosferini solumak ve bu tarihi not düşmek meslek hayatımın en unutulmaz anlarından biri olarak kazındı zihnime.Zirvenin sonunda zamanın Cumhurbaşkanı’nın Ermenistan’ın Karabağ’ı işgaline ilişkin yaptığı kararlı açıklama ise salondaki tarihi havayı tam anlamıyla pekiştirmişti. Karabağ’daki işgalin kabul edilemezliği vurgulanırken, Azerbaycan’ın haklı davasına verilen destek net bir şekilde ifade edilmiş ve o gün Türk dünyasının sadece kâğıt üzerinde değil, kaderde ve tasada da bir arada olduğu yüksek sesle haykırılmıştı.Araya giren yıllar, o gün Tuzdağı’nda atılan imzanın ve sergilenen o dik duruşun ne denli köklü bir geleceğin tohumu olduğunu her geçen gün daha net gösterdi. Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi (Türk Konseyi) adıyla temelleri atılan bu irade, zamanla olgunlaştı, büyüdü ve 12 Kasım 2021’de İstanbul Zirvesi’nde alınan kararla Türk Devletleri Teşkilatı adını alarak tam anlamıyla küresel bir aktöre dönüştü. O gün Nahçıvan'da gündeme gelen Karabağ davası da milletimizin azmi ve birliğiyle zafere ulaştı.Bugün Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan’ın tam üyeliği; Macaristan, Türkmenistan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin gözlemci statüsüyle yer aldığı bu dev çatı, siyasetten ekonomiye, ulaştırmadan kültüre, enerjiden eğitime kadar pek çok alanda ortak geleceğimizi inşa ediyor.Yıllar su gibi aktı ve bugün 3 Ekim 2026… Nahçıvan Anlaşması’nın imzalanmasının 17. yıl dönümündeyiz. O gün Tuzdağı’ndaki salonda hissettiğimiz duygulanma ve gurur, bugün Türk dünyasının dört bir yanında birleşen ellerle, güçlenen bağlarla ve ortak hedeflerle varlığını sürdürüyor. 3 Ekim sadece takvimde bir yaprak değil; Adriyatik’ten Çin Seddi’ne uzanan o kadim bağın, dayanışmanın ve ortak geleceğimizin sembolüdür. Nahçıvan Tuzdağı’nda o gün atılan o ilk imzayı ve yapılan o tarihi açıklamaları yerinde takip etmiş bir gazeteci olarak, Türk devletlerinin bu yükselişine şahitlik etmekten onur duyuyor; 3 Ekim Türk Devletleri İşbirliği Günü’nü ve Türk Dünyası’nı gönülden kutluyorum. DENİZ PARILTI
Iğdır
Yayınlanma: 04 Ekim 2026 - 00:12
Güncelleme: 04 Ekim 2026 - 21:09
İsmail Aras Yazdı : Duzdağı'ndan Türk Dünyasına
3 Ekim 2009’da Nahçıvan Tuzdağı’nda bir gazeteci olarak bizzat takip ettiğim o tarihi zirve, Türk dünyasının ortak geleceğe attığı en somut adımdı. Nahçıvan Anlaşması’nın 17. yıl dönümünde, o gün filizlenen büyük iradenin bugün Türk Devletleri Teşkilatı olarak küresel bir güce dönüşmesinin gururunu yaşıyoruz.
Iğdır
04 Ekim 2026 - 00:12
Güncelleme: 04 Ekim 2026 - 21:09
Bu haber 476 defa okunmuştur.
EDİTÖR
İlginizi Çekebilir












