Iğdır bugünlerde yine bildiğimiz gibi değil... Bir yanda sokakları kaplayan toz, bir yanda çöp ve izmarit yığınlarıyla kirlilikte yine zirveye oynayan bir şehir, diğer yanda ise siyaset kulislerinde fırtınalar koparan derin bir sessizlik. Şehir merkezinde kahvehaneleri, caddeleri gezin; herkes aynı soruyu soruyor: Iğdır DEM Parti’de neler oluyor?
Yerel basının manşetlerini süsleyen iddialara göre, Belediye Başkanı Mehmet Nuri Güneş de dâhil olmak üzere tam 25 parti üyesi hakkında çeşitli cezalar verildiği söyleniyor. Güneş’in 3 ay süreyle görevden uzaklaştırıldığı iddiası ise gündemin ilk sırasındaki yerini koruyor. Ancak ortada tek bir gerçek var: Büyük bir bilgi kirliliği ve muhatapların amansız sessizliği.
Her şeyden önce şunu hatırlatmakta fayda var; DEM Parti yasal, meşru ve Türkiye siyasetinde yeri olan bir siyasi partidir. Halktan oy isteyen, belediye yöneten, kamusal sorumluluk taşıyan bir yapının, böylesine kritik bir süreçte kamuoyuna tek bir cümle açıklama yapmaması kabul edilebilir mi?
Bakınız, siyaset netlik ister. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun partiden ayrılanlar veya parti disiplinine uymayanlar için kurduğu "Bizim parayla, şaibe ile ilgimiz olamaz; ilgisi olanlar bu partiyi terk etsin" çıkışını hatırlayalım. Beğenirsiniz ya da beğenmezsiniz, ancak bu tutum en azından bir duruş, bir çizgi ve halka verilen net bir mesajdı.
Peki, Iğdır DEM Parti yönetiminin bu konudaki tutumu nedir? 25 üyesine —resmî olarak duyurulmasa da— cezalar kesildiği iddia ediliyor. Ama bu cezalar neden verildi? Bu isimler parti disiplinine mi uymadı, halkın vicdanını yaralayan bir durum mu yaşandı, yoksa parti içi bir güç savaşı mı yürütülüyor?
Siz açıklamazsanız, bilgi vermezseniz ne olur? Çok basit: Kahvehanelerde dedikodu kazanları kaynar, her ağızdan farklı bir laf çıkar. Biri "Partiden tamamen atılmalıydılar, atılmazlarsa parti halk nezdinde itibar kaybeder" der, diğeri "Sadece geçici olarak pasifize edildiler" der. İşte bu belirsizlik, Iğdır halkının aklıyla alay etmektir. Halk, oy verdiği ya da kentini teslim ettiği kadroların arkasında ne döndüğünü öğrenmek en doğal hakkıdır.
Siyasi belirsizlik ve disiplin tartışmaları bir yana, madalyonun bir de günlük yaşama yansıyan acı bir yüzü var. Belediye Başkanı Mehmet Nuri Güneş’in izne ayrıldığı söyleniyor. Ortalık toz duman... Hatırlarsınız, Iğdır hava kirliliğinde zaten şampiyonluğu kimseye kaptırmıyordu. Şimdi ise bu tabloya bir de çevre kirliliği eklendi. Her taraf toz, toprak; kaldırımlar izmarit ve çöp yığını halinde.
Buradan yetkililere ve belediye yönetimine doğrudan soruyoruz: Belediye Başkanı izne çıktı diye şehirdeki hizmetler de mi izne ayrıldı? Başkanın yokluğunda yerine vekillik edenler, o makamda oturanlar basit bir temizlik planlaması dahi yapmaktan aciz midir? Disiplin cezalarıyla, iç çekişmelerle uğraşmaktan bu kentin sokaklarını süpürmeye vakit mi bulamıyorsunuz?
Iğdır halkı ne iddialarla boğuşmak ne de bilgi kirliliğinde boğulmak istiyor. Şeffaflık, halka duyulan saygının en temel göstergesidir. Bizler kamuoyu adına açık ve net bir şekilde hesap soruyoruz:
Mehmet Nuri Güneş ve 25 parti üyesi hakkında yürütülen bir disiplin soruşturması veya verilen bir ceza var mıdır? Var ise bunun gerekçesi nedir? Halkın gözü önünde cereyan eden bu iddialar karşısında partinin resmî bir açıklama yapmama sebebi nedir? Fısıltı gazetesinin kenti yönetmesine daha ne kadar müsaade edilecektir? Belediye hizmetlerindeki bu aksama ve kentin çöpe, toza teslim edilmesi karşısında acil bir eylem planı devreye sokulacak mıdır?
Iğdır halkı dedikodu değil, hizmet; belirsizlik değil, açıklık bekliyor. Sürecin takipçisi olmaya ve kamuoyunun hakkını aramaya devam edeceğiz.











