TEBERRİH: Toplum nezdinde kutsal sayılan veya az bulunan, uğur getireceğine, manevi gücüne inanılan her hangi bir nesneye denir.
Ayrıca cimrilik yapan, elindekini paylaşmak istemeyen, dar gözlü kişilerin sahip oldukları için de kullanılır.
Örnek
Hacdan gelenlerin getirdikleri eşya ….vs
“ Ay bacı al bu gumaş parçasını teberriğdi, ziyaretlere ( kutsal sayılan) sürüp getimişem” der;
çok sevdiği kişilere, hastası olanlara, önemli beklentisi …. vs olanlara dağıtırlardı.
Aynı şekilde zemzem suyu da “ TEBERRİH” sayılıp her kesin bir yudum da olsun içmesi sağlanırdı.
— Senin adıya niyet eliyip ağaların mezarlarına sürmüşem, inşallah niyetin gabul olar, seneye özün gidersen.
— Allah seni var elesin, İnşallah inşallah gederih.
Veya hastası olana
— Ay bacı, al bu parçayı xesdeyin üzüne gözüne sür, şifa elesin!
Teberriğdi ziyaretlere sürmüşem, gibi.
Bu teberriğ sayılan şeyler, özenle saklanır, manevi gücüne inanılırdı ( hala da vardır, diye düşünüyorum ).
Zor durumda olanın medet umması, manevi olarak bir beklentiye girip umutlanması gibi.
Tabiiki bunların çoğu batıl inançtır, ama herkesin fikrine saygı göstermek lazım.
Eskiden hurma az bulunduğu için ve aynı zamanda hac ziyaretini yapanlar getirdikleri için, bazı büyüklerimiz hurmayı da TEBERRİH sayarlarmış.
Bir tanıdığım gülerek anlatmıştı.
Eskiden hacı ziyaretine giden büyükleri, kendilerine ikram edilen hurmayı yiyip, çekirdeğini de delerek ip geçirirlermiş.
İpe geçirdikleri hurma çekirdeğini ‘TEBERRİHDİ’ diyip çocukların üzerine takarlarmış.
Böylece hurma çekirdeğinin çocuklarını nazardan ve
kötülüklerden koruyacağına inanırlarmış.
Ayrıca cimrilik yapan insanların malları için de, cimrilikleri dile getirilerek teberrih Kelimesi kullanılırdı.
—Ay balam ele bilki teberriğdi, eli ese ese, o hal almadan iki dene verdi.
— Bilmirsenn, o nece ‘nırxızdı’ bir şey verende, elebilki etinnen et kesiller.
— Heye vallah, deyir “ Malım gedene geder, canım getsin”
Veya elindekini çoluk çocuktan sakınan için.
— Ay arvat; teberriydi, o hal iğdeyi sağlıyıpsan, geti töh oğul uşağ yesin daa.
— Biy ay balam, abırımı töhtüyüz, iğde ne gayırır, hammısını dağıtmışam, birce dıngılı galıpdı.
— Sağla teberriğ ele, galıp gurt tüşeceğ da.
( Dıngılı: küçük, ufak,çok az )
Saygı duyulan, manevi gücüne inanılan kişilerden gelen yiyecek veya her hangi bir nesnenin ‘ teberrih sayılması.
— Ay uşağlar gelin, bu halvadan bir gaşığ yeyin, ‘ teberrihdi ‘ ağanın evinen gelipdi.
— Hacı baban göy muncuğ getirip teberrihdi al boynuya as!
Bazı toplantılardan sonra da TEBERRİH kelimesi sıklıkla geçerdi.
Toplantının içeriğine göre dialoglar başlardı.
—Göreneh, bir istikan çay verdi, yanına da ikice dene gaymağlı pasda ( bisküvi ) goyup, elebilki teberrihdi,bir gözümüz gördü, bir gözümüz görmedi.
— Be görmediin, gelini de gakka eliyip, başına çığardıp, elebilki teberrihdi, gedir, gelir üzerrih yandırır.
— Be onu deyirsen, dünen Mesme xala gile getmiştim, getmez olaydım.
— Gelini uşağa yatmıştı ( Doğum yapmıştı) ele?
—Ay balaamm ele bilki uşağı teberriğdi, gucağınnan yere goymadı,
niye biz uşağ görmemişih, tişim bağırsağımı kesti.
Oradan başka bir bayan söze karışır.
— Nanecip, mende göz aydınnığına getmişti, istedim uşağa bağam çehdi oyana.
— Onnarın her şeyi teberrihdi nezer değer.
(Nanecip: kibar olmayan, kaba, görgüsüz)
Değerli dostlar, Eskiden toplumumuzda sıkça kullanılan, manevi gücüne inanılan teberrih kelimesini, yorumlamaya çalıştım, hatalarım yada unuttuklarım olduysa affola.
Sevgi ve saygılarımla













