Rufat GÜREL

Rufat GÜREL

azer_1964@hotmail.com

14 Kasım Iğdır’ın Kurtuluş Günü Kutlu Olsun

15 Kasım 2023 - 19:43

Güneşin ilk doğduğu, Türk dünyasına açılan kapımız, üç devletle sınır, Nuh tufanı sonucu canlı hayatın ve insanlığın ikinci yaşama hakkına kavuştuğu, tufandan kurtulanların burada çoğalıp tarım yapıp buradan dünyaya yayıldığı, mikro klima iklime sahip, bölgenin ve ülkemizin ikinci Çukurova’sı, bölgenin tahıl, meyve, sebze ambarı, Kayı boyu Osmanlı’nın bir dönem kışladığı, düşmana karşı ilk silahlı direnişin yapıldığı, ilk halk milislerinin kurulduğu, Türkiye’nin en yüksek Dağı efsanelere konu Ağrı Dağı’nın zirvesi dahil % 67’sine sahip, Cennetten çıktığına inanılan Aras nehri ile Ağrı Dağının bağrından çıkan Karasu çayının sulayıp bereket kattığı, verimli topraklara sahip, eski İpek yolunun geçtiği, yiğit ve mert insanların yaşadığı cennetten bir köşe Serhat Iğdır.

     Iğdır ili M.Ö. 4000 yıllarında Ağrı Dağının Kuzey yamacında kurulmuştur. Korhan Yaylası ve eski Iğdır kalesinin kurulduğu yerde 1664, 1840 yılında çok büyük iki deprem ve heyelan oldu. Yaşanan heyelan ve depremler sonucu çok büyük can ve mal kaybı yaşandı. Hayatta kalanlar 359 yıl önce Ağrı Dağının bitimi olan şimdiki Iğdır ilinin kurulduğu ovaya gelip, yeni Iğdır şehrini kurdular. Şimdiki Iğdır ilinin kurulduğu yer, yer yer bataklık, sazlık, kamışlık olup, sivrisinek ve sıtma hastalığının çok olduğu bir yerdi. Iğdır’da 1664 depremi yaşanırken Iğdır Safevi devletinin hakimiyeti altındaydı. Iğdır insanı gecesini gündüzüne katarak ark, drenajlar açıp bataklığı kuruttular. Kamış, sazlıkları yok edip, Iğdır’da bağ, bahçeler yetiştirip, Iğdır’ı imar edip vatan yaptılar.

     Iğdır 1747-1828 yılları arasında Kaçar devletine bağlı İravan Hanlığı hakimiyetin de 81 yıl kaldı. Çarlık Rusya’nın Kuzey Azerbaycan’ı işgal edip Kafkasya’yı istila etmesi ile 1828 yılından 1917 Bolşevik ihtilaline kadar 89 yıl Çarlık Rusya’nın işgalinde kaldı. 1828 Türkmençayı antlaşmasıyla Ruslar Azerbaycan’ı Kuzey ve Güney diye iki kısma ayırdılar. Aras nehrinin akış istikametinde Aras nehrinin Kuzeyinde kalan Azerbaycan toprakları Çarlık Rusya’da, Güneyde kalan topraklar Iğdır ili Ruslarda diğerleri Kaçar devletinde kaldı. Iğdır stratejik ve askeri konumu, verimli toprakları yüzünden Rus işgalinde kaldı.

     Iğdır’da yaşayan halkın % 80’e yakını Türk ve Müslümandı. Iğdır’da Azerbaycan Türkleri, Terekemeler, Ermeniler, Müslüman ve Ezidi Kürtler, Rus asker, memur ve aileleri yaşıyordu. Ruslar Türk ve Müslümanları askere ve memuriyete almadılar. Bölgede yaşayan Azerbaycan Türkleri çoğunluk olup Ruslar Azerbaycan Türklerine “Tatar” diyordu. Ruslar bölgeye geçici bir gözle baktıklarından pek bir yatırım yapmadılar. 1895 yılında Aras nehri üzerinde Alican köprüsünü yaparak, şose bir yolla Iğdır’ı İrevana’a bağladılar. Iğdır, Ağrı Dağı ile Aras nehri arasında Osmanlı ve Kaçar devletleri ile sınır dar bir havzada yer alıyordu.

     Ruslar Iğdır’ı Sürmeli sancağı olarak İrevan vilayetine bağlayıp, vergilerini alıp, Iğdır insanını dar bir havzada soydaşlarından uzak tecrit ettiler. Bölgede resmî dil ve eğitim dili Rusça idi. Suçlu gördüklerini “Gider-Gelmez” denilen Sibirya’ya sürüyorlardı. Bölge insanı son Rus Çarı II.Nikolay’da dolayı yaşanan o devre “Nigalay” dönemi diyordu. Ruslar zamanında pek kayda değer olay olmadı. Halk vergisini verip genellikle tarım ve hayvancılık ile uğraşıyordu. Ruslar genellikle ileride kurmayı düşündükleri garnizon Ermenistan planları ve Hristiyanlık yüzünden Ermenileri destekliyor, bölgede demografik yapıyı değiştirmeye çalışıyordu.

    Çarlık Rusya’da 1917 yılında Bolşevik ihtilali oldu. Ruslar ellerindeki silahları Taşnak Ermeni Çetelerine verip asker ve memurlarını Iğdır’dan çekti. Iğdır Misak-I Miliye de dahil edilmedi. Osmanlı ve Kaçar devletleri içinde bulundukları durumlar sebebiyle Iğdır’a gereken yardımı yapamadılar. Osmanlı ordusu 1918 yalında Mondros ateşkes antlaşması sebebiyle bölgeden çekildi. Bolşevik İhtilali üzerine Ruslar, Birinci Dünya Savaşı'ndan çekilince, Osmanlı Devleti ile Sovyet Rusya arasında 3 Mart 1918 tarihinde imzalanan Brest-Litovsk Antlaşması ile Kars, Ardahan ve Batum sancakları Osmanlı Devletine geri verildi ancak Iğdır’ı vermediler. 1918 yılında Ermenistan devleti İrevan hanlığı Batı Azerbaycan topraklarında kuruldu.

      Osmanlı güçlerine yenilip geri çekilen Taşnak Çeteleri Iğdır Alican köprüsü üzerinden Ermenistan’a geçmeye başladılar. Iğdır’a gelen bu Türk ve Müslüman düşmanı çeteler yüzyıllarca barış içinde yaşayan halkları birbirine düşürdüler. Iğdır insanı bu gelen Ermeni çetelerine “Katağan” diyordu. Bu Katağan çeteleri Iğdır’da bir iç savaş çıkardılar. Iğdır’da yaşayan Türk ve Müslüman ahali bir yandan bu iç savaşla uğraşırken, diğer yandan Ermeni kuvvetleri ve Taşnak Çeteleri ile kanlı mücadeleye girişti. Sözde uygar dünyanın gözü önünde 1917-1920 yılları arasında büyük bir vahşet ve soykırım yaşandı. Iğdır’ı kendi toprağı kabul eden Ermenistan ve Taşnak çeteleri bölgedeki demografik yapıyı değiştirmek için büyük soykırıma giriştiler.

    Bölge insanı halk milisleri (Halk Desteleri) kurarak savunmaya geçti. Halk arasında “ Kaç Ha Kaç” denilen çok büyük mezalim, göç, soykırım yaşanan o acılı ve zor günlerde Iğdır insanı çok kayıp verdi. Özellikle Ermenistan sınırına yakın ova köylerde Ermeni zülüm ve vahşeti büyük oldu. Yöre insanı yerinden yurdundan gaçgın olup Güney Azerbaycan’a, Osmanlı devletine, Ağrı Dağı ve bitimi olan Kirelere sığındı. Bu göç sırasında açlık, yokluk, salgın hastalık, tabiat şartları, eşkıya ve Ermeni Çetelerini baskınları sebebiyle Iğdır’da büyük bir soykırım yaşadı.

    Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün sınırın Aras nehri olması, Ermenilerin Aras nehrinin Kuzeyine atılarak Iğdır’ın işgalden kurtarılmasını Kazım Karabekir Paşa’dan istemesiyle kahraman Türk ordusu, yöreden kurulan Halk Milislerinin gayret ve kahramanlıkları sayesinde Iğdır ilimiz 92 yıllık işgalden kurtarılarak 14 Kasım 1920 yılında Iğdır Anavatana katıldı.

    Iğdır insanı dar bir havzada 92 yıl işgal altında kaldı. 1664, 1840 depremleri ile yeniden kuruldu. Depreme, sele, çetin doğa şartlarına direnip ayakta durdu. 89 yıl Rus işgali, 3 yıl Ermeni vahşetine meydan okudu. En uzun işgal altında kalan ilimiz olup; dilini, dinini, Türklüğünü, benliğini kayıp etmedi. Çok büyük acılar çok büyük bedeller ödedi. Bu vatan toprağı kolay kazanılmadı. Iğdır insanı Iğdır’ı yakıp yağmalayan Ermenilerden kalan bu virane vatan toprağını gece günüz işleyip vatan yaptılar. Eli silah tutan her Iğdırlı kardeşim vatan savunması için batıda cepheye koştu. Iğdır’ın işgal ve soykırımdan kurtaran başta Başkomutan Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’e, Şark komutanı Kazım Karabekir Paşa’ya, kahraman Mehmetçik, kahraman Iğdır milis kuvvetlerine şükran ve saygıyı bir borç bilirim. Ruhları şad mekanları cennet olsun.


 

Bu yazı 338 defa okunmuştur.