Rufat GÜREL

Rufat GÜREL

azer_1964@hotmail.com

Ağrı Dağı Iğdır İçin Neden Önemli

12 Kasım 2023 - 08:31

Bir dağ bir şehre ancak bu kadar yakışır. Ağrı Dağı Iğdır ilinin her tarafından görünen, zirvesi dahil % 67 hissesi Iğdır iline ait olan Türkiye’nin en yüksek tepesidir. Ağrı Dağı Iğdır ilinin göğsündeki bir elmas gerdanlık gibidir.

     Iğdır ilinin yüzölçümünün % 24 ova, % 76’sı da dağlık alandan oluşmaktadır. Ağrı Dağı Türk’ün Altay ve Tanrı Dağları ile özdeşleştirdiği, onu her türlü doğa ve düşmana karşı kollayıp göğüs geren cennet vatandır. Iğdır ili M.Ö. 4000 yıllarında Ağrı Dağının Kuzey yamacı Iğdır Kalesi Korhan Yaylasında kurulmuştur. 1664 Büyük Ağrı depremine kadar Ağrı Dağı bize kucak açmış, Iğdır insanı 5.664 yıl biz burada yaşamışız. Arkasından ikinci büyük Ağrı depremi 1840 yılında olmuş, Iğdır insanı her iki depremde de çok büyük can ve mal kalıbına uğramıştır. Şimdi ki Iğdır’ın kurulduğu yere 359 yıl önce gelmişiz. Bizim 5664 yıllık tarihi geçmişimiz, ecdadımızın mezarları, Ağrı Dağının bağrında toprak altında yatmaktadır. İnşallah bir gün arkeolojik kazılar yayılıp geçmiş tarihimiz, değerlerimiz gün ışığına çıkarılacaktır.

    Türk insanın geçiminin büyük kısmı hayvancılığa dayanan yarı göçebe bir toplumuz. Türkler daha çok küçük baş hayvancılık olan koyun ve keçi beslerler. Iğdır insanı dağ ile aran arasında ilkbahar, yaz yaylaya çıkıp, çadır, obalar kurup hayvan beslerler. Iğdır insanı en çok küçükbaş hayvancılık yapar. Iğdır’da hayvan besiciliği olarak koyun ve keçi beslenir. İlkbahar ve Yazın hayvan sürülerini Haydar Dağı, Ağrı Dağı, Alagöz Dağlarına götürürlerdi. Ağrı Dağı ve onun bir parçası olan Kireler ve Haydar Dağı bu iş için en uygun yerlerdi. Bir de Yazın Iğdır ovasının (Aranın) bunaltıcı sıcağı, sivrisineği, sıtmasından kurtulmanın yolu, gür otlaklar, serin suları ve havası olan Ağrı Dağına ( Yaylara) çakmaktı.

     Kurulan bu oba çadırlarında Azerbaycan Türkleri, Müslüman ve Yezid’i Kürtler arasında büyük komşuluk, dostluk ve kirvelik kurulurdu. Bu dostluklar kirevelik, evlilik aile dostluğu şekilinde de olur, insanlar bir biri ile yıllarca süren bir kaynaşma ve eşi az görülen aile dostlukları yaşadı.

     Iğdır konumu gereği stratejik bir özelliğe sahip eski ipek yolu üzerinde geçiş güzergahında bulunmaktaydı. Ağrı Dağı Iğdır insanına doğal bir liman, doğal bir kale idi. Onu düşmanlarından, koruyup kollayan doğal bir setti. Iğdır ili ova olup ovanın ortadan bölen Aras nehrinin taşkınlıklarından, bataklık, bunaltıcı sıcak, sazlık, kamışlık, sivrisinek, salgın sıtma hastalıklarından Iğdır insanı Ağrı Dağı koruyordu. Iğdır orman bakımından çok fakir Ağrı Dağı Iğdır insanın düşmanlarından koruyan bir kale gibi idi.

     Iğdır ovası Ağrı Dağı ile Alagöz Dağı arasında dar bir vadide yer almaktadır. Ağrı Dağı Alagöz Dağı ile Iğdır ovasına çevreleyip ovada mikro klima iklimin oluşmasına sebep oluyor. Ağrı Dağın bir sönmüş volkanik dağdır. Ağrı Dağının püskürttüğü lavlar ova topraklarında tadı, rengi, aromasına doyulmaz meyvelerin yetişmesine sebep olmuştur. Iğdır üzümünün, kaysısının, şeftalisinin tadını başka yerde bulamazsın.

    Iğdır Aras nehrinin Kuzeyinde Rusların işgali altında kalan tek Türk yurdu idi. 1828-1917 yılları arasında Çarlık Rusya’nın, 1917-1920 yılları arasında da Ermeni çete ve kuvvetlerinin işgalinde 92 yıl kaldı. En uzun işgal altında kalan ilimiz olup Batı Azerbaycan Türk yurdundan elimizde kalan yadigar tek Türk yurdudur. Iğdır misakı milliye dahil edilmemişti, 1917 Rus Bolşevik ihtilali ile Ruslar asker ve memurlarını çektiler. Ruslar 89 yıl kasıtlı bölgede yaşayan Türk ve Müslümanları askere ve memuriyete almadı, silahlanmasına müsade etmedi. Türk ve Müslümanları tehlike görüp savaşçı özelliklerini yitirmesini, savaş usul ve yöntemlerini bilmelerini istemiyordu.

    Ermenistan’ın 1918 yılında kurulması, Osmanlı güçlerine yenilip Iğdır üzerinden Ermenistan’a geçen Türk düşmanı acımasız Ermeni çeteleri ( Katağanlar) Iğdır’da barış ve huzur içinde yüzyıllarca yaşayan Azerbaycan Türkü, Ermeni, Müslüman ve Ezdi Kürtleri bir birine düşürüp iç savaş çakardılar. Yüzyıllarca barış içinde yaşayan bu 4 halk Ermeni işgali ve çetelerinin kışkırtıp desteklemesi ile iç savaş yaşadı. Iğdır insanı bir yandan Ermeni ve Ezidiler ile iç savaş yaşarken bir yandan da Ermeni güçleri ve çeteleri ile kanlı bir savaşa tutuştu. Dar bir havzada sözde uygar dünyanın gözü önünde büyük soykırım yaşadı. Özellikle Iğdır’ın kuzeyindeki ova Türk ve Müslüman köyleri büyük kıyım yaşadı.

     Iğdır insanı düz ovada Ermeni güçleri ve çetelerden saklanabilecek ve savunma yapabilecek imkanları yoktu. İşte Iğdır insanı bu düşmanlardan koruyan en büyük destek Ağrı Dağı ve onun devamı olan Kirelerdi. Iğdır insanı kurdukları Halk Milisleri (Halk Desdeleri) bu zalim düşmana karşı kıt imkanlarla Ağrı Dağı, Kireler, Aras nehri coğrafi avantajlarını kullanıp, kahramanlığı, vatanseverliği sayesinde 3 yıl hayatta kaldı. Iğdır insanı Ağrı Dağı sayesinde düşmana geçit vermedi. Iğdır insanı çok kayıp çok şehit verdi hayata kalanlar Ağrı Dağı sayesinde yaşama tutundular.

    Ağrı Dağı Iğdır insana bağrını açmış, Rus’a, Ermeni’ye geçit vermemişti. Ağrı Dağı  onlarca orduya bedel doğal bir set olup Ağrı Dağı sayesinde düşman durdurulmuştur. Ağrı Dağı Iğdır insanı için bir dağdan öte bir can yoldaşı, ona geçim, savunma, barınma, sağlayan sırdaşı, gönüldaşı, silah arkadaşı, Türk’ün düşmanına geçit vermeyen doğal kalesidir. Ağrı Dağı Iğdır insanına hayat veren, onu düşmanlarından koruyan, ona vatan, yurt, oba olan, 5664 yıllık tarihi mirasımız, kutsal vatan toprağımızdır. Ağrı Dağı Iğdır iline anlam ve değer katan eşi bulunmaz Yüce Tanrının Türk insanı ve Iğdır iline armağanıdır.
     
     Bir Iğdırlı olarak Ağrı Dağına baktığımda 6023 yıllık geçmişimiz bir filim şerdi gibi gelip geçer gözümün önünden. Ağrı Dağı Iğdır insanı için vazgeçilmez Leyla ile Mecnun’un aşkı gibidir. Güzel Iğdır’ımın güzel insanlarına, başında karı ve rüzgarı eksik olmayan Ağrı Dağına, kucaklar dolusu selam olsun. Seni bize veren Yüce Allah’a şükürler olsun.

 

Bu yazı 281 defa okunmuştur.