Rufat GÜREL

Rufat GÜREL

azer_1964@hotmail.com

Filistin’de Neler Oluyor?

25 Ekim 2023 - 07:36

 Üç semavi din için de mukaddes sayılan Kudüs'ü çevreleyen Filistin topraklarında, tarih boyunca kan ve gözyaşı hiç durmadı. 400 yıl boyunca Osmanlı Devleti'nin hüküm sürdüğü Filistin, 1896 yılında Theodor Herzl öncülüğünde Siyonizm’in hedefi oldu.

    Dört asır idaremiz altında bulunan Kudüs'ü 9 Kasım 1917'de İngilizler'e terketmek zorunda kalmıştık ama aslında biz, Mescid-i Aksa'yı bekleyen son Osmanlı askeri Dâr-ı Bekaya göçtüğünde Kudüs'ü zaten kaybetmiştik. Kudüs, yani Mescid'ül Aksa Müslümanların namusudur.

     Osmanlı askeri Kudüs’ten çekilirken Osmanlı ordusu yaşanabilecek yağmalamaların önüne geçmek için Kudüs'te bırakılan 53 Osmanlı askerinden biri olan Iğdırlı Hasan Onbaşı Kudüs’de kalan 53 Mehmetçik’ten birisiydi. Bu şerefli nöbetini 1982 yılında ölünceye kadar 65 yıl hakkı ile yerine getirmiştir.

      Filistin veya resmî adıyla Filistin Devleti Doğu'da ve Batı Asya'da, Akdeniz kıyısındaki tarihî Kenan Bölgesi'nde bulunan ve Batı Şeria (İsrail-Ürdün sınırında) ile Gazze Şeridi'nde (İsrail-Mısır sınırında) belirtilen bölgelerde De Facto olarak hüküm süren bir Arap devletidir. Devletin başkenti de juri şeklinde Kudüs olarak belirlense de İsrail işgalinden dolayı merkezi Ramallah'ta yani Batı Şeria'da bulunmaktadır. Filistin toprakları 1948'den önce Mısır ve Ürdün tarafından işgal edilirken 1967'deki Altı Gün Savaşı'ndan sonra ise İsrail tarafından işgal edilmiştir.

     Osmanlı devletinin 1917 yılında Filistin’den çekilmesiyle Filistin İngiliz hakimiyetine geçmiş, 1948 yılında İsrail devletinin bölgede kurulmasıyla Filistin’de kan, zulüm, göz yaşı eksik olmamıştır. Orta Doğu’daki devletleri hiçbir ilmi gerçeklere uymayan sebeplerle İngilizler tarafından cetvelle çizmiştir. Gerek Orta Doğu ve gerekse Filistin coğrafyasındaki zulmün en büyük sebebi ve destekçisi İngiltere, ABD ve İsrail’dir. 22 devlete bölünen Araplar devletleri ve yönetimi birlik ve beraberlikten uzak günü birlik politikaların değiştiği zulüm diyarı olmuştur. Bölgenin sınırsız yer altı ve yer üstü kaynaklarına sahip olması, stratejik konumu, kara altın petrol ve doğal gaz yatakları, Arap halkları ve İslam dünyasına bir faydası olmamıştır.

    Filistin’de son yaşanan olayların görünen sebebi Hamasın İsrail’e saldırısı görünse de asıl sebebe güçler savaşı ve paylaşılmıştır. Bu olayı ABD, Batı, İngiltere ile Çin, İran, Rusya arasında yaşanan bilek güreşidir. Bölgeye ABD’nin gönderdiği üç Uçak gemisi muazzam askeri gücün Filistin’deki savaşçılar için olduğuna inanmak saflık olur. Bu olayın Ukrayna savaşı ile de bağlantısı vardır.

      Filistin’de mazlumlar zulüm uğramaktadır. Savunmasız dar bir alanda masum Filistinli sivillere soykırım yapılmaktadır. Filistin’de insanlık ölmüş, insan onuru ayaklar altına alınmıştır. Burada asıl hedef Filistin, Suriye ve Lübnan’dır. Asıl hedef de İran’dır. ABD ve İsrail’in esas hedefi İran’ı vurmaktır. İran Orta Doğu’da denge olup, yabancı güçlerin olmadığı büyük askeri ve bölgesel güçtür. ABD’nin asıl hedefi İran’ı vurmak için, İran’ın bölgedeki öncü güçlerini vurup, arkasından İran’ı vurup parçalamak istiyor.

     Bölgenin asıl sahibi Filistin halkına İsrail orantısız güç kullanmakta, bugün 5,860 km2 Batı Şeria, 360 km2 Gazze Şeridi, 6220 km2 Filistin toprağı işgal, zulüm ve soykırımıma uğrayarak, yaklaşık 5,5 milyon mazlum Filistinli, göçe ve soykırıma tabi tutulmaktadır. En az 8 milyon Filistin insanı, vatan toprağından uzak, başka ülkelerde mülteci durumuna düşürülmüştür.

     Dünyada 15 milyon Yahudi’ye karşı 2 milyar Müslüman 57 İslam ülkesi bulunmaktadır. İslam ülkeleri içinde özellikle Türkiye, İran, Suudi Arabistan, Mısır öncü olmalı Filistin davasına sahip çıkmalıdır. Filistin giderse Suriye, Lübnan, İran gider. İslam ailemi artık uyanmalı, bu şer kuvvetlerin bölgeden çekilmesi lazım. Çin, Rusya, Pakistan olaya dahil edilerek bu emperyalist güçlerin hedefe ulaşmalarını engellenmelidir.

      Filistin’de yaşananlar insanı insanlığından utandırmaktadır. Filistin’de masum kadın ve çocuklara yapılan zulüm insan olarak sessiz kalamayız. O mazlumların yüzündeki acı ve çaresizlik insan olan herkesin yüreğini yakmaktadır. Yüce Allah’ın gazabı zalimlerin üzerine olsun. Allah ülkemizi, mazlumları ve İslam alemini zalimlerin zulmünden ve şerrinden korusun.

 

Bu yazı 293 defa okunmuştur.