Rufat GÜREL

Rufat GÜREL

azer_1964@hotmail.com

Gurbet Vatan

10 Kasım 2023 - 08:51

Gurbet; insanın doğup büyüdüğü, aile ocağının bulunduğu yerden uzak yer, yabancı yerde yaşaması demektir. Türk insanın gurbet kaderi olmuş adeta. Adriyatik denizinden Çin Seddine ,350 milyon Türk insanı, 7 devlet, 18 Özerk Türk Cumhuriyeti, 6 kıta, Birleşmiş Milletlere üye olan olmayan 235 devlete yaşamaktadır.

     Dünya insan olsaydı kalbi Türkiye olurdu. Dünya tek devlet olsaydı İstanbul onun başkenti olurdu. Anadolu coğrafyası dünyada hep ilklerin yaşadığı, bir çok millet ve medeniyete ev sahipliği yapan dünyada bir eşi ve benzeri olmayan eşsiz bir coğrafya. İstanbul dünya yön veren 3 İmparatorluğa başkent olmuş, çağ açıp çağ kapatmıştır. Türkiye’nin yüzölçümü 783.562 km2 olup iki kıta iki ayrı medeniyetin kesiştiği noktada bulunmaktadır. Bir iç denizimiz olmak üzere 4 denize, iki uluslararası doğal suyu yolu olan Çanakkale, İstanbul boğazına sahip. Türkiye'nin toplam kıyı uzunluğu, adalar hariç olmak üzere 8592 km'dir. Türkiye deniz sahaları dahil 1.280.000 km2 sahip bir yarım adadır. 7 iklimin aynı anda yaşandığı, güneşi, gölü, ormanları, akarsuları, temiz havası, tarihe iz düşmüş 85 milyonun yaşadı muhteşem coğrafya.

     Üç kıtada at koşturmuş, yüzlerce beylik, devlet, İmparatorluk kurmuş, tarihe yön vermiş, en kadim milletimiz. Türkü tarihten çıkar tarih ilmi kalmaz.

     Peki böyleyiz de niçin hak ettiğimiz yerde değiliz. Üç kıtadan bir yarımadaya sığındık, yaşadığımız bu muhteşem coğrafyanın hakkını veremediğimiz için bir lokma ekmek uğruna iç ve dış göçle dünyanın dört bir yanına dağılıp anadan, babadan, sıladan, doğup büyüdüğümüz vatanımızdan uzaklarda gurbet vatanda vatan ve sıla hasreti yaşıyoruz.

    Bugün yurt dışında temelli göç edenlerle beraber 10 milyon vatandaşımız yaşıyor. Bu Birleşmiş milletlere üye olan olmayan 235 ülkenin 135’den fazla nüfus ediyor. Bu rakam bir Azerbaycan bir Yunanistan nüfusu demektir. Sadece Almanya’da 3 milyon soydaşımız var. Bu rakam 98 ülkenin nüfusundan fazla. Bu rakam bir Arnavutluk bir Ermenistan nüfusunu geçiyor. Sadece 2023 yılında 50 binden fazla insanımız yurtdışına gitti. Gidenlerin çoğu genç, eğitimli yetişmiş insanımız.

     Ya iç göç, 1927 nüfus sayımına göre İstanbul ilinin nüfusu 806 bin şimdi aradan geçen 96 yılda 20 kat artarak 16 milyonu geçmiş, başkent Ankara’nın nüfusu 1923 yılında 21.500 iken şimdi aradan geçen 100 yılda 233 kat artarak 5 milyon olmuş, bu diğer şehirlerimiz içinde farkı değil.

     Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün; “ Milletin efendisi köylüdür.” dediği köylerimiz adeta boşalmış. Cumhuriyetin ilk yıllarında nüfusunun yaklaşık yüzde yetmiş beşi kırsal alanda yaşıyor ve ülke ekonomisinin neredeyse tamamı köyden karşılanıyordu. Biz kurtuluş savaşını bu ülkenin emektarları köylü kardeşlerimizle kazandık. Onlar ülkenin her yerine dağılmış, üreten, emektar, çalışkan, vatansever insanlardı. Ülkenin en ücra köşelerinde onlar olup ülkeye mührünü vurmuşlardı. Bugün 35 bine aşkın köy nüfusu köyünü bırak yurt dışı ve yurt içine göç etmiş. Köyler adeta boşalmış, yaşlı nüfus kalmıştır, Gençler köylerde büyük şehirlere göç etmektedir. Köy nüfus oranı % 7’nin altına 5 milyonu bile bulmuyor.

   Gurbet çok acıdır. Onu ancak yaşayanlar bilir. Şairin dediği gibi; “Ben bu dünya da üç şeyden korkarım bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm.” Ayrılık ilk sırada olup, yoksulluk ve ölümden de beterdir. Hele yurt dışında olanlar sınır kapısına geldiğinde sevinçten, çıktıklarında üzüntüden ağlarlar. Bu güzel insanlarımıza bu acıyı yaşatmayalım.

     Bu cennet vatan 85 milyonu değil, 300 milyonu besler. Hatalarımızdan ders çıkaracağız, daha çok çalışıp daha çok üreteceğiz, ilmi ve fennî rehber edinip, milli birlik ve beraberlik içinde Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün söylediği yoldan sapmayacağız. Güzel ülkemin güzel insanlarına yaşadığı, doğup büyüdüğü yerde, iş ve sosyal imkanları sağlayıp, insanlarımıza gurbet acısı sıla hasreti çektirmemiz lazım. Güzel ülkemin güzel insanları, her nerede yaşıyor ve yaşatılıyorsanız, her şey gönlünüzce olsun. Sizlere Anavatanımız Anadolu’dan, kucaklar dolusu selam, sevgi ve muhabbetlerimi yolluyorum. Hoşça kalın, dostça kalın.

 

Bu yazı 233 defa okunmuştur.