Başkan Recep Tayyip Erdoğan, 'Türkiye'nin tam üye olarak yer almadığı bir Avrupa Birliği'nin (AB), küresel bir aktör olamayacağını' söyledi. Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Erdoğan başkanlığında toplandı. Başkan Erdoğan 2 saat süren toplantının ardından şunları söyledi: TÜRKİYE ROTASINDAN AYRILMIYOR: Dünyanın ve bölgemizin çatışmaların, siyasi ve ekonomik çalkantıların, sosyal gerilimlerin girdabında sağa sola savrulduğu bir dönemde Türkiye rotasından ayrılmadan emin adımlarla hedeflerine doğru ilerliyor. Bölgemizdeki her kriz Türkiye'nin son 23 yılda kat ettiği büyük mesafeyi ispat ederken ülkemizin istikrar adası konumunu daha da perçinliyor. BÖLGENİN EN İSTİKRARLI ÜLKESİ: Türkiye ezberlerin bozulduğu, belirsizliğin arttığı, insanlığın yol ve yön arayışının hızlandığı günümüzde bölgesinin en güçlü, en istikrarlı ülkesi olarak göz doldurmaktadır. Bugün artık her alanda kendi ayakları üstünde durabilen, dostlarına ve kardeşlerine en zor zamanlarında destek veren bir Türkiye vardır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin sağladığı avantajlar sayesinde Avrupa başta olmak üzere tüm dünyayı kara kara düşündüren savaşın yıkıcı etkilerini birçok alanda en düşük seviyede tutmayı başarabiliyoruz. AB, TÜRKİYE'YE HEP BİR BAHANE BULDU: Son dönemde Türkiye'nin Avrupa'daki konumuna dair yine Avrupalı aktörlerin tetiklediği bazı yıpratıcı tartışmalara şahit oluyoruz. Biz maruz kaldığımız onca çifte standarda rağmen tam üyelik yolundaki çalışmalarımızı inatla sürdürdük. Bugün de AB kurumlarıyla ve ülkeleriyle karşılıklı temaslarımız yoğun bir şekilde devam ediyor. İlk başvuru tarihimiz olan 1950'den beri Avrupa içerisinde özellikle belli kesimlerde Türkiye'ye karşı kökleşmiş olan önyargıları bir türlü aşamadık. Kimi zaman demokrasimizi dillerine doladılar, kimi zaman ekonomimizi tehdit olarak gördüler, kimi zaman nüfusumuz üzerinden korku yaydılar, kimi zaman inancımızı bahane ederek bizi ötekileştirdiler ama her seferinde Türkiye'yi dışlayacak, Türkiye'nin tam üyelik sürecini yavaşlatacak, Türkiye'yi kapıda bekletecek bir bahane mutlaka buldular. TÜKİYE DEĞİŞTİ VE DÖNÜŞTÜ: Türkiye değişti ve dönüştü. Ekonomisini ve demokrasisini güçlendirdi. Ama bu çevrelerin ülkemize yönelik çarpık yaklaşımında hiçbir değişim olmadı. Biz işte bu zihniyetle ve temsilcileriyle de mücadele etmek zorunda kaldık. Merhum Özal'ın dediği gibi sadece uzun ince değil aynı zamanda suni engeller ve engebelerle dolu bir yolda yürüdük. Teessüfle belirtmeliyim ki bu yolculuk yine aynı zeminde devam ediyor. Türkiye'ye yönelik stratejik şaşılık maalesef birliğin pek çok kurumunda hem de çok bariz biçimde varlığını muhafaza ediyor. AVRUPA BİR YOL AYRIMINDA: Avrupa bir yol ayrımındadır. Ya Türkiye'nin büyüyen gücünü ve küresel ağırlığını birliğin darboğazdan çıkışı için bir fırsat olarak görecekler ya da dışlayıcı söylemlerin Avrupa'nın geleceğini karartmasına müsaade edecekler. Bizim temennimiz Avrupa'daki karar alıcıların siyasi ve tarihi önyargılarını artık terk ederek Türkiye'yle samimi, sahici ve göz hizasında ilişkiler geliştirmeye odaklanmalarıdır. Böyle bir ilişkinin kazananı Türkiye'nin de ayrılmaz parçası olduğu Avrupa kıtası olacaktır.
Genel
Yayınlanma: 05 Mayıs 2026 - 09:40
Güncelleme: 05 Mayıs 2026 - 09:45
AB Türkiye'nin kıymetini bilmeli
Türkiye’nin ihtiyaç duyulunca kapısı çalınacak; sair zamanlarda ötelenecek bir ülke olmadığının altını çizen Erdoğan: Bugün Avrupa’nın Türkiye’ye duyduğu ihtiyaç, Türkiye’nin Avrupa’ya olan ihtiyacından daha fazladır. Yarın bu ihtiyaç daha da artacaktır
Genel
05 Mayıs 2026 - 09:40
Güncelleme: 05 Mayıs 2026 - 09:45
Bu haber 112 defa okunmuştur.
EDİTÖR
İlginizi Çekebilir












