Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen 'İstanbul'un Fethi'nden, Gönüllerin Fethine' programına katıldı. Erdoğan, konuşmasında özetle şunları söyledi: İKİ COŞKU BİR ARADA: Bugün bir taraftan Kurban Bayramı'nın sevincini yaşarken, diğer taraftan İstanbul'un fethinin 573. yılına kavuşmanın heyecanı içindeyiz. Bu anlamlı günde, tam 573 sene önce İstanbul'un fethine katılan, bu şehrin surlarında şehit olan, gazi olan her büyüğümüzü rahmetle anıyorum. Henüz 21 yaşındayken İstanbul'un fethini gerçekleştiren o şanlı komutanı da aynı şekilde kemali edeple yâd ediyorum. Bin yıldır semalarımızdan ezan-ı Muhammedî eksilmesin, bayrağımız gökyüzünde nazlı nazlı dalgalansın, mabetlerimizin üzerine namahrem eli değmesin, her metrekaresinde bir şehidin yattığı bu aziz topraklar kirletilmesin diye fedâyı can eyleyen tüm kahramanlara Rabbimden rahmet diliyorum. Fethin 573. yılı kutlu olsun. KARANLIKTAN AYDINLIĞA: Kardeşlerim, sevgili gençler; bu mübarek günde şu noktaya özellikle dikkatlerinizi çekmek istiyorum. İstanbul'un fethi sadece büyük bir zafer, sadece çağ açıp çağ kapayan bir olay değildir. Dünyanın göz bebeği bir şehirde karanlığın aydınlığa tahvilidir. İstanbul'un fethi; can ve mal güvenliğinin olmadığı bir şehirde, yüzyıllar sürecek huzur ve güvenlik ortamının tesis edilmesidir. İstanbul'un fethi; her kökene, her inanca, her görüşe o güne kadar gösterilmeyen hoşgörünün gösterilmesi, verilmeyen değerin verilmesidir. İstanbul'un fethi; coğrafya için fitne üreten bir ocağın söndürülmesi yerine, kıyamete kadar sönmeyecek hak ve hakkaniyet ocağının yakılmasıdır. İstanbul'un fethi; Ayasofya dâhil mabetleri soyulan, tahrip edilen, semtleri bataklığa dönüşen bir şehrin imarıdır, ihyasıdır, yeniden hayat bulmasıdır. O NE GÜZEL KOMUTAN: Ne diyordu Peygamber Efendimiz: 'İstanbul muhakkak fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, onun askeri ne güzel askerdir.' İstanbul'un fethi; iki dünyanın, iki kıtanın birleştiği bu şehre 573 yıldır batmayan bir güneşin doğması, bir baharın gelmesidir. İstanbul'un fethi; yeryüzünde fitneyi ortadan kaldırmayı hayatının amacı hâline getiren, bunun için hiçbir fedakârlıktan kaçınmayan 21 yaşındaki bir gencin, dünya tarihinde örneği görülmeyen bir barış ve kardeşlik iklimini mayalamasıdır. İstanbul'un fethi, bu topraklarda Malazgirt'le başlayan fetihler silsilemizin en parlak halkasıdır. Fetih, milletimizin 'Kızıl Elması' uğruna neleri başaracağının numunesidir. FIRSAT VERMEYECEĞİZ: Her kim İstanbul'un statüsü değişsin diyorsa, bunlar Topkapı'da okunan Kur'an'ı, Ayasofya'da okunan ezanı içlerine sindiremeyenlerdir. Her kim İstanbul'da inşa ettiğimiz yüksek medeniyeti görmezden gelerek 'Göçebe barbarlar Anadolu'daki medeniyeti tahrip etti' diyorsa, pelerinini kaldırın; göğsüne kazınmış Bizans dövmesiyle karşılaşırsınız. Her kim bu şehrin, Yahya Kemal'in 'Türk İstanbul' dediği kurucu kimliğiyle sorun yaşıyorsa, arka planına baktığınızda aslında fetihle ve Fatih'le hesaplaşma içinde olduğunu görürsünüz. Bunların kim olduğunu hepimiz gayet iyi biliyoruz. Allah'ın izniyle bu zihniyetin temsilcilerine dün fırsat vermedik, bugün de yarın da fırsat vermeyeceğiz. GÖZÜMÜZ GİBİ BAKACAĞIZ: Fatih Sultan Mehmet Han'ın bize emaneti olan bu aziz şehre gözümüz gibi bakmaya devam edeceğiz. 86 yıllık hicranın ardından nasıl Ayasofya'nın kapısına vurulan zincirleri parçaladıysak, kutlu fetihten ilham alarak yeni zaferlere de imza atacağız. İstanbul'un fethi bizlere şunu öğretmiş, şunu hatırlatmıştır: Eğer gerçekten inanır, çalışır, zorluklar karşısında sebat edersek; milletçe başaramayacağımız iş, ulaşamayacağımız hedef yoktur. Yeter ki Sultan Fatih gibi, 'Ya İstanbul beni alacak ya da ben İstanbul'u alacağım' diyerek kararlılık gösterelim. Yeter ki zafere inanalım, gücümüzün idrakinde olalım. Gerisi Allah'ın izniyle sadece bir zamanlama ve planlama meselesidir. Bunun için hep birlikte çalışacak, saflarımızı daha da sıklaştıracak ve İstanbul'un geleceğini karartmak isteyenlere meydanı bırakmayacağız. RABBİM NİCE FETİHLERE ERİŞTİRSİN: Şunu bir defa her bir yol ve dava arkadaşımın çok iyi bilmesini isterim: Dünyamız ve bölgemiz gerek siyasi, gerek ekonomik, gerekse diplomatik bakımdan çok ciddi kırılmalar yaşıyor. Coğrafyamızda sınırlar yeniden kanla ve gözyaşıyla çizilmek isteniyor. Gazze'den Sudan'a, Yemen'den Lübnan'a yönümüzü nereye çevirirsek çevirelim acı, çatışma ve istikrarsızlığa tanık oluyoruz. Değerli kardeşlerim, Rabbim daha nice fetihlere bizleri eriştirsin. Bunun için de Cumhur İttifakı'nın birliğini ve beraberliğini daim eylesin. Birliğimizi, beraberliğimizi bozmayacağız. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız ve hep birlikte Türkiye'nin yarınlarına yürüyeceğiz. 573 YILLIK ÖFKENİN PENÇESİNDEN KURTULAMAYANLAR VAR Bu topraklar 1071'den bu yana bizim vatanımız, İstanbul ise 1453'ten bu yana Türk İstanbul olarak milletimizin göz bebeği, iftihar tablosudur. Ama biliyoruz ki bunu hâlâ kabullenemeyenler var. İstanbul'un fethini hâlâ içlerine sindiremeyen hazımsızlar var. 573 yıllık öfkenin pençesinden bir türlü kurtulamayanlar var. Bunların gerek içeride gerekse dışarıda, buldukları her fırsatta bu hazımsızlıklarını ve rahatsızlıklarını ifşa ettiklerini görüyoruz. Ne diyorlar? 'Her kim zulüm 1453'te başladı' diyorsa, maskesini indirin; altından 1453'te mücadele ettiğimiz karanlık yüzler çıkacaktır. 7'DEN 70'E FETİH COŞKUSU İstanbul'un Fethi'nin 573. yıl dönümü kutlamaları kapsamında İstanbul Valiliği koordinasyonunda gün boyu çeşitli etkinlikler düzenlendi. Yürüyüş, mehter konserleri, hatim programları, gösteri uçuşları, mapping etkinlikleri, konserler ve havai fişek gösterileri ile İstanbullular fethin coşkusunu doyasıya yaşadı. Etkinliklere 7'den 70'e çok sayıda vatandaş katıldı. İlk olarak Fatih Camisi'nde Fatih Sultan Mehmet Han Türbesi ziyaret edildi. Ziyaretin ardından Beyazıt Meydanı'ndan Ayasofya Meydanı'na kadar 'Fetih Yürüyüşü' yapıldı. Yürüyüşe İstanbul Valisi Davut Gül ve il protokolü ile AK Parti İl Başkanı Abdullah Özdemir ve çok sayıda vatandaş katıldı. Yürüyüşte, 'İstanbul'un fethinin 573. yıl dönümü kutlu olsun' ve 'Fatih'in İstanbul'u fethettiği yaştasın' yazılı pankartlar açıldı. Vali Gül, 'Başta Fatih Sultan Mehmet Han olmak üzere muzaffer ordusuna, şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyoruz. Ayasofya'yı tekrar aslına kavuşturan Sayın Cumhurbaşkanımıza da şükranlarımı arz ediyorum' dedi.
Genel
Yayınlanma: 30 Mayıs 2026 - 11:32
Güncelleme: 30 Mayıs 2026 - 11:34
Fatih'in emanetine gözümüz gibi bakıyoruz
Erdoğan: Fatih Sultan Mehmet Han’ın bize emaneti olan bu aziz şehre gözümüz gibi bakmaya devam edeceğiz. 86 yıllık hicranın ardından nasıl Ayasofya’nın kapısına vurulan zincirleri parçaladıysak, kutlu fetihten ilham alarak yeni zaferlere de imza atacağız
Genel
30 Mayıs 2026 - 11:32
Güncelleme: 30 Mayıs 2026 - 11:34
Bu haber 138 defa okunmuştur.
EDİTÖR
İlginizi Çekebilir












