Iğdır Üniversitesinde Türk dünyasının ortak kültürel miraslarından biri olan Nevruz Bayramı dolayısıyla kapsamlı bir program düzenlendi. Iğdır Üniversitesi ev sahipliğinde; Türkiye Azerbaycan Dostluk Dernekleri Federasyonu (TADDEF) ile Iğdır Azerbaycan Evi iş birliğinde gerçekleştirilen “Türk Dünyasında Nevruz” konulu etkinlik, akademisyenler, öğrenciler ve vatandaşların yoğun katılımıyla gerçekleşti.
Karaağaç Kampüsü 15 Temmuz Şehitleri Konferans Salonu’nda düzenlenen programa Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Haktan Sevinç, akademik ve idari personel, öğrenciler ve çok sayıda davetli katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda Nevruz’un Türk dünyasındaki yeri, tarihi kökenleri ve kültürel anlamı ele alındı.
Programın açılış konuşmasını yapan TADDEF Genel Başkan Yardımcısı Serdar Ünsal, Nevruz’un yalnızca bir bahar bayramı olmadığını belirterek, Türk milletinin ortak tarihini, kültürünü ve birlik duygusunu temsil eden kadim bir gelenek olduğunu ifade etti. Nevruz’un Türk dünyasının farklı coğrafyalarında büyük bir coşkuyla kutlandığını belirten Ünsal, bu bayramın kardeşlik, dayanışma ve barışın sembolü olduğunu vurguladı.
Etkinlikte konuşan Öğr. Gör. Sözer Akyıldırım ise Nevruz’un tarihsel geçmişine değinerek, Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan geniş bir coğrafyada asırlardır yaşatılan bu bayramın Türk kültürünün önemli bir parçası olduğunu söyledi. Akyıldırım, Nevruz’un Türk toplumlarında doğanın yeniden canlanışını, baharın gelişini ve yeni bir başlangıcı simgelediğini ifade etti.
Kelime anlamı “yeni gün” olan Nevruz, her yıl 21 Mart tarihinde kutlanıyor. Gece ile gündüzün eşit olduğu bu tarih, doğanın uyanışı ve baharın başlangıcı olarak kabul ediliyor. Türk dünyasında Nevruz; yeni yılın başlangıcı, bereketin ve bolluğun habercisi olarak görülüyor. Aynı zamanda insanların geçmişte yaşanan zorlukları geride bırakarak yeni bir başlangıç yapmasını simgeleyen önemli bir kültürel gün olarak değerlendiriliyor.
Türk tarihindeki anlatılara göre Nevruz, Göktürklerin Ergenekon’dan çıkışını simgeleyen bir gün olarak da kabul ediliyor. Bu nedenle Nevruz, bazı Türk topluluklarında “Ergenekon Bayramı” veya “Diriliş Günü” olarak da anılıyor. Bu yönüyle Nevruz, yalnızca bir mevsimsel kutlama değil, aynı zamanda tarihsel hafızayı ve milli kimliği temsil eden sembolik bir anlam taşıyor. Türk dünyasının geniş coğrafyasında farklı geleneklerle kutlanan Nevruz’da çeşitli ritüeller ve törenler gerçekleştiriliyor. Ateş üzerinden atlamak, demir dövmek, doğada piknik yapmak, mezarlık ziyaretleri gerçekleştirmek ve geleneksel oyunlar oynamak bu kutlamaların önemli parçaları arasında yer alıyor. Özellikle ateş üzerinden atlama geleneği, kötü enerjilerden arınmayı ve yeni yılın temiz bir başlangıçla karşılanmasını simgeliyor. Nevruz kutlamalarının en dikkat çekici geleneklerinden biri de boyalı yumurtaların tokuşturulmasıdır. Bolluk ve bereketi temsil eden bu gelenekte insanlar birbirleriyle yumurta tokuşturarak bayram sevincini paylaşır. Bunun yanında semeni hazırlanması, çeşitli geleneksel yemeklerin yapılması ve toplu etkinliklerin düzenlenmesi de Nevruz’un vazgeçilmez unsurları arasında bulunuyor. Iğdır Üniversitesinde gerçekleştirilen programda da bu kadim gelenekler sahneye taşındı. Nevruz temalı şiirlerin okunması ve halk oyunları gösterileri izleyicilerden büyük ilgi gördü. Program boyunca Türk dünyasının farklı bölgelerine ait kültürel motifler sahnede canlandırıldı. Etkinliğin en renkli anlarından biri ise katılımcıların birlikte boyalı yumurtaları tokuşturması oldu. Bayramın paylaşma ve birlik ruhunu yansıtan bu gelenek, programda coşkulu görüntülere sahne oldu. Düzenlenen etkinlik, Nevruz’un yalnızca bir bayram değil, aynı zamanda Türk dünyasının ortak kültürel mirasını temsil eden önemli bir değer olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Katılımcılar, Nevruz’un barış, kardeşlik ve dayanışma mesajlarının gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çekti.
Tahmini okuma suresi: 3 dakika.
DOĞUKAN BEY











