Düşünce Otağı’nda Mahmut Aşkar ve Prof. Dr. Zeki Tan bireysel ve toplumsal yüzleşmeyi tartıştı
Iğdır’da her hafta farklı konuların ele alındığı Düşünce Otağı platformu, bu hafta araştırmacı-yazar Mahmut Aşkar’ın “Kendimizle Yüzleşmek” adlı eserine ev sahipliği yaptı. Etkinlikte, kitabın yazarı Mahmut Aşkar ile Iğdır Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zeki Tan, bireysel ve toplumsal yüzleşmenin gerekliliği üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.
Aşkar: “Özgüven, aile ve eğitimle şekillenir”
Mahmut Aşkar, kitabının ana temasını aktararak toplumların eksiklerini kabul edip çözüm üretebilme cesaretinin kalkınmanın anahtarı olduğunu vurguladı.
“Sosyal hayatına ve düşünce dünyasına dair hatalarını dile getiren ve ona çözüm üreten toplumlar daha kalkınmıştır. Kendisiyle yüzleşmeye hazır olmak özgüvenin göstergesidir. Bu özgüven, ailedeki yetişme tarzı ve eğitim sistemiyle doğru orantılıdır” diyen Aşkar, dogmatik ve doktriner eğitim anlayışında insani değerlerin ideoloji ve grup aidiyetine feda edildiğini ifade etti.
Aşkar, ideolojik kalıpları kırabilen entelektüellerin hem kendileriyle hem de toplumla yüzleşebilme basiretine erişebildiğini belirtti.
Prof. Dr. Zeki Tan: “Eleştiri Şark’ta yerleşmesi gereken bir fazilettir”
Kitabı titizlikle incelediğini söyleyen Prof. Dr. Zeki Tan, eleştirinin toplumlar için bir erdem olduğunu dile getirdi.
“Kitap fikir emeğinin ürünü. Keyifle okudum, bazı bölümlerini tekrar tekrar okudum. Birbirimizi eleştirmek kötü bir şey değil, bilakis bir fazilettir. Bu kültürü Şark’ta oturtmamız gerekiyor” dedi.
Tan, Aliya İzzetbegoviç’in “Doğu toplumlarına eleştiri dersi koymak isterdim” sözünü hatırlatarak doğu toplumlarının kusurları görmezden gelme eğiliminden kurtulması gerektiğini vurguladı. Ayrıca Ali Şeriati’nin “İnsanın Dört Zindanı” kavramına değinerek bu zindanların ancak bilgi ile aşılabileceğini ifade etti.
“Beyindeki engeller en büyük zindan”
Kitaptaki özgürlük temasına dikkat çeken Tan, insanların düşüncelerini açıkça ifade edememesinin ciddi bir engel olduğunu belirtti:
“İnsanlar dışarıda olsalar bile hapiste gibi yaşıyorlar. Kafasındakini söyleyememek insanı geliştirmez. Bu, insanın en büyük zindanlarından biridir.”
“En büyük ödül, ilgi ve eleştiridir”
Programın sonunda yeniden söz alan Mahmut Aşkar, bir yazar için en büyük ödülün eserine ilgi gösterilmesi ve eleştirilmesi olduğunu söyledi.
“Kendini aşabilmek çok önemli. İnsan sorguladığında başkalarının ezberini bozar. Siyasi görüşünü, inancını, doğruyu yanlışı sorgulamak; hayatı ve değer yargılarını yeniden değerlendirmek gerekir” dedi.
Düşünce Otağı’ndaki buluşma, katılımcılara yalnızca bir kitap değerlendirmesi değil, aynı zamanda bireysel ve toplumsal bir yüzleşme fırsatı sundu.
HAKAN ŞIKTAŞ












