Ermenistan Kapısı Kısa Sürede Açılmaya Hazır
Ermenistan’a açılması planlanan Alican Sınır Kapısı’nda yürütülen son hazırlıklar basın mensuplarına tanıtıldı. Iğdır’da görev yapan gazeteciler Alican’a giderek sınır hattında incelemelerde bulundu, kapıda yapılan çalışmaları yerinde görüntüledi.
Sınırın sıfır noktasında, Iğdır’ın kültürünü, folklorunu, yöresel yemeklerini ve gezilecek yerlerini tanıtan afişlerin yer aldığı görüldü. Türkiye tarafında yürütülen fiziki ve lojistik hazırlıklar basın tarafından kayıt altına alındı.
Ziyaret sırasında Iğdır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Kamil Arslan ile iş insanı İshak Yaycılı, kapının açılmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Mülkiye Başmüfettişliği görevine atanması dolayısıyla veda ziyaretlerini sürdüren Vali Ercan Turan da gazetecilerle birlikte Alican Sınır Kapısı’na gitti. Vali Turan ziyarette herhangi bir açıklama yapmadı. Programda Jandarma Komutanı Tuğgeneral Zafer Özden, Vali Yardımcısı Abdurrahman Çelebi ve Karakoyunlu Kaymakamı Fatih Erdoğan da yer aldı.
İş insanı İshak Yaycılı, 1992 yılında Azerbaycan’a açılan sınır kapısı dönemine değinerek, o yıllarda Iğdır’ın bugünkü potansiyele sahip olmadığını belirtti. Kapının açılmasıyla birlikte önemli bir insan hareketliliği yaşanacağını ifade eden Yaycılı, Ermenistan nüfusunun bir bölümünün bu kapıyı kullanması halinde günlük on binlerce kişinin Iğdır’a giriş yapabileceğini söyledi. Yaycılı, gelen ziyaretçilere iyi muamele edilmesi, misafirperverliğin ön planda tutulması ve ticarette kısa vadeli kazanç yerine uzun vadeli ve kalıcı ilişkilerin hedeflenmesi gerektiğini vurguladı. Iğdır’da konaklama kapasitesinin de yetersiz olduğuna dikkat çekti.
Iğdır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Kamil Arslan ise Alican Sınır Kapısı’nın açılmasının Iğdır’da ve Doğu Anadolu Bölgesi’nde olumlu bir hava oluşturduğunu ifade etti. Sınır kapısının 1934-1952 yılları arasında açık olduğunu, bu dönemde ticaretin ağırlıklı olarak ihracata dayalı yürütüldüğünü belirten Arslan, canlı hayvan ve pamuk gibi ürünlerde ithalat yapıldığını aktardı.
1952 yılından bu yana kapının kapalı olduğunu hatırlatan Arslan, geçmişte Ermenistan’ın Azerbaycan topraklarını işgali, Türkiye’den toprak talepleri ve sözde soykırım iddiaları nedeniyle kapının açılmasının uygun görülmediğini söyledi. Azerbaycan’ın işgal altındaki topraklarını geri alması ve bölgedeki dengelerin değişmesiyle birlikte sürecin farklı bir noktaya geldiğini dile getiren Arslan, Ermenistan tarafından atılan bazı adımların da bu süreci etkilediğini belirtti.
Arslan, şu aşamada üçüncü ülke vatandaşlarına hizmet verecek şekilde hazırlıkların sürdüğünü, oda olarak esnafa yönelik çalışmalar yapıldığını ifade etti. Sınır kapısında Rusça, İngilizce ve Farsça “hoş geldiniz” yazılarının hazırlandığını, esnafa eğitimler verildiğini kaydetti. Kapının kısa süre içinde önce üçüncü ülke vatandaşlarına, ardından ihracat yapan tır firmalarına, daha sonraki aylarda ise hem Ermenistan hem de Türkiye vatandaşlarına açılmasının öngörüldüğünü söyledi.
DOĞUKAN BEY











