Bir yanda zirve hazırlıkları sürerken diğer tarafta NAT Onun farklı cephelerini temsil eden ülkeler hummalı bir diplomatik yarışın içindeler. Ankara Zirvesinin Soğuk Savaştan bu yana NAT Odaki en çekişmeli ve en önemli toplantı olacağı iddia ediliyor. Kısa süre önce Avrupalı müttefiklerinden Hürmüzde istediği desteği bulamayan ABD Başkanı Trump ittifak için kâğıttan kaplan demişti.İşte buzdağının görünen kısmında Trumpın NAT Onun geleceğine biçtiği rol var. ABD Başkanı, ittifakın Avrupayı Rusyaya karşı korumak için mali yükünü üstlenmeyi reddediyor. Özellikle Avrupalı üyelerin askeri harcamaları artırmasını şart koşuyor.Ayrıca ittifakın odağını Avrupadan Hint-Pasifike çevirmesini istiyor. Ancak sorun sadece bu değil. NAT Onun kurucu ülkeleri arasında da bugün ittifakın konumuna ilişkin farklı vizyonlar söz konusu.Örneğin Fransa... Hatırlarsanız birkaç yıl önce Fransa Cumhurbaşkanı Macron, NAT Onun beyin ölümü gerçekleşti diye buyurmuştu. Aslında bu, Fransanın mevcut konumu açısından anlaşılır bir söz.Macron, Avrupanın savunmasını ABDye bağımlı olmaktan çıkarma hedefinde. ABnin savunma projesi SAF Ee odaklanması ve kendi askeri yapısını oluşturmasını istiyor. Hatta açıkça AB üyesi olmayan müttefikleri İngiltere ve Türkiyeyi bu planın dışında tutmaya çalışıyor.Tabii, Charles de Gaulleün 1966da Fransayı NAT Onun askeri kanadından çıkardığı ve ancak 2009da Sarkozy döneminde geri döndüğü hatırlanırsa Fransanın pozisyonu daha net anlaşılabilir. Macron ihtiraslı bir lider. Ancak gerçek şu ki mevcut şartlarda Avrupanın elinde NAT Odan daha iyi bir askeri seçenek yok.Eski kıtanın ekonomisi de yakın zamanda bunun değişemeyeceğini gösteriyor. Bununla birlikte ittifakın kurucu üyelerinden İngiltere, Fransa ve ABDden farklı bir noktada duruyor. NAT Onun fikir babası olarak İngilterenin eski dışişleri bakanlarından Ernest Bevin gösterilir.Bevin, Stalini durdurmanın ancak ABDnin Avrupayı savunmasıyla mümkün olacağını düşünüyordu. Bir taraftan da Britanyanın İkinci Dünya Savaşının sonunda kaybettiği emperyal etkiyi tekrar canlandırma hedefindeydi. Bunun için Brüksel Anlaşmasını bir basamak olarak kullanıp NAT Onun temelini oluşturdu.ZİRVEDE BÜYÜK BİR YOL AYRIMI OLABİLİR Bugün İngiltere, AB dışında olsa da NAT Onun temel misyonunun hâlâ Avrupanın korunması olduğunu düşünüyor. Bu yönden Fransa ile taban tabana zıt sayılırlar. Yine İngiltere kendini transatlantik ittifakta bir köprü olarak konumlandırıyor.Bu açıdan Türkiye ile son dönemde NATO içinde ve dışında çok boyutlu, pragmatik bir işbirliği yapıyor. Tabii bu üç temel cepheleşmenin yanı sıra ittifak içinde Kanada, İskandinavya ve Balkan hattında da başka mücadeleler mevcut. Tüm bu ayrışmalar yaşanırken Ankara zirvesinin gündeminde deve dişi gibi meseleler tartışılacak.En iyi senaryoda temmuza kadar Hürmüz sorununun çözüleceğini varsaysak bile Ukrayna savaşının geleceği ve ABD-Avrupa hattının nasıl onarılacağı meçhul. Trumpın şart koştuğu yüzde 5lik savunma hedefi de meselenin bir boyutu. Avrupalıların asker sayısını nasıl artıracağı ise başka bir sorun.Özetle, Ankara zirvesi NATO için büyük bir yol ayrımı olabilir. ANKARANIN HAYATİ ROLÜTRUMP yönetiminin NATO üyeleri için bir karne günü gibi baktığı zirvenin Ankarada gerçekleşmesi önemli. Türkiye NAT Onun en büyük ikinci askeri gücü konumunda.Şu sıralarda ittifak içinde yeni inisiyatifler de alıyor. Bir yandan da farklı lobiler alttan alta Türkiyeyi NAT Odan çıkarma propagandası yürütüyor. İttifak üzerinde bir etkisi olmasa da bunu not etmek gerekir.İran savaşı sırasında Türkiyeyi hedef alan birkaç füzenin NATO sistemleri tarafından etkisiz hale getirilmesi de bir konunun önemini hatırlattı. Türkiye bir yandan savunma sanayiine yatırım yaparken diğer tarafta NATO şemsiyesinde caydırıcılığını çeşitlendirmeye çalışıyor. Çok taraflı savunma stratejisi açısından bu kaçınılmaz.Öte yandan İsveç ve Finlandiyanın üyelik süreci hatırlanırsa Türkiyenin aynı zamanda organizasyonun nasıl şekilleneceği konusunda da öne çıktığı söylenebilir. Tabii burada farklı görüşler çarpışıyor. Şurası net ki Ankara, NAT Onun ABye benzer bir mekanizmaya dönüşmesini istemiyor.ZİRVEDE İSTANBUL AÇILIMINAT Onun 2004teki İstanbul Zirvesini çiçeği burnunda bir muhabir olarak izlemiştim. Haber atlatma hevesiyle iki gün boyunca gece-gündüz Harbiye Askeri Müzesi ve Lütfi Kırdar arasında mekik dokumuştum. O zirvenin somut adımlarından biri Bahreyn, Katar, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirliklerinin dahil olduğu İstanbul İşbirliği Girişiminin kurulmasıydı.Bu girişimin amacı tıpkı Akdeniz Diyaloğunda olduğu gibi NAT Onun bölgeye açılımıyla terör, afet ve acil durumlar ile NATO tatbikatları konusunda işbirliği yapılmasıydı. Şimdi Ortadoğudaki gelişmeler tüm dünyanın meselesi haline gelmişken Türkiye Ankaradaki zirvede bu inisiyatifin de bulunmasından yana. Tabii NAT Oda kararlar oybirliğiyle alınıyor.Karşı çıkan olmazsa Ankara Zirvesinde 22 yıl önce İstanbulda kurulan bir Ortadoğu açılımı görebiliriz.CNN Turk
Genel
Yayınlanma: 16 Mayıs 2026 - 10:37
Güncelleme: 16 Mayıs 2026 - 10:41
Ankaradaki NATO zirvesi ittifak dengelerini değiştirecek mi?
Temmuz ayında Ankarada düzenlenecek NATO Zirvesi öncesinde ittifak üyeleri arasında yoğun diplomatik temaslar sürüyor. Zirvenin, Soğuk Savaş sonrası dönemin en kritik NATO toplantılarından biri olacağı değerlendiriliyor. Bir yanda zirve hazırlıkları devam ederken diğer yanda NATO içinde farklı cephe...
Genel
16 Mayıs 2026 - 10:37
Güncelleme: 16 Mayıs 2026 - 10:41
Bu haber 69 defa okunmuştur.
EDİTÖR
İlginizi Çekebilir












