Çorum maçı, Iğdırspor açısından sadece bir maç değil; sezonun dönüm noktalarından biri olarak hafızalara kazındı. Maç öncesi beklentiler, sahaya çıkan kadro ve teknik direktör Hikmet Karaman’ın müdahaleleri, tüm sezon boyunca yaşanan problemlerin bir özeti gibiydi. Fofona ve Bruno’nun sakatlıkları, teknik ekibin hamle gücünü ciddi şekilde sınırladı ve Karaman hocanın elini adeta bağladı.
İlk on bire baktığımızda Koita ve Mendes’in birbirini tamamlayan oyuncu tipleri olmadığını hemen fark ettik. Ayrıca, maç başında sağ önde Güray, sol önde Ahmet’in görev yapması, takım kimyasını bozdu. İkinci yarıda Ahmet ve Güray’ın yer değiştirmesi, takımın bir nebze dengesini sağladıysa da, ilk yarının kaybettirdiği avantaj geri gelmedi. Mendes’in santrafor arkası oynatılması ise maç boyunca en belirgin hatalardan biriydi. Açık alan oyuncusu olan Mendes’i dar alanda tutmak, onun en büyük silahını, hızını ve boş alan yaratma kapasitesini tamamen yok etti. Sol kenarda koşu yapıp rakibin arkasına sarkacak bir Mendes’e ihtiyaç vardı; fakat bu imkan verilmedi.
İlk yarının golsüz bitmesinin en önemli nedeni, kaleci Sinan Bolat’ın kurtardığı penaltıydı. Bu kritik an, takımın gol pozisyonlarını değerlendirememesiyle birleşince, devreyi 0-0 kapatmamıza neden oldu. İkinci yarı ise tam anlamıyla kabus gibi başladı. Maçın başında ve sonunda yediğimiz iki gol, sezonun geri kalanına dair umutlarımızı adeta söndürdü. Karaman hocanın ikinci yarıdaki müdahaleleri beklentileri karşılayamayınca, mağlubiyet kaçınılmaz oldu.
Bu tabloya bakıldığında, Iğdırspor’un sorununun teknik direktör olmadığını görmek gerekir. Bu kadar oyuncu rotasyonu, sürekli transferler ve kadro değişiklikleri, sahada istikrarı yok eder. Alınan oyuncuların kariyerleri göz kamaştırıcı olsa da, sahadaki performansları maalesef beklentilerin çok altında. Mendes’in oyundaki etkisizliği, adeta takımı tek başına sürükleyemeyecek kadar yetersiz bir görüntü ortaya koydu. Sanki sahaya tatile gelmiş gibiydi; ne topla ne topsuz oyunda varlığı hissedildi. Takım, doksan dakika boyunca sahada eksik bir takım gibi mücadele etti.
Sezonla ilgili iddiamız Çorum maçıyla sona erdi. Ancak, sporu bir kenara bırakıp, toplumsal ve kültürel direnişi de unutmamak gerekiyor. Siyonist İsrail ve Amerika karşısında, bu toprakların Hüseyni ve Abbasi mirasının temsilcileri olarak, umudumuzu ve kararlılığımızı korumalıyız. Direnişe omuz verme ve birlik olma zamanı geldi.
Iğdırspor için bu sezon, sadece saha içi performans ve sonuçlarla değil, takımın kimyası, kadro planlaması ve yönetimsel kararlarla da hatırlanacak. Bu deneyim, önümüzdeki sezon için derslerle dolu. Takımın eksiklerini görmek, doğru stratejilerle düzeltmek ve saha içi dengeyi sağlamak, artık kaçınılmaz bir zorunluluk.
MUSTAFA TANER NARDEMİR











