Gazetemizin başyazarı, benimde saygı duyduğum abim olan Mahmut Aşkar, her fırsatta “Sizden gazeteci olmaz. Bu şehir neden böyle kirli? Neden böyle bakımsız?” diye her seferinde sitem eder laf sokuşturur, biz basın mensuplarına.
Bende, “Abi haklısın ama biz yazıyoruz da dinleyen kim?” deyip mahcup bir şekilde geçiştiriyoruz her defasında.
Doğrusu çevre konusunda ben de çok hassasım. “Temizlik imandan gelir” sözü benim ön planda tuttuğum bir sözdür.
Iğdır’da yaşıyoruz. Iğdır’ı temiz tutmak herkesin, her Iğdırlının asıl görevidir. Geçenlerde konu etmiştim. 16-17 yaşında bir genç bisikletle giderken elindeki poşet ve bir büklüm kağıdı yolun ortasına savurduktan sonra ben neden yapıyorsun deyince Iğdır’ın her tarafı kirli ne olacak diye cevap vermesini.
Tabi, bu konularda birçok birime görev düşüyor. Önce aile, okul, basın hepimiz toplumun eğitim düzeyinin gelişmesinden sorumluyuz. Ben şahsen kendimi sorumlu kabul ediyorum. Bazı illere, hatta bazı ülkelere gittiğimizde tertemiz bir ortam insanın her zaman içini açıyor.
Ben 2000 yılında Almanya’ya gitmiştim. Küçücük bir park vardı. Bir gün o parkın yanından geçerken, baktım 6-7 yaşlarında çocuklar başlarında yaşlı bayanlar olmak üzere çevre temizliği yapıyorlar. Çocuklar, çöp, izmarit yerde ne varsa toplayıp getiriyor, o yaşlı bayanların elindeki büyük çöp poşetlerine atıyorlar.
Gıpta ile biraz bu manzarayı seyrettikten sonra oradan ayrıldım. Iğdır’a döndükten sonrada o konuyu defalarca yazdım. Okuyanlar bundan ders alsın diye.
Geçen günlerde Karakoyunlu ilçesinde bir taziyeye gitmiştim. Elimi bir kağıt mendille sildim. Arabaya bindikten sonra yanaşır bir çöp kutusuna atarım diye düşünmüştüm. İş yerine geldiğinde elimi cebime attım baktım ki, bu kağıt halen cebimde. Demek ki, bir yerlerden bir ders almışım.
Yine üzüldüğüm bir olaya daha şahit oldum ve bu yazıyı yazmamda bana ilham kaynağı oldu bu olay.
İş yerinde camın kenarında ayakta durmuş, dışarıyı seyrediyordum.
Üç tana bayan yoldan geçiyordu. Tahminen bayanlar 35-50 yaş arasıydılar.
Baktım bayanlardan bir tanesi elindeki bir kağıda yolun ortasına savurdu ve yoluna devam etti. Aklımdan geçti, bir seslenip, “Hanımefendi siz bu kâğıdı yolun ortasına attınız. Bunu kim toplayacak?” diyecektim ki; bir tartışma çıkması durumunda, bu kez de milletin “Senin işin mi yok? ne işin var?” diye beni kınayacağından çekindim.
Bayanın kim olduğunu bilmediğim ve bilsem de söylemeyeceğim için bu konuda bazı şeyler yazıp teselli bulmak istedim.
Biz çevremizi temiz tutalım. Çevremizi temiz tutmak için de bilinçli bireyler yetiştirmemiz gerekiyor. Bu kadarı doğru da bu muhtemelen anne olan hanımefendiye ne demeli?
Bu bilinçteki insanlarımıza kim bu bilinci aşılayacak?
Onu ben merak ediyorum…
Iğdır
Yayınlanma: 28 Kasım 2024 - 09:40
İsmail Aras yazdı: "Bu Şehirde Biz Yaşıyoruz… Çevremizi Temiz Tutalım…"
Gazetemizin başyazarı, benimde saygı duyduğum abim olan Mahmut Aşkar, her fırsatta “Sizden gazeteci olmaz. Bu şehir neden böyle kirli? Neden böyle bakımsız?” diye her seferinde sitem eder laf sokuşturur, biz basın mensuplarına.
Iğdır
28 Kasım 2024 - 09:40
Bu haber 525 defa okunmuştur.
EDİTÖR
İlginizi Çekebilir












