Sevr’den Aşure Çorbası Olmaz – Malzemeler Ayrışır
???? GİRİŞ
Son 20 yılda Türkiye’nin siyasal atmosferinde sıkça telaffuz edilen “Kürt Açılımı”, özünde barış, eşitlik ve demokratikleşme vaadiyle sunuldu. Ancak açılımın içeriği, uygulanışı ve zamanlaması; bu süreçlerin gerçekten bir “çözüm” mü yoksa daha büyük bir “tasfiye planının” ön adımı mı olduğu sorularını beraberinde getirdi.
Bu makale, bonus puanların gerçekten kimlerin hanesine yazıldığını sorgulamakta ve özellikle açılım politikalarının Ermeni diasporasıyla olan tarihsel, sosyolojik ve stratejik bağlarına ışık tutmaktadır.
Çünkü “açılım” gibi iyi niyetli görünen politikalar, unutulmuş tarihi gerçekler ve dış aktörlerin hesapları göz ardı edildiğinde; ileride dönüşü olmayan zararlar bırakabilir.
???? 1. TARİHSEL ZEMİN – “KARDEŞLİKTEN KANI KARIŞMIŞ HESAPLARA”
▪ Osmanlı-Rus Savaşları ve Kars’ta 40 Yıllık İşgal
1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sonrası Kars ve çevresi tam 40 yıl boyunca Rusya’nın kontrolünde kaldı. Bu süreçte Çarlık Rusyası, bölgeye Ermeni nüfusu teşvik etti, onları silahlandırdı ve bir tür “ön kuvvet” gibi kullandı.
▪ Birinci Dünya Savaşı: Van’a Giren Ruslar ve Ermeni İşbirliği
1915’te Ruslar Van’a girdiğinde, yanlarında Ermeni gönüllü birlikleri de vardı. Boşalan Müslüman köyler hedef alındı; sivil halk kıyımdan geçirildi. Bu süreçte bazı Kürt aşiretleriyle geçici ittifaklar, bazı bölgelerdeyse çatışmalar yaşandı. Bu karmaşık ilişki, ileride yaşanacak hesaplaşmaların tohumlarını attı.
???? 2. TEHCİR VE YÜKLENEN SUÇ
▪ Tehcir’deki Saldırılar
1915 Tehcir sürecinde, devletin sevk ettiği Ermeni kafilelerinin bir kısmı Kürt eşkıya çeteleri tarafından saldırıya uğradı. Bu saldırılar bazı bölgelerde yerel çıkarla, bazı bölgelerde ise misilleme saikiyle yapılmıştı.
> O günlerdeki sessizlik, bugünün suçlamasına dönüştü.
Bugün “soykırım” diyerek Türkiye’yi suçlayan Ermeni Diasporası, aslında asıl öfkesini Kürt aşiretlerine yöneltiyor.
Bu durum, Ermenistan televizyonlarında yayınlanan röportajlara dahi yansımış, “Asıl bizi kesenler Kürtlerdi” ifadesi açıkça kullanılmıştır.
???? 3. KÖKEN KARIŞIKLIĞI: ERMENİ DÖNMESİ KÜRTLER
Bazı Ermeniler, Tehcir sonrası Müslüman ailelerin yanında büyümüş, zamanla Kürt kimliğiyle toplum içine karışmıştır. Bu nesillerin torunları günümüzde PKK/PYD gibi yapılarda yer almakta, ideolojik çerçevede faaliyet göstermektedir.
Bu kişilerin geçmişle bağları, duygusal travmalar ve aidiyet çelişkileri, ileride diasporanın “toprak ve kan talebine” destek vermelerine zemin hazırlamaktadır.
> Yani bir “Kürt devleti” kurulursa, o devletteki Ermeni kökenli kadrolar, Ermeni taleplerinin bir iç dayanağı haline gelebilir.
???? 4. ERMENİ TERÖRÜNDEN PKK’YA GEÇİŞ: BAYRAK YARIŞI MI?
1970-1980 arası ASALA gibi örgütlerle yürütülen Ermeni terörü, bir anda ortadan kalktı. Ardından sahneye PKK çıktı.
Bu keskin geçiş, birçok analizciye göre bir nöbet değişimiydi.
İkisi de Türkiye’yi hedef aldı. İkisi de dışarıdan desteklendi.
Ve ikisi de doğu topraklarını “özgürleştirme” argümanıyla ortaya çıktı.
> Terörün adı değişti, ama haritadaki niyet değişmedi.
???? 5. KARABAĞ’IN BEDELİ: DOĞU ANADOLU MU?
Azerbaycan, Türkiye’nin açık desteğiyle Karabağ’ı Ermenistan’dan geri aldı.
Bu gelişme, Batı'da “denge” arayışlarını hızlandırdı.
Bazı küresel merkezler, bu zaferin “bedeli” olarak Türkiye’nin doğusunda bir oluşuma göz kırpma ihtimalini artırdı.
Bu doğrultuda Kürt Açılımı, iç dinamiklerle değil, jeopolitik bir ayarlama olarak yeniden gündeme sürülmeye başlandı.
???? 6. SEVR’İN YENİDEN ISITILMIŞ HALİ: “ETNİK AÇILIM”
Eğer açılım süreci bireysel haklar çerçevesinde yürütülürse bu, sağlıklı ve değerlidir.
Ancak kimlik ve coğrafya esaslı bir yapılanma öngörülüyorsa, bu Sevr’in bugünkü versiyonudur.
> Bugün Kürtler, yarın Lazlar, sonra Gürcüler, ardından Çerkesler sıraya girebilir.
Oysa Türkiye mozaik değil, mermerdir. Parçalanmaz, tek taştır.
???? 7. SONUÇ: DEMOKRATİK AÇILIMA EVET, ETNİK AÇILIMA HAYIR
Türkiye’nin çözüm üretmesi gereken birçok sosyal, kültürel, ekonomik meselesi vardır.
Bu meseleler hak temelli bir demokrasi anlayışıyla ele alınmalıdır.
Ancak dışarıdan güdümlü, içerideki karışık kökenli aktörlerle yürütülen, tarihsel hesapları ve toprak iddialarını içinde taşıyan bir açılım; barış değil bölünme getirir.
> Sevr’den aşure olmaz. Her şeyin yeri, zamanı, rengi, kokusu farklıdır.
Tencerede kaynayan şey barış çorbası değilse, malzemeleri tanımak gerekir.
???? KAPANIŞ SLOGANI:
> “Bu millet kardeştir, ama kanıyla oynanmaz.
Toprağı kutsaldır, pazarlık yapılmaz.
Geçmişi unutmaz, ama düşman da yaratmaz.”











