Muharrem ayı münasebetiyle üniversiteden isminin verilmesini istemediği için ben de vermiyorum; şahsıma sorulan soruların cevaplarıdırdım. Soruları da yazmayıp sadece cevapları yazmayı uygun gördüm. Zaten cevaplardan sorular da açıkça görülmektedir.
Cevap1: Aşure, muharrem ayının ‘ Muharremlik’ ayının onuncu günüdür. Yani İslami tarihte Kerbela katliamının olduğu gündür.
Bir de Aşure adını almış olup, bu ayda pişirilen “Aşure aşı” vardır. Biz bunu Nuh’un gemisinin karaya oturmasıyla sevinç anlamında pişirilen bir aş olduğunu düşünüyoruz. On çeşit gıda malzemesinden yapıldığı için bu adı almıştır. Bu, Anadolu’da bu ayda pişirilerek konu komşuya ikram edilmesiyle meşhur olmuştur. Gelenekselleşmiş bir aştır.
Cevap2 : Günümüzde Hz.peygamberin doğum günü ‘kutlu doğum haftası merasimleri de yapılıyor. Yanlız Aşure etkinlikleri değil islami etkinliklerin birçoğunda (Mevlit, Regaip, Miraç, beraat kandilleri) Mi’raç hariç, diğerlerinin Kur’ani ve sünnet delilleri yoktur. Bunlar en çok tarihte vuku buldukları zamandan sonra, gelenekselleşmiş etkinliklerdir. Tıpkı kutlu doğum haftası gibi. Kutlu Doğum Haftası da yalnız bizde vardır. Bu etkinlik de miladi takvime göre yapılmaktadır. Aşure etkinlikleri de Kerbela vakasından sonra şehadet yıl dönümlerinde Hz. Hüseyin ve Kerbela şehitlerini anma toplantıları / merasimleridir. Kur’ani bir emir olmayıp, sünnete dayanma delilleri varsa da bilmiyorum. Bizler de peygamber hanedanının yok edilip ortadan kaldırılmasını asla onaylamayız. Aslında her Müslüman için bu böyledier. Kerbela’da cereyan eden bu vahşi hadiseyi her yıldönümünde anmayı çok önemli addetmişiz. Çünkü peygamberimiz bu gün çok üzüntülüdür. O’nun bu üzüntü ve kederine bu etkinliklerle ortak olmağa çalışıyoruz.
Cevap3: Aşure etkinlikleri Muharrem ayı ile başlar safer ayı sonunda biter. Safer ayının 20. Gününe ‘imamın kırkı da’ denir. (Yani Kerbelada Şehit edilen Hz. Hüseynin Şehadetinden kırk gün geçmiştir anlamında. Buna Erbain de denir). Erbain törenleri Kerbela’da çok büyük katılımlarla yapılır. Bu törenlere yalnız şiiler değil, dünyanın çeşitli yörelerinden gelen sünni ve gayri Müslümler de katılır.
Cevap4: Aşure ile Nuh’un gemisinin karaya indiği gün, Hz.Yunus’un balık karnından çıktığı gün Hz.Eyyup’un yaralarından kurtulduğu gün vb… arasında herhangi bir ilgi yoktur. Bunlar tarihte olmuş vakalardır. Zaten bu vakaların olduğu gün ve yer kesinlikle bilinmemektedir. Oysa Aşure İslam tarihinin günü saati ayı belli olan çok önemli bir dönüm noktasıdır. Bunların aşure ile olan ilgisini asla düşünmüyoruz.
Cevap5: İslam dünyasında aşure neyi ifade ediyorsa Iğdır’da da aynı şeyi ifade eder. Aşure, bir yas günü, Muharrem ayı da bir yas ayı olarak düşünülüyor. Başka bir anlam verilmemelidir.
Cevap6: Aşure etkinlikleri: Mersiyeler, mescitlerde, camilerde ve evlerde konuyu açıklayan dini vaızlar ve deste merasimleri ve Kur’an tilavetlerinden ibarettir. Bunun dışında herhangi bir gizli anlam ve gizli gündem, görülenlerin dışında, gizli yapılan hiçbir şey yoktur.
Cevap7: Sine vurma: Hz.Hüseyin’in ve 72 şühedasının vahşyiane katli anlatılırken veya mersiye okunurken dinleyen kişileri üzüntülerini ifade eden elleri ile gögüslerine vurmaktır. Anlamı sadece üzüntüyü beyan etmekten ibarettir.
Cevap8: Zincir vurma, tamamı ile kalkmıştır. Zincir tomariyle deste dediğimiz grubun sırtlarına vurmasıdır. Sine vurmanın biraz daha şiddetlisidir.
Cevap9 : Başvurma da günümüzde tamamı ile kalkmıştır. Başvurma, zincir vurmadan daha şiddetli bir dövünmedir. Başı kesici bir aletle kanatmaktır. Dini herhangi bir farziyeti olmayıp, tamamiyle inanç esaslı terkedilmiş bir gelenektir.
Cevap10: Zaten bunlar günümüzde sine vurma hariç yapılmamaktadır. Bunun yerine “kızılaya kan bağışında” bulunuluyor.
Cevap11: Mersiyeler, mersiye okuyan kişilerin cami hocalarının zaten ezberinde vardır. Ayrıca mersiye, edebiyatımızda edebi bir türün adıdır. Tanzimat şairlerimizden Kazım Paşanın : “Düştü Hüseyin atından sahra-i kerbelaya / Cibril var haber ver sultan-ı Enbiyaya” nakaratlı mersiyesi Türk Edebıyatında da çok meşhurdur. KUMRU adlı mersiye kıtabı meşhurlardandır. Mersiye, tarihte diğer ünlü kişiler için de yazılıp okunan edebi bir türdür. Mersiyeler, bazen kendine mahsus bir teganniyle de okunabilir. Toplu mersiyeler Hüseyniyelerde icra edilir.
Cevap12: Alem: işaret, alemet, sembol demektir. Elem: aynı anlamda olup Hz.Hüseyin’in matem sembolüdür. Elem üzerine bağlanan para ve benzerleri, kişinin gönlünden kopan bir bağıştır. Bunu yapmak zorunluluğu yoktur. Bu bağışlar “nezir” adı altında yapılır. Nezretmek içindeki arzularının yerine gelmesi için gönlünce yaptığı bağıştır. Bu paralar, önce tören masrafları için harcanır, artan kısmı da fakirlerle paylaştırılır. Bazen ve çoğu kez tören harcamalarını zenginler karşılıksız olarak yaparlar.
Cevap13: Aşurede öne çıkarılan isimler iki gruptur. Bir grup zalimler diğer grup mazlumlardır. Burada adlarından bahsedilen kişilerin zalim veya mazlum grupta oluşunu her Müslüman bilebilir. Bu isimlerin öne çıkarılması, bizzat Kerbela’da bulunan kahramanlar olmasındadır. Diğer gruplar ise Kerbela katilleridir.
Cevap14: Aşure gününde İslami yönden helal olan her şey yapılabilir. Zaten haramlar yalnız aşure değil hiçbir zaman yapılmaz. Yalnız matem gününe saygı olsun diye örften ve gelenekten kaynaklanan düğün, dernek eğlence vb. şeylerin yapılmamasına dikkat edilir. Bu, bunlar, bugün kesinlikle yapılamaz anlamına gelmez.
Cevap:16-17-18: Bunlar mahalli gelenekten kaynaklanan, şer’î olmadığı için, farklı İslam coğrafyalarında, değişiklik arz eden geleneksel törenlerden ibarettir. Farklılıkları bundan dolayıdır. Törenlerde taşınan bayraklar, Hz. Hüseyn ve Kerbela’yı andıran semboller olup, siyasî hiçbir anlamı yoktur.
Cevap19: Aşure etkinliklerine sadece Caferiler değil tüm Müslümanlar bu etkinlerin olduğu yerlerde iştirak ile katılımı sağlarlar. Misafir katılımcı diye bir şey yoktur. İsteyen katılır isteyen katılmaz. Katılmayanlar günah işlemiş olmazlar.
Cevap21: Etkinlerdeki resimler sembolüktür. Zaten eskiden böyle bir şey yoktu. Bu, sadece ressamlar tarafından hayali olarak canlandırılmış resimlerdir.
Cevap22: Keceva: Deve üzerine konulan korumalı oturak. Mahve bunlar törenlerde kullanılıyor ise de bunlar da semboluktir. Anı yaşatmak için yapılmıştır.
Cevap23: Özel bir hazırlık yoktur. Cami dışındaki etkinlikler aileler evlerinde mersiye okuturlar. Evlerdeki mevlit törenlerinden hiçbir farkı yoktur.
Cevap24: Bu konularda pek fazla bilgim yoktur. Bağımsız da olur, kordineli de olabilir.
Cevap25: Dindarlıkla pek alakalı olduğunu düşünmüyorum.
Cevap26: Muharrem ayı ile ilgili olup o ay etkilenebilirler. Sonra da uzun süre etkisinde kalabilirler.
Cevap27: Devamlı matemli olmak, hüzün günü için belki, ama daimi olarak hayır diye düşünüyorum bu benim şahsi görüşümdür.
Cevap28: İran aşure etkinliklerini görmediğim için mukayese edemem ama çok farklı olmadığı kanaatimdeyim. Matem hüzün her yerde ağlamaklı olur.
Cevap29: Muhteva bakımından aynıdır. Belki ayrıntı farklılığı olabilir. Bunların neler olduğunu bilmiyorum.
Cevap30: Kanaatimce rahatsız etmez. Yalnız çarpıtılır, maksatlı, zorlama yorum ve analizler her toplumu rahatsız edeceği gibi rencide edici yazılar Caferileri de rahatsız edebilir.
Cevap31: Elbette daha anlamlı yapılabilir. Her iyinin daha iyisi vardır. Evet, fakat eksiklikler çoktur.
Cevap32: Bir yeniliktir. Mubalagalı olmamak kaydı ile mesaj vermek bakımından iyi olabilir.
Cevap33-34: Lanet meselesine gelince, babası dair yezit ve “Ehlibeyt”e tuzak hazırlayıp, onlardan intikam alan, Peygamber hanedanını tarihten silmeye kalkan, “Kâbe”yi yakan, “Ravza”nın hürmetini ayaklar altına alan ve “Harre” olaylarını yapan herkes ve onları haklı göstermek isteyenler lanetleniyor. Kur’an da zalim kavme lanet ediyor.
Cevap35: Dediğiniz doğrudur. Bahse konu kişiler maalesef Caferi toplumunun yanında iyi fakat arkalarında genellikle olumsuzdurlar. Bu konuda tefrikaya asla yer vermemeliyiz inancındayım.
Cevap37: Birçok yanlışlıklar olabilir ve vardır.
Cevap38: İmam Hüseyin’e sevgi, ayet gereğidir. 33/33,42/23,3/61 yezit ve benzerlerine lanet de ayet gereğidir: 7/44,11/18 ve diğerleri.
Sayın Hocam, bu bilgiler şahsi düşüncelerim olup, ola ki hatalı da olabilir. Bu duygu ve düşüncelerle saygılar sunar, beni samimi bulup sorduğunuz için teşekkür ederim. Umarım koyduğunuz kuralları ihlal etmeden cevaplandırdım. Başarılarının devamını cenabı Allahtan dilerim. Saygılarımla.











