Türkiye’nin en doğusunda yer alan Iğdır’da 2025 yılının değerlendirmesini iyi yapmak gerekir diye düşünüyorum.
Öncelikle şunu vurgulamak gerekir. Iğdır, şehir olarak yerel ve ulusal anlamda birçok önemli olaya şahitlik etti.
Bana göre, Iğdır açısından 2025 yılının en önemli olayı, yılın son günlerinde gündeme damga vuran Alican Sınır Kapısı oldu.
Tüm kamu amirlerinin son süratle gece-gündüz hazırlıklarını yaptığı Alican Sınır kapısının açılacak olması tüm şehirde büyük bir heyecana neden oldu. Bu olay, şüphesiz Iğdır’ın geleceğini doğrudan etkileyecek.
Şöyle ki, uzmanlar Alican sınır kapısının Iğdır’ın sosyal ve ekonomik yapısına, 1992 yılında açılan Dilucu Sınır kapısından kat ve kat daha fazla etki yapacağını ön görüyor. Yine yapılan bilimsel değerlendirmelerde yakın zamanda Iğdır’ın nüfusunun 500 binin üzerine çıkacağı tahmin ediliyor.
Bunun yanında temeli atılan Kars–Iğdır–Aralık–Dilucu demiryolu projesi, yine Iğdır’a istihdam ve yatırım anlamında büyük fayda sağlayacağı apaçık gözüküyor.
Yaklaşık 2,4 milyar Euro tutarındaki bu yatırım, bölgeyi Asya ile Avrupa arasında önemli bir ticaret köprüsü haline getirecek ve lojistik maliyetleri düşürerek hem yerel hem ulusal ekonomiyi desteklemesi bekleniyor.
Bunların yanında Iğdırlıların yıllardır özlemle beklediği 400 yataklı Iğdır Devlet Hastanesi projesinin temeli atıldı. Bu proje, Iğdır’a sağlık alanında hem yerel hem de Nahçıvan başta olmak üzere bölgesel anlamda çağ atlatacak. Ancak, Iğdır’daki bazı fitne odakları hastane projesindeki çalışmalar son süratle devam ettiği halde hala sosyal medyada hastanenin yapılmayacağı yalanını ortaya atıyorlar. Bu projeden şüphe eden herkes mevcut hastane yanındaki eski İtfaiye alanına gidip çalışmaları yakından görebilirler.
Yine Tuzluca Depolama Barajı, Ünlendi ile beraber Iğdır çiftçisinin sulama sorununu tarihe gömecek. 2025 yılında temeli atılan bu projeyle Iğdır çiftçisinin sulama konusundaki makus talihi tersine dönecek.
Toplam yatırım maliyeti 7,5 milyar TL olan bu projelerde Milletvekili Cantürk Alagöz’ün büyük emeği ve harcadığı yoğun mesai var. Tasarruf döneminin en yoğun olduğu bu dönemlerde Cumhurbaşkanlığı nezdinde yaptığı girişimlerle yatırımların Iğdır’a kazandırılmasında büyük rol oynadı.
Yine, 2025 yılında Iğdır gündemini işgal eden konulardan biri de Iğdır Belediyesinin bütçe kısıtlamasını gerekçe göstererek işten attığı 204 kişinin mahkeme kararıyla işlerine geri dönmesi oldu. Ancak, Iğdır Belediyesi, şehirde hizmet konusunda eksiklerin olduğunu göz ardı ederek son derece faşizan bir tavırla işçilerin tazminatını vermek suretiyle geri almadı.
Bütçe sorunu nedeniyle çıkarılan işçilerin tazminatını ödemek için Iğdırmava’daki eski su ambarını satan Belediye’nin bu satış ihalesini hangi şartlarda ve ne şekilde sattığını tabii ki hiç kimse sorgulamadı. Burası kayyum dönemi veya Cumhur İttifakı döneminde satılsaydı, kamuoyunda veya sosyal medyada sahte hesaplarla ne türlü iftiralar atılacağını okurlarımızın vicdanına ve takdirine bırakıyoruz.
Yine, yılın son ayında şehir genelinde yaşanan su sıkıntısı nedeniyle yaşanan kaos da 2025 yılında en çok konuşulan konulardan biri oldu. Karşılıklı suçlayıcı açıklamalardan sonra DSİ 242. Şube Müdürlüğünün konuyla ilgili yaptığı teknik açıklama, Iğdır Belediyesinin olayda asli kusurlu olduğunu gözler önüne serdi.
DSİ’nin açıkladığı teknik raporda, en dikkat çekici nokta Iğdır’da kaçak su kullanımının %61 olduğu belirtildi. Sadece bu veri bile Belediyenin en temel hizmetlerinde bile ne kadar ayrıştırıcı ve şovenist siyaset yaptığını gözler önüne seriyor.
2026’DAN NE BEKLİYORUZ?
Bu kadar çaba ve çalışma olmasına rağmen Iğdır’da çözülmeyi bekleyen hala kronik sorunlar var. Enerji Bakanı sayın Alpaslan Bayraktar’ın geçtiğimiz günlerde TBMM’de bütçe görüşmelerinde değindiği üzere Karakoyunlu ve Aralık’a bu yıl doğalgaz gelecek. Bu durum, Iğdır’da herkesin şikayetçi olduğu kirli havayla mücadele noktasında da önem arz ediyor.
Yine Milletvekili Cantürk Alagöz’ün Çevre ve Şehircilik Bakanlığı nezdindeki girişimleriyle bu yıl içerinde 600’den fazla kombi, maddi durumu yetersiz vatandaşlara ücretsiz dağıtılacak.
Her türlü çekişme bir yana Iğdır, stratejik konumu ve fedakar halkıyla gerçekten iyi bir konumda olmayı hak ediyor.
Birbirimizi seversek, her şeyin üstesinden gelinir. Hasetlik, kıskançlık, ırkçılıkla ancak birbirimizi yeriz. Yukarıda da bahsettiğim gibi, Alican Sınır kapısı açıldıktan sonra yakın zamanda nüfusun 500 bini geçmesi sonucu Türk, Kürt gerçek Iğdırlılar olarak Iğdır elimizden gidebilir.











