19 Ocak, benim için takvimdeki sıradan bir gün değil, hayatımın en derin kaybını hatırlatan bir dönüm noktası. 1988 yılında kaybettiğim babamın yokluğu, aradan geçen yıllara rağmen yüreğimdeki tazeliğini koruyor. Onun eksikliğini her zaman hissediyor, hayatta karşılaştığım her zorlukta ona olan ihtiyacımı daha da derinden anlıyorum.
Babam, benim için sadece bir ebeveyn değil, aynı zamanda hayatımın rehberi, öğreticisi ve ilham kaynağıydı. Onun bana verdiği nasihatler, bugün bile yolumu aydınlatmaya devam ediyor. “Doğru ol, çalışkan ol, insanlara sevgiyle yaklaş” gibi sözleri, yaşamımın mihenk taşları oldu. Onun öğütleri, yalnızca birer kelime değil, hayatımın her alanında pusula görevi gören derin birer anlam taşıyor.
Babamın yokluğu, içimde doldurulması imkânsız bir boşluk yarattı. Ancak, onun sevgisi ve hatırası, bana güç veren en değerli miras oldu. O, benim hayatımın menba kaynağıydı; her zorluğun üstesinden gelmem için bana güç veren, aynı zamanda beni eğiten ve hayatı öğreten bir ışık gibiydi.
Bugün, onun yokluğunu daha fazla hissettiğim bir gün. Onun bilgeliğine, sevgisine ve desteğine her zamankinden daha çok ihtiyaç duyuyorum. Ancak biliyorum ki, babamın öğretileri ve sevgisi, hayatım boyunca bana rehberlik etmeye devam edecek.
19 Ocak, sadece bir yas günü değil; aynı zamanda onun hatırasını onurlandırma, öğretilerini yaşatma ve onun ışığında yaşamaya devam etme günü. Babamın izi, hayatımın her anında benimle ve bu izler, her zaman yüreğimde yaşamaya devam edecek.












