• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Resmi İlanlar
  • Iğdır
  • Bölge
  • Genel
  • Dünya
  • Politika
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Spor
  • Sağlık
  • Kültür-Sanat
  • Bilim ve Teknoloji
  • Magazin
  • Ara
SON DAKİKA:
00:08
Rektör Gürel’den İletişim Başkanlığına Stratejik Ziyaret
00:02
 Rektör Gürel’den Büyükelçi Aslanov’a Önemli Ziyaret
Video Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. İsmail Aras
  3. Vekili Değil, Iğdır'ı Üzdün Hadi!
Yayınlanma: 14 Ağustos 2026 - 22:03

Vekili Değil, Iğdır'ı Üzdün Hadi!

14 Ağustos 2026 - 22:03
Yorumlar
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Vekili Değil, Iğdır'ı Üzdün Hadi!
İsmail Aras

Gazetecilik yalnızca birilerini eleştirmek, bir siyasetçiyi hedef almak ya da bir köşeden insanlara tepeden bakmak değildir. Gazetecilik; yaşadığı şehri tanımak, o şehrin insanını anlamak, yapılan hizmeti görmek, yapılmayan hizmeti de cesaretle dile getirmektir.

Hele söz konusu IĞDIR ise, mesele çok daha hassastır.

Çünkü IĞDIR, yıllardır farklı kimliklerin, farklı kültürlerin ve farklı siyasi anlayışların bir arada yaşadığı bir şehir. Bu şehirde zaman zaman Azeri geldi, Kürt gitti; Kürt geldi, Azeri gitti anlayışı üzerinden siyaset yapıldı. İnsanlar birbirinden uzaklaştırıldı, kimlikler üzerinden ayrıştırıldı. Oysa IĞDIR’ın ihtiyacı tam tersiydi: Birlik, beraberlik ve ortak bir IĞDIR kimliği.

İşte Cantürk Alagöz’ün ortaya koyduğu en önemli farklardan biri de burada başladı.

“Biz IĞDIRlıyız. IĞDIRlı olmalıyız. IĞDIR için çalışmalı, IĞDIRlıya hizmet etmeliyiz.”

Bu anlayış, alışılmış siyasi kalıpların dışına çıktı.

Elbette bundan rahatsız olanlar da oldu.

Çünkü uzun yıllar boyunca IĞDIR’da siyaset, çoğu zaman kimlikler üzerinden okunmaya çalışıldı. Cantürk Alagöz ise bu anlayışın üzerine bir çizgi çekerek, “Önce IĞDIR” dedi. İnsanların hangi kökenden, hangi siyasi görüşten ya da hangi mahalleden olduğundan önce IĞDIRlı olmasını önemseyen bir anlayışı öne çıkardı.

Bunun karşılığını da kısa sürede gördü.

Çünkü Cantürk Alagöz yalnızca siyaset yapan bir isim olarak değil, iş dünyasından gelen bir IĞDIRlı olarak da toplumun karşısına çıktı. Alnının teriyle kazandığını, doğup büyüdüğü topraklara aktarmasıyla dikkat çekti. Spora, özellikle futbola verdiği destek; ihtiyaç sahiplerine, fakire ve fukaraya yaptığı yardımlar kamuoyunun gözü önünde gerçekleşti.

Bugün Cantürk Alagöz’ü eleştirmek elbette herkesin hakkıdır.

Ama eleştirinin de bir hakkaniyeti olmalı.

“Burnu havada” demek kolaydır.

Peki, bunu söylerken yıllardır IĞDIR için ne yaptınız?

Bir gazeteci olarak IĞDIR’ın hangi sorununu gündeme taşıdınız? Hangi vatandaşın derdini manşetinize taşıdınız? Hangi esnafın, hangi çiftçinin, hangi işçinin, hangi öğrencinin sesini duyurdunuz?

Bunları sormak da bizim hakkımız.

Çünkü gazetecilik, yalnızca siyasetçilerin kişiliği üzerinden değerlendirme yapmak değildir. Gazetecilik, yapılan hizmeti de görür; eksik hizmeti de yazar. Bir siyasetçinin selam verip vermemesi üzerinden karakter analizi yapmak yerine, o siyasetçinin memlekete ne kattığını ve ne katamadığını ortaya koymak çok daha doğru bir gazetecilik anlayışıdır.

Siz bazı siyasilerden bahs etmişsiniz. Bahsettiğiniz siyasetçiler elbette iyi insanlar olabilir.

Kimsenin insanlığı üzerinden bir tartışma yürütmek gibi bir niyetimiz yok.

Ancak keşke IĞDIR’a yaptıkları hizmetlerden söz etseydiniz.

Keşke “Şu hizmeti yaptı, şu yatırımı getirdi, şu vatandaşın sorununu çözdü” diyebilseydiniz.

İşte o zaman hiç üzülmezdim.

Çünkü IĞDIR’a hizmet eden kim varsa, bizim başımızın üstünde yeri vardır.

Ancak Cantürk Alagöz’ün IĞDIR’da yaptığı hizmetleri saymaya kalktığınızda, birkaç satırla işin içinden çıkamazsınız.

Elbette IĞDIR’da hala yapılması gereken hizmetler vardır.

Bunu ilk kez siz söylemiyorsunuz.

IĞDIR’ın yerel basını yıllardır bunu yazıyor. Yıllardır kaldırımlardaki sorunları, yolları, altyapıyı, çevreyi, yatırımları, hastaneyi, tarımı, işsizliği ve şehrin diğer problemlerini gündeme taşıyan gazeteciler var.

IĞDIR’da yerel basın var.

IĞDIR’ın derdini kendi derdi bilen gazeteciler var.

Peki, siz bu gazetecilerin kaçıyla tanıştınız?

Kaçıyla oturup IĞDIR’ın sorunlarını konuştunuz?

Kaçının haberini takip ettiniz?

Kaçının emeğine saygı gösterdiniz?

Bunlar da sorulması gereken sorular.

Çünkü bir şehre dışarıdan bakarak o şehrin bütün hikâyesini anlamak mümkün değildir.

IĞDIR’ı tanımak için IĞDIRlıyı tanımak gerekir.

Esnafını bilmek gerekir.

Çiftçisini bilmek gerekir.

Gazetecisini bilmek gerekir.

Mahallelerini gezmek gerekir.

Tuzluca’yı bilmek gerekir.

Aralık’ı, Karakoyunlu’yu, köyleri bilmek gerekir.

İnsanların hangi sıkıntılarla yaşadığını görmek gerekir.

Siz bunları görmeden, yalnızca bir siyasetçinin size selam vermemesinden yola çıkarak onun kişiliği hakkında hüküm vermeye kalkarsanız, IĞDIRlı da size “Bir dakika” der.

Çünkü IĞDIRlı kimin gerçekten kendisi için çalıştığını, kimin ise yalnızca konuştuğunu zaman içerisinde ayırt eder.

Bugün Cantürk Alagöz’e ulaşmak isteyen yüzlerce insan var.

Onun yanında yürümek isteyen, onun projelerine destek vermek isteyen, onun IĞDIR için ortaya koyduğu mücadeleyi önemseyen insanlar var.

Bunun sebebi de yalnızca siyaset değildir.

İnsanlar hizmet görmek istiyor.

İnsanlar kendilerini önemseyen, memleketine sahip çıkan insanları görmek istiyor.

Cantürk Alagöz kısa zamanda IĞDIR’da güçlü bir karşılık oluşturduysa, bunun nedenlerini yalnızca siyasi pencereden değerlendirmek büyük bir eksiklik olur.

Bazen bir insanın arkasında kalabalıkların oluşmasının sebebi, o insanın kendisini değil, memleketini öne koymasıdır.

Cantürk Alagöz’ün yaptığı da budur.

Elbette eleştirilebilir.

Elbette eksikleri varsa söylenebilir.

Elbette yanlış yaptığı düşünülen konular kamuoyunun önünde tartışılabilir.

Ama eleştiri ile kişilik saldırısı arasındaki çizgiyi de korumak gerekir.

Hele bunu yapan kişi gazeteciyse, sorumluluk daha da büyüktür.

Çünkü gazetecinin kalemi güçlüdür.

Bir cümleyle bir insanı kamuoyunun gözünde farklı bir yere koyabilir.

Bu nedenle gazeteci, kendi kişisel kırgınlığını memleket meselesi gibi sunmamalıdır.

Bazen bir insan size selam vermeyebilir.

Bazen sizinle görüşmek istemeyebilir.

Bazen sizin beklentinizi karşılamayabilir.

Bunların hepsi olabilir.

Ama gazetecilikte asıl mesele, “Bana ne yaptı?” sorusu değil, “IĞDIR’a ne yaptı?” sorusudur.

Benim itirazım tam da burada.

Cantürk Alagöz’ün burnunun havada olduğunu söylüyorsunuz.

Peki, siz IĞDIR’a ne kadar yakındınız?

Yılların gazetecisi olduğunuzu söylüyorsunuz.

Peki, IĞDIR’ın kaç sorununu yıllarca takip ettiniz?

Kendi mecranızda bir dünya kurmuş olabilirsiniz.

Ama IĞDIR’ın gerçek dünyası başka.

O dünya; sabahın erken saatinde dükkânını açan esnafın dünyasıdır.

Tarlasında çalışan çiftçinin dünyasıdır.

Çocuğunun geleceğini düşünen annenin babanın dünyasıdır.

İş arayan gencin dünyasıdır.

Yol, su, altyapı ve hizmet bekleyen köylünün dünyasıdır.

Ve bu insanların beklentisi çok açık:

“Kim bize hizmet ediyorsa onu görün, kim eksik yapıyorsa onu da yazın.”

Kimse gazeteciden alkış beklemiyor.

Ama adalet bekliyor.

Ben yıllardır IĞDIR basınının içinde olan biri olarak bunu çok iyi biliyorum.

Nice insan kendi imkânlarıyla haber yaptı.

Nice yerel gazeteci, ekonomik sıkıntılara rağmen yayınını sürdürdü.

Çünkü yerel gazetecilik, çoğu zaman büyük imkânlarla değil, memleket sevdasıyla yapılır.

Ve gelelim Tuzluca meselesine...

Tuzlucalı olmak sadece nüfus kaydında bir yer yazması değildir.

Tuzlucalı olmak, Tuzluca’nın yarasını bilmektir.

Tuzluca’nın insanının derdini anlamaktır.

O insanların yıllardır yaşadığı sorunlara kulak vermektir.

Bir Tuzlucalı olarak, bir Tuzlucalının yarasına tuz basmamak gerekir.

Ama bugün geldiğimiz noktada, Cantürk Alagöz’ün burnunun havada olduğunu söyleyen bir anlayışın, kendi memleketiyle ne kadar temas kurduğu da sorgulanmalıdır.

Ben seni yıllardır gazeteci olarak biliyordum.

Ancak açıkçası, “Değmez” deyip geçiyordum.

Bugün geldiğimiz noktada ise artık susmanın doğru olmadığını düşünüyorum.

Çünkü mesele Cantürk Alagöz değil sadece.

Mesele IĞDIR’a bakış meselesidir.

Mesele gazeteciliğe bakış meselesidir.

Mesele eleştiri ile öfke arasındaki farkı bilmektir.

Mesele kişisel bir kırgınlığı memleket meselesi haline getirmemektir.

Bu nedenle açıkça söylüyorum:

Hadi bey...

Vekili değil, IĞDIR’ı üzdün.

Sana selam vermedi diye bir insanı küçümsemek, onun yıllardır yaptığı hizmetleri yok saymak, IĞDIR’da oluşan karşılığını görmezden gelmek doğru değildir.

Cantürk Alagöz’ü sevmeyebilirsiniz.

Siyasi düşüncelerine katılmayabilirsiniz.

Eleştirebilirsiniz.

Ama IĞDIR için yaptığı işleri de görmek zorundasınız.

Çünkü gazetecilik, hoşumuza gideni yazmak değildir.

Gazetecilik, gerçeği bütün yönleriyle ortaya koymaktır.

Bugün Cantürk Alagöz’ün arkasında insanlar varsa, bunun nedenini anlamaya çalışmak gerekir.

“Bunlar neden onun yanında?” diye sormak gerekir.

“Bu insan IĞDIR’da nasıl bu kadar kısa sürede karşılık buldu?” diye düşünmek gerekir.

Belki de cevabı çok basittir:

İnsanlar artık ayrıştırılmak istemiyor.

İnsanlar Azeri-Kürt hesabı üzerinden siyaset görmek istemiyor.

İnsanlar “Biz IĞDIRlıyız” diyenleri duymak istiyor.

Ve belki de en önemlisi, insanlar kazandığını memleketine getiren, memleketinin insanına el uzatan, şehrinin geleceğine yatırım yapan insanları görmek istiyor.

İşte Cantürk Alagöz’ün IĞDIR’daki hikâyesi biraz da budur.

Eksikleri yok mu?

Elbette vardır.

IĞDIR’ın çözülmesi gereken çok sayıda sorunu vardır.

Bunları yazmaya ve söylemeye devam edeceğiz.

Ama bunu yaparken hakkaniyeti de elden bırakmayacağız.

Çünkü bizim derdimiz bir kişiyi göklere çıkarmak ya da bir kişiyi yerin dibine sokmak değil.

Bizim derdimiz IĞDIR.

Ve IĞDIR için kim bir taş üzerine taş koyuyorsa, onu görmek bizim gazetecilik görevimizdir.

Kim hizmet etmiyorsa onu da eleştirmek görevimizdir.

Ama bir insanın size selam verip vermemesini, memlekete yaptığı hizmetlerin önüne koymak...

İşte buna itiraz ederim.

Seni ayıplıyor ve kınıyorum.

Çünkü IĞDIR’ın gerçekleri, kişisel kırgınlıklardan çok daha büyüktür.

Bu yazı 1432 defa okunmuştur.
  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Haddinizi Bilin! Azerbaycan'a Laf Atanlar Kardeşliğe Darbe Vuruyor - 05 Ekim 2026
  • Duzdağı'ndan Türk Dünyasına - 04 Ekim 2026
  • Tuzdağı'ndan Türk Dünyasına - 03 Ekim 2026
  • HİZMETTE 55 YILI TAMAMLARKEN: HEM GURURLANDIK HEM DUYGULANDIK - 01 Ekim 2026
  • İki Devlet, Tek Millet İradesi ve Nifak Odaklarının Çaresizliği - 29 Eylül 2026
  • İki Devlet, Tek Millet İradesi ve Nifak Odaklarının Çaresizliği - 29 Eylül 2026
  • Cantürk Alagöz Iğdırlının Ümit Bağladığı Lider Olmuş - 26 Eylül 2026
  • Iğdır'ı Seven, Kendini Seven Bu Projeye Destek Versin - 22 Eylül 2026
  • GÖRDÜĞÜM ERZİNCAN, DÜŞÜNDÜĞÜM AĞRI DAĞI - 19 Eylül 2026
  • IĞDIRSPOR DOLU DİZGİN GİDİYOR: FIRTINA GURBETTE DE ESEBİLİR - 15 Eylül 2026
  • BİR EFSANENİN ARDINDAN: GÜLE GÜLE AĞACAN KARDEŞİM.. - 26 Ağustos 2026
  • IĞDIR DEM PARTİ'DE NELER OLUYOR? SESSİZLİK KİME YARIYOR? - 27 Temmuz 2026
  • ERZURUM'DA GURUR, DOSTLUK VE BASININ GÜCÜ: DGC ÖDÜL TÖRENİ'NİN ARDINDAN - 25 Temmuz 2026
  • Sansürün Kaldırılışından Günümüz Cenderesine: 24 Temmuz'da Gölgeli Bir Bayra - 23 Temmuz 2026
  • Yeri Doldurulamayacak Bir Değer: Nuri Alagöz - 15 Temmuz 2026
  • Iğdırlı Kendisini Köylü mü, Şehirli mi, Yoksa Avrupalı mı Görüyor? - 06 Temmuz 2026
  • Bu Memlekette Taşın Üstüne Taş Koyanlardan Allah Razı Olsun - 03 Temmuz 2026
  • Iğdır'ın Hava Kirliliğine Dokunmak ve Cantürk Alagöz Gerçeği - 29 Haziran 2026
  • Gönüllerde İz Bırakan Bir Veda: Güle Güle Kaymakamımız Fatih Erdoğan - 27 Haziran 2026
  • Babalar Günü'nde Yürekte Büyüyen Hasret - 21 Haziran 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 11
ilan.gov.tr
Köşe Yazarları
GAÇAGAÇ ( Kaçış ) 
Nermin Arslan YANGIN
GAÇAGAÇ ( Kaçış ) 
Haddinizi Bilin! Azerbaycan'a Laf Atanlar Kardeşliğe Darbe Vuruyor
İsmail Aras
Haddinizi Bilin! Azerbaycan'a Laf Atanlar Kardeşliğe Darbe Vuruyor
Mahmut Aşkar
Mahmut Aşkar
Sizden Olmayanın da Hakkını Savunur Musunuz?
Prof. Dr. Kemal DURUHAN
Prof. Dr. Kemal DURUHAN
DÜĞÜN PİLAVI ZERDEDEN Mİ YAPILIR YOKSA HERZEDEN Mİ!
Baycan Aras
Baycan Aras
AKIL ALMAZ MÜDAHALELER, EVDE KALAN TEK PUAN: MUĞLA MAÇININ PERDE ARKASI
Hüseyin Yeşil
Hüseyin Yeşil
Bismillahirrehmanirrehim
26 Ağustos: Bir Zaferle Başlayan, Bir Zaferle Sonsuzlaşan Vatan
Doç. Dr. Suna Altan
26 Ağustos: Bir Zaferle Başlayan, Bir Zaferle Sonsuzlaşan Vatan
Dr.Suzan ÖCAL MOÇ
Dr.Suzan ÖCAL MOÇ
19 Mayıs'ın Hatırlattıkları
GELECEĞİMİZİ YANLIZ BIRAKMAK OLMAZ
Dr. Derya Akdemir
GELECEĞİMİZİ YANLIZ BIRAKMAK OLMAZ
Coşkun Oluz
Coşkun Oluz
NEVRUZ BAYRAMININ 7. VE SON AŞAMASI: TABİAT (DOĞA) BAYRAMI
 Iğdır'da 2025 Nasıl Geçti, 2026'dan Neler Bekleniyor?
Doğukan Aras
Iğdır'da 2025 Nasıl Geçti, 2026'dan Neler Bekleniyor?
Prof. Dr. Kazım Yıldırım
Prof. Dr. Kazım Yıldırım
05 ARALIK KADIN HAKLARI GÜNÜNE YÖNELİK DÜŞÜNCELER
Turgut ÖCAL
Turgut ÖCAL
IĞDIR'DA AŞURA
Doç.Dr.Gülşen Bayat
Doç.Dr.Gülşen Bayat
Türk Mutfağı Kapsamında Yerel Mutfak Kültürünün Önemi : Iğdır Mutfak Kültürü
HOCALI
Ali Eşref Uzundere
HOCALI "SOYKIRIM/KATLİAMI" NA GİDEN YOL
Çok Okunan Haberler
Iğdır’ın Tanınmış Esnaflarından H. Rahman Aras Hayatını Kaybetti
Iğdır’ın Tanınmış Esnaflarından H. Rahman Aras Hayatını Kaybetti
SON DAKİKA… Yeni Parti'den Genel Kurul'da skandal tavır! Ayağa kalkmadılar salonu terk ettiler
SON DAKİKA… Yeni Parti'den Genel Kurul'da skandal tavır! Ayağa kalkmadılar...
Ali Kemal Ayaz’dan Ankara’da Iğdır İçin Yoğun Mesai
Ali Kemal Ayaz’dan Ankara’da Iğdır İçin Yoğun Mesai
İSMAİL ARAS YAZDI : HİZMETTE 55 YILI TAMAMLARKEN: HEM GURURLANDIK HEM DUYGULANDIK
İSMAİL ARAS YAZDI : HİZMETTE 55 YILI TAMAMLARKEN: HEM GURURLANDIK HEM...
Iğdır’da Bendiderya Ailesinin Acı Günü: Özlem Bendiderya Vefat Etti
Iğdır’da Bendiderya Ailesinin Acı Günü: Özlem Bendiderya Vefat...
Ana Sayfa
Resmi İlanlar
Iğdır
Bölge
Genel
Dünya
Politika
Ekonomi
Eğitim
Spor
Sağlık
Kültür-Sanat
Bilim ve Teknoloji
Magazin
Köşe Yazarları
Video Galeri
Vefatlar
Yerel Haberler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Bilim ve Teknoloji
  • Bölge
  • Dünya
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Genel
  • Iğdır
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Politika
  • Sağlık
  • Spor
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Yerel Haberler
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.