Türklerin kullandığı eski 12 hayvanlı takvime göre 21 Aralık dünyanın Kuzey yarımküresinde yılın en uzun gecesidir, 21 Aralık’ta Güneşin galibiyetiyle birlikte kış artık günden güne gücünü kaybedecek ve 21 Mart’tan sonra kış yerini tamamen Bahar’a bırakacaktır. 21 Aralık, orta Asya’da olduğu gibi Iğdır da çile gecesi ya da çile bayramı olarak adlandırılmakta ve Çile gecelerini soğukluk derecesine göre iki kısma ayırmaktadırlar. Büyük Çile ve Küçük Çile.
Büyük Çile: Gecenin en uzun olduğu 21 Aralıktan sonra gelen 40 güne “Büyük Çile” denir. Takvime göre 21 Aralık–30 Ocak günleri “Gündönümü” olarak adlandırılır.
Küçük Çile: Büyük Çilenin bitiminden sonra gelen 20 güne “Küçük Çile” denir. Genelde 30 Ocaktan baharın başlangıcı 22 Mart’a kadar olan süre “Hamsin” olarak bilinir.
- Iğdır’da Çile bayramı: Iğdır ve çevresinde asırlardan beri kutlanan bu geleneği daha iyi anlamak için 21 Mart Nevruz bayramında oynanan Kosa Köse oyunuyla ilişkilendirmek lazım. Kosa- Köse oyununda kış Köse’sinin evden çıkması için ev sahibi ve yaz kosası tarafından söylenen ikna edici sözleri hatırlamakta fayda vardır.
“Ay Köse gardaş sen sıranı savdın, şimdi kendi rızanla yöremizden gidersen baharı bir bayram havasında karşıladığımız gibi senin de gelişini bir bayram olarak kutlayacağız. Özünde bilirsen ki cemreler düştü artık, eğer gitmezsen eriyip suya döneceksin, akıp çaya gideceksin, Bu sözler üzerine kış Kösesini korku sarar ve ev sahibinden yolluk erzak isteyerek uzak yerlere gitmek için evi terk eder. Yukarıda anlatıldığı gibi insanoğlunun Yaz’a olduğu gibi Kışa ’da ihtiyacı vardır, Nevruz geleneğine göre yöre halkı sadece baharın gelişini bir bayram olarak değil kışında gelişini bir bayram olarak kutlamaktadırlar. Çünkü yaratanın sofrası olarak adlandırılan toprak ana kış uykusuna yatarak verimini daha da artıracak, insanoğluna sofrasında yeniden sayısız nimetler sunacaktır.
Yöre halkının anlattıklarına göre, Iğdır yöresinde baharın gelişini müjdeleyen Yaz Kosa'sı, 21 Mart'ta coşkuyla karşılanır ve Kış Kosa'sı da yöreden uğurlanır. Ancak kışın geri dönüşü de yine 21 Aralık’ta aynı coşkuyla kutlanır. 21 Aralık'ta, "Ayaz Ata" adıyla geri dönen kış, yöre halkı tarafından Çile (Nardugan) Bayramı olarak kutlanmaktadır. Bugün aynı zamanda Iğdır ve çevresinde "Kışa Merhaba Bayramı" olarak da bilinir.
- Bu bayrama neden çile bayramı denilir:
Eski Türkler yeni bir yılın doğuşunu bir kadının doğumuyla ilişkilendirmişlerdir. Iğdır yöresinde de yeni yılın doğuşuyla orantılı çile sözüyle ilgili şöyle bir inanç yaygındır. 21 Eylül’de başlayan kış mevsimi 21 Mart- 5 Mayıs arası yerini tamamen yaza bırakacaktır. Yöre halkının değimiyle kırk Günlük büyük çile ve 20 günlük küçük çile günleri gerçekleşecek olan yeni yılın doğumunun sancıları 21 Aralık’ta büyük ve küçük çilelerle kendini göstermeye başlar, Doğumun gerçekleşmesiyle Mart ve mayıs ayı arası kış tamamen yerini yaza yani yeni yıla bırakacağına inanılır.
- Iğdır’da Çile gecesi kutlamaları:
Iğdır yöresinde 21-22 Aralık gecesi Büyük Çillenin girdiği gündür ve 40 gün sürmektedir. Büyük çilenin başladığı gün doğadaki değişimi yansıtmaktadır, geceyle gündüzün savaşmaya başlaması sonucu güneşin zaferi olarak kutlanır, Iğdır yöresinde gündüzün uzamaya başlamasıyla sona eren eski bir halk inancıdır. Kadim Miras Nevruz Kitabından.











