Bu soru son zamanlarda kamuoyunda en çok sorulan soru olarak dikkat çekiyor. Kahvelerde, evlerde, ortamlarda herkes birbirine bu soruyu soruyor. Siyaset, yalnızca söz söyleme sanatı değil; aynı zamanda sorumluluk alma, taşın altına elini koyma ve millete karşı vefa borcunu yerine getirme meselesidir. Iğdır’da bu anlayışı sahaya yansıtan iki önemli isim, AK Parti Iğdır Milletvekili Cantürk Alagöz ve AK Parti Iğdır İl Başkanı Ali Kemal Ayaz, her türlü iftiralara ve algı operasyonlarına rağmen uyumlu çalışmaları ve kararlı duruşlarıyla dikkat çekiyorlar.
Milletvekili Cantürk Alagöz, Iğdır’ın sorunlarını Ankara’ya taşıyan, Cumhurbaşkanlığı ve Bakanlıklar düzeyinde Iğdır’ın sorunlarının çözümü noktasında gayreti ve güçlü takibiyle öne çıkıyor.
Bilindiği üzere Milletvekili Cantürk Alagöz, 14 Mayıs 2023 seçimlerinde rekor oyla AK Parti’den Iğdır milletvekili seçildi. Seçildiğinin hemen ertesinde özellikle tam donanımlı hastane için girişimlere başlayan Milletvekili Alagöz, 400 yataklı hastanenin sözünü aldı. Bunun yanında Iğdır’ın tarım alanında sulama sorununu çözmek için girişimlerde bulunan Cantürk Alagöz, Tuzluca Depolama Barajı için de Tarım Bakanı İbrahim Yumaklı’yı Iğdır’a davet edip sorunları yerinde göstermesi sonucunda yatırım programına aldırdı. Ancak, o dönem ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik şartlardan dolayı bu hayati yatırımların başlaması sekteye uğradı. Milletvekili Cantürk Alagöz’ün Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştirdiği birebir istişareler sonucunda yatırım maliyeti toplam 7,5 milyar TL olan bu mega projeler ihaleleri yapılarak yapımına başlandı. Söz konusu projelerde işbaşı yapılmasına rağmen hala başlanmadığına dair iftiralar dolaşıyor. Projeler, 2 yıl içerisinde Iğdırlılara hizmet vermeye başlayacak. Vatandaşlar, projeleri yapıldığı yerde istedikleri zaman ziyaret edebilirler.
Cantürk Alagöz, Iğdır’da onlarca yıldır en önemli geçim kaynağı olan tarım konusunda da çok önemli bir meseleyi çözüme kavuşturdu. Bilindiği üzere, Iğdırlı çiftçiler onlarca yıllardır ürettikleri ürünü değerinde piyasaya sürememekten şikayetçiydi. Mesela, devletin açıkladığı 10 liralık ürünü çiftçi, TMO’nun 4 bin tonluk yetersiz depoları yüzünden Erzurum, Batman, Van ve Ağrı’dan gelen tefecilere 6 liradan vermek zorunda kalıyordu. Daha seçildiğini ertesi ayında Haziran 2023’de vatandaşların yoğun şikayetleri nedeniyle Milletvekili Cantürk Alagöz, 380 Milyon TL’lik kendi sermayesiyle 52 bin tonluk siloları Iğdır’a kazandırdı. Bu olaya bile kendisine yatırım yapıyor diye iftira attılar. Halbuki, verilerin ortaya koyduğu ticari gerçek şu ki, Cantürk Alagöz’ün silolar için yaptığı yatırımın karşılığını 100 sene sonra bile amorti etmeyecek.
Şu anda, Iğdır OSB’deki fabrikaları aylık ortalama 15 milyon TL zarar etmesine rağmen sırf fabrikalarında çalışan 500 Iğdırlı ekmek yesin diye fabrikaların faaliyetlerine devam ettiriyor.
Milletvekili olmadan önce bile başta Iğdırspor olmak üzere birçok konuda hemşerilerinin sıkıntılarıyla ilgilenen Cantürk Alagöz, Iğdırlılar nezdinde siyaset üstü bir profil çiziyor. Yoğun TBMM çalışmaları nedeniyle Iğdır’da olmadığı zamanlarda bile vatandaşların sorunlarını takip eden Alagöz; Iğdır’ın tarımdan ulaşıma, istihdamdan sosyal yatırımlara kadar pek çok alanda hak ettiği payı alması için yoğun bir çaba gösteriyor. Devlet-millet arasındaki köprüyü güçlendiren bu yaklaşım, temsil makamının nasıl olması gerektiğine dair önemli bir örnek sunuyor.
AK Parti Iğdır İl Başkanı Ali Kemal Ayaz ise teşkilatçılığı, birleştirici dili ve istikrarlı yönetim anlayışıyla partinin Iğdır’daki dinamizmini diri tutuyor. Teşkilatın her kademesiyle kurduğu güçlü iletişim, vatandaşla birebir temas kurma konusundaki hassasiyeti ve istişare kültürüne verdiği önem, siyasi başarıyı kalıcı hâle getiren unsurlar arasında yer alıyor.
Bu iki ismin en önemli ortak noktası ise uyumdur. Milletvekili–il başkanı uyumunun sahaya yansıması, hizmetin hızlanması ve sorunların daha kısa sürede çözülmesi anlamına geliyor. Iğdır tarihinde görülmeyen bu koordinasyon, şehrin 100 yıl sonrası için bile umut veriyor.
Sonuç olarak; Cantürk Alagöz ve Ali Kemal Ayaz, Iğdır’a hizmeti bir makam değil, bir emanet olarak gören anlayışlarıyla dikkat çekiyorlar. Bu duruş, ortak çabayla Iğdır sevdasını net bir şekilde ortaya koyuyor.











