"Bir takım nasıl oynamalıdır?" diye sorulsa, hiç şüphesiz Alagöz Holding Iğdır FK’nın Manisaspor karşısındaki futbolunu örnek göstermek gerekir. Sahaya yansıtılan bu disiplinli ve etkili futbol formatı, lige namağlup başlayan rakibimizi daha ilk yarıda adeta oyundan düşürdü. Skor tabelasındaki 4-2’lik galibiyete bakıp aldanmamak lazım; final paslarında ve son vuruşlarda biraz daha dikkatli olunabilseydi, yeşil-beyazlılar sahadan tarihi bir farkla galip ayrılabilirdi.
Önceki yazılarımda da ısrarla vurgulamıştım: Bu takım iyi kurulmuş, kurgusu doğru yapılmış ve transfer sezonunu son derece verimli geçirmiş bir ekiptir. Saha içerisindeki tecrübe ile genç dinamizminin, yani akıl ile gücün doğru harmanlanması ortaya karakterli ve ne yaptığını bilen bir takım kimliği çıkarmıştır. Manisaspor karşısında, maçın ilk düdüğünden son anına kadar aynı oyun disiplinini ve taktik sadakati koruyan, ilk 11’de başlayanından sonradan oyuna dahil olanına kadar her oyuncusundan azami katkı alan bir Iğdırspor izledik.
Saha içindeki rolleri ve blokları detaylıca analiz edecek olursak:
Kalede güven veren bir isme sahip olmak, tüm takıma gözle görülür bir özgüven aşılıyor. Savunma hattımız ise bir arada oynama alışkanlığı kazandıkça her geçen hafta daha istikrarlı, geçilmesi zor bir kimliğe bürünüyor. Sağ bekte Hüseyin, hem savunma görevini eksiksiz yaptı hem de hücuma verdiği katkıyla kusursuz bir performans sergiledi.
Hotiç’in sağ önde konumlanması, orta sahamızın daha kompakt (birbirine yakın) oynamasını sağladı ve pas trafiğimizi belirgin şekilde rahatlattı. Hotiç, klasik bir çizgi kanadı gibi değil, daha çok orta saha kökenli bir kanat rolünü başarıyla üstlendi. Doğan Erdoğan ise performansının üzerine her maç biraz daha koyarak takımın gizli kahramanlarından biri olmaya devam ediyor.
Orta sahada 24 numaralı Giovanni’nin performansı ise soru işaretleri barındırıyor. Pas zamanlamasında yaşadığı duraksamalar ve kritik bölgelerde yaptığı pas hataları ritmimizi zaman zaman aksattı. Bu bölgede oynayan bir oyuncunun risk oranını düşürüp daha garanti ve zamanında paslarla takımı hücuma çıkarması şart.
Sol kanatta Gyan, kuşkusuz sahanın ve takımın en etkili ismiydi. Özellikle kaydettiği ikinci gol, estetik açıdan sadece bu maçın değil, belki de ligin en şık golleri arasına aday gösterilecek nitelikteydi.
Puan kaybı yaşayabileceğimiz yönünde çekincelerin olduğu kritik bir virajdan, böylesine dominant bir oyun ve net gollerle galip ayrılmak, başlattığımız çıkış serisinin kararlılıkla süreceğini gösteriyor. Bu kaliteli kadro kurgusu ve doğru taktik anlayış, arkasına güçlü bir taraftar desteğini de tamamen aldığında, Iğdırspor izleyenlere seyir zevki yüksek, üstüne koyarak hedefe yürüyen bir futbol şöleni sunmaya devam edecektir.













