Takımın bu maça hem mental hem teknik hem de oyun disiplini açısından hiç ama hiç iyi hazırlanmadığı sahadaki tablodan net bir şekilde okunuyordu.
İlk yarıda başa baş geçen bir mücadele anlayışı varken, ikinci yarıda adeta rakibe mahkûm olan bir takım kimliğine nasıl dönüşüldüğünü anlamak gerçekten güç. Dün yediğimiz gole dönüp bir bakın; tıpkı Bursaspor maçında olduğu gibi yine sol bek Soner’in arkasına atılan tek bir topla kalemizde golü gördük. Teknik heyetin bu sol bek zaafına mutlaka acil bir çözüm bulması gerekiyor, aksi takdirde bu noktadan daha çok canımız yanacak.
Herhalde Kenan Hoca bu ligi bir "10 numara" olmadan bitirmeye kararlı. Birbirine benzeyen üç merkez oyuncuyla sahaya çıkarak orta sahayı sadece koşan ve rakibi karşılayan bir yapıda tutmak istiyor. Ancak sahada gerçek bir 10 numaranız yoksa rakip savunmayı açamaz, oyunu istediğiniz gibi yönlendiremez ve o kritik kilit pasları atamazsınız. Oyuna akıl koyacak lider bir figürünüz bulunmadığı sürece, sahada verilen tüm emekler ne yazık ki heba olup gidiyor.
Daha önce de vurgulamıştım: Fofana gibi etkili bir sol kanat oyuncusunu gönderip, geçen yıl takıma hiçbir katkı sağlamayan Bacuna’yı kadroda tutmak büyük bir hataydı. Nitekim Fofana’nın yokluğunu bugün peynir ekmek gibi arıyoruz.
Maçın kırılma anlarından biri de sağ kanadımız Camara’nın çaprazdan yakaladığı pozisyonda topu doğrudan kaleciye nişanlamasıydı. O topu içeri çıkarsa gol olma ihtimali son derece yüksekti. Hücum oyuncularımız gol noktalarında oldukça kısır kaldığı gibi, eldeki fırsatları da bireysel ve bencilce tercihlerle harcadılar.
Yine de ilk iki maçta yakaladığımız o umutlu hava bizi hemen karamsarlığa sürüklememeli. Önümüzde uzun bir lig maratonu var. Takıma en az bir kaliteli 10 numara ve etkili bir sol kanat transferi yapılırsa, hem kadro derinliği sağlanır hem de sahadaki ana eksikler giderilmiş olur.
Son olarak değinmem gereken en kritik husus ise kenar yönetimi. İkinci yarıda rakip bizi adeta ablukaya almışken ve gol "geliyorum" diye bağırırken kulübeden oyuna hiçbir müdahale gelmedi. Müsabakada beni en çok çileden çıkaran olay ne yazık ki bu hamlesizlik oldu. Teknik direktör, oyunu en iyi okuyan, maçın nereye evrildiğini görüp anında tedbir alarak gidişatı değiştiren tek patron olmalıdır.
İşte tam da başlıkta belirttiğim gibi; maalesef tüm bu yapılması gerekenler dün sahada yapılmadı.












