Halk arasında sıkça duyduğumuz bir söz vardır: “Güler yüzlü doktor, hasta için yarı ilaç, yarı tedavidir.” Bu ifade öylesine söylenmiş bir söz değildir aslında. Hastaneye adım attığınızda sizi karşılayan bir tebessüm, sıcak bir selam, güven veren bir ses tonu çoğu zaman ilacın etkisinden bile daha önemlidir. Doktorun hastasına yalnızca bir teşhis koyması değil, aynı zamanda onunla iyi bir iletişim kurması da iyileşme sürecini ciddi anlamda hızlandırmaktadır.
Geçtiğimiz günlerde bir yakınımızın yaşadığı küçük bir sağlık sorunuyla Iğdır Devlet Hastanesi’ne yolumuz düştü. Önce Üroloji Uzmanı Dr. Meriç Bey ile görüştük. Kendisi sadece mesleki bilgisiyle değil, güler yüzü, ilgisi ve hastaya yaklaşımıyla da takdiri hak ediyordu. Gerekli muayene ve tedavi sürecini büyük bir titizlikle yönettikten sonra Patoloji servisine yönlendirildik.
Patoloji bölümünde Dr. Sevcan Hanım ve Dr. Fatma Hanım ile tanışma fırsatımız oldu. Kendilerine önce gazeteci olduğumu söyledim. Ardından oğlumun da İstanbul’da görev yapan bir Patoloji Uzmanı olduğunu belirtince, adeta kendi ailelerinden birini karşılar gibi sıcak bir ilgi gösterdiler. Bu samimiyet ve ilgi karşısında hem şaşırdım hem de gururlandım. Çünkü karşımdaki insanlar sadece doktor değil, aynı zamanda mesleğini seven, insana değer veren, empati yeteneği yüksek sağlık emekçileriydi.
Gördüm ki; hem Üroloji hem de Patoloji servislerinde görev yapan bu değerli Türk doktorlar, Iğdır’da kaldıkları sürece birçok hastanın başka illere gitmesine gerek kalmayacak. Özellikle Erzurum gibi uzak şehirlere sevk oranı azalacak ve hastalar yollarda perişan olmaktan kurtulacaktır. Bu da hem hasta yakınlarını hem de şehir dışına çıkmak zorunda kalan hastaları büyük bir yükten kurtaracaktır.
Biz Iğdırlılar olarak artık doktorlarımıza daha fazla sahip çıkmalıyız. Bir günde 100’ün üzerinde hasta muayene eden hekimlere karşı serzenişte bulunmadan önce onların nasıl bir özveriyle çalıştığını, ne kadar yoğun bir tempoda hizmet verdiğini unutmamalıyız. Bu tür doktorların kıymetini bilmek ve desteklemek, hepimizin ortak sorumluluğudur.
Unutulmamalıdır ki, iyi bir doktor yalnızca reçete yazan değil; aynı zamanda hastasına umut aşılayan, yüzüyle moral veren, ilgisiyle güven veren kişidir. Iğdır'da böyle hekimlerin olması hepimiz için büyük bir şanstır.












