Bir gazetenin ömrü, basılan sayfaların sayısından ibaret değildir. Gazete, kimi zaman bir çocuğun sevinci, kimi zaman bir annenin gözyaşı, kimi zaman da bir şehrin ortak gururudur. Gazete, sokakların, köylerin, caddelerin, kahvehanelerin dili olur. Kısacası gazete; halkın vicdanı, toplumun aynasıdır.
İşte bu yüzden Güven Gazetesi’nin 54. yılına ulaşması, yalnızca bir kurumun varlığını sürdürmesi değildir. Bu yıl dönümü, Iğdır’ın hafızasının, emeğinin ve iradesinin kutlandığı özel bir gündür. 54 yıl dile kolay… Bu yarım asrı aşkın süre, geride yalnızca mürekkep kokulu sayfalar bırakmadı. Aynı zamanda nice emekleri, nice fedakârlıkları, nice umutları ve kararlılıkları da beraberinde taşıdı.
Kurulduğu günden bu yana Güven Gazetesi’nin tek bir amacı oldu: Halkın sesi olmak. Doğruyu savunmak, haksızlığın karşısında dimdik durmak, iyilikleri büyütmek, yanlışları görünür kılmak. Bizim yolumuz buydu ve bu yolda yürümeye devam ediyoruz.
Kutlamalar ve Anlamlı Mesajlar
Kuruluş yılımızı kutlarken, Iğdır’ın her kesiminden gelen tebrikler, bizlere yalnızca moral değil, aynı zamanda büyük bir sorumluluk da yükledi.
Sayın Iğdır Valimiz Ercan Turan’ın bizzat gazetemize gelerek çalışanlarımıza, emek veren herkese başarı dileklerini sunması bizim için büyük bir gurur oldu. Bu ziyaret, yalnızca bir tebrik değil, aynı zamanda basına verilen değerin somut bir göstergesiydi.
Şehir dışında olduğu için gazeteye gelerek kutmaya katılamayan Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Gürel’in üniversitenin resmi sitesinde yayımladığı kutlama mesajı ve bizleri telefonla arayarak ilettiği içten dilekleri gönlümüzü ısıttı. Bu, bilimin ve basının aslında aynı amaca hizmet ettiğini bir kez daha gösterdi: Topluma faydalı olmak.
Gazetemizin köşe yazarlarından, aynı zamanda Iğdır Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Müdürü olan değerli hocamız Suna Altan’ın telefonla arayarak söylediği anlamlı sözleri ise bizlere, bu büyük ailenin içinde olmanın ne kadar kıymetli olduğunu hatırlattı. Bir köşe yazarı için, kalemini paylaştığı gazetenin böylesi özel gününde yanında olması, tarifsiz bir mutluluktu.
Eş, dost, meslektaşlarımız ve Iğdır halkı da boş durmadı. Telefonlarımız gün boyu hiç susmadı. Sosyal medya üzerinden gelen mesajlar, paylaşımlar, güzel dilekler o kadar çoktu ki, bu yoğun ilgi bizlere gazetemizin bir yayın organı olmanın ötesinde, kocaman bir aile olduğumuzu hatırlattı.
Mesleğe Adanmış Bir Ömür
Benim için gazetecilik, yalnızca bir meslek değil, bir yaşam biçimidir. 38 yıldır bu işi aynı heyecanla, aynı sevgiyle yapıyorum. Gazetecilik, bir kere kalemi eline alanın kolay kolay bırakamayacağı bir meslek. Çünkü kalem, yalnızca yazı yazmaz; kalem, halkın sesi olur, hakkın ve haklının yanında bir duruş sergiler.
Bu yolda kolay günlerimiz de oldu, zor günlerimiz de. Güzel haberlerle mutlu olduk, kötü haberlerde halkımızla birlikte üzüldük. Ama her zaman samimiyetle, doğru bildiğimiz yoldan şaşmadan çalıştık.
Elbette zorluklar yaşadık. Iğdır’da eksiklikleri gidermeye çalışan, elini taşın altına koyan fedakâr insanlar vardı; ama aynı zamanda bu çabalara engel olmak isteyenler de çıktı. İşte tam da bu noktada gazetecilik devreye girdi. Çünkü gazetecilik, haklıyı savunmak, haksızın karşısında dimdik ayakta durmak demektir.
Ben her zaman şuna inandım: Bir milletin derdiyle dertlenmek, aynı zamanda onunla kader ortaklığı yapmaktır. Bazen bu yol hayal kırıklıkları da getirir. Ne yazık ki bazı insanlar sadece “ben” merkezli düşünür. Ama biz hiçbir zaman o yolu seçmedik. Biz, halkımızın yanında olmaya, yapılan her güzel hizmeti desteklemeye, yanlışların karşısında da kararlı bir şekilde durmaya devam ettik, edeceğiz.
54 yıl… Dile kolay. Bu sürede Güven Gazetesi sadece haber yapmadı; Iğdır’ın dönüşümüne şahitlik etti. Bir şehrin mutluluklarını, acılarını, sevinçlerini, umutlarını sayfalarına taşıdı. Yeri geldi bir öğrencinin başarısını manşet yaptı, yeri geldi bir köylünün derdini gündeme taşıdı. Bir gün Iğdır’ın sorunlarını tartışırken, ertesi gün ülkenin geleceğini konuştu.
Bazen bir sayfamızda bir şehit haberine gözyaşı döküldü, bazen de bir düğün haberinde sevinç paylaşıldı. Çünkü biz, bu şehrin aynası olduk. Halkımız ne yaşadıysa, biz de onu yaşadık, yaşattık.
Bugün geldiğimiz noktada, 54 yıl boyunca halkımıza karşılıksız hizmet etmenin onurunu yaşıyoruz. Bu öyle bir onur ki, ölçülmez, tartılmaz. Bir hemşehrimizin dediği gibi, temennimiz odur ki bu hizmet yüz yıllar sürsün.
Ben inanıyorum ki Yüce Yaradan’ın izniyle, Güven Gazetesi her daim milletimizin sesi olmaya devam edecektir.
Gazete dediğimiz şey, basit bir ticari faaliyet değildir. Gazete; halkın gözü, kulağı ve kalbidir. Gazete, halkla dertlenen, halkla sevinen, halkla birlikte yol yürüyendir. Güven Gazetesi de tam 54 yıldır bu misyonla yoluna devam ediyor.
Geride kalan bu uzun yıllar aslında geleceğin de teminatıdır. Çünkü emekle yoğrulan, inançla sürdürülen, halkın sevgisiyle büyüyen bir kurumun ömrü yalnızca sayılarla ölçülmez.
Biz var oldukça, Güven Gazetesi Iğdır’ın sesi olmaya devam edecek. Ve bu ses, Allah’ın izniyle, daha nice yıllar boyunca yankılanacak.











