İYİ TAKIM, İYİ HOCA: IĞDIRSPOR’UN YÜKSELİŞİ
Alagöz Holding Iğdırspor, artık gerçek bir takım kimliği kazandı. Sezonun ilk yarısında sahada ruhsuz, ne yaptığını bilmeyen, mücadele gücü düşük bir ekip varken, ikinci yarıyla birlikte bambaşka bir Iğdırspor izlemeye başladık. Bu dönüşümün en büyük mimarları ise yönetim, başta Cantürk Alagöz ve teknik ekip oldu. Başkan Cantürk Alagöz, devre arasında hiçbir fedakârlıktan kaçınmadan takıma önemli takviyeler yaptı ve teknik direktör değişikliğine giderek doğru bir hamlede bulundu.
Takımın başına geçen Çağdaş Çavuş, kısa sürede etkisini gösterdi. Modern futbol anlayışı, oyunu doğru okuma becerisi ve yaptığı yerinde hamlelerle Iğdırspor’un çehresini değiştirdi. Artık sahada ne yaptığını bilen, mücadele eden, rakibe pres uygulayan ve maçın son dakikasına kadar savaşan bir ekip var.
MANİSA GALİBİYETİ VE OYUN KURGUSU
Deplasmanda alınan Manisa FK galibiyeti, takımın yeni kimliğinin bir göstergesiydi. Ancak bu galibiyet abartılacak bir zafer değil, çünkü Iğdırspor zaten bu seviyede galibiyetler alabilecek bir takım haline geldi. Erokspor maçında hakemin adeta Iğdırspor’un galibiyetini elinden alması, hatta iki önemli futbolcuya kırmızı kart göstererek takımı eksik bırakması hâlâ hafızalarda. Futbol analizcilerinin de sık sık dile getirdiği bu adaletsizlik, sezon içinde yaşanan en büyük handikaplardan biri oldu.
Manisa FK maçında Çağdaş Çavuş’un oyun içindeki hamleleri dikkat çekiciydi. Ahmet Engin’in sağ açık pozisyonundan sol açığa kaydırılması, Manisa FK’nın zaaflarının iyi analiz edildiğini gösterdi. Oyuna sonradan giren Regattin, Muammer ve Ethemi, ikinci yarıda takımın kontrolü tamamen ele almasını sağladı. Özellikle Regattin, oyuna girdikten sonra topları iyi kullanarak takımına pozisyon kazandırdı ve rakibe üstünlük sağladı. Maçın tek golünü atan Muammer Sarıkaya, Regattin’in akıl dolu pasını güzel bir vuruşla ağlara göndererek takımına üç puanı getirdi.
BİREYSEL PERFORMANSLAR ÖNE ÇIKIYOR
Takımın hücum hattındaki en önemli isimlerden biri olan Bruno, Manisa FK karşısında da etkili oyunuyla göz doldurdu. İlk yarıda ceza sahasında sağdan yaptığı vuruş direkten dönse de sahadaki varlığıyla rakip defans için büyük bir tehdit oluşturdu. Güçlü fiziği, bitiriciliği ve top saklama yeteneğiyle takımın hücum gücüne büyük katkı sağladı.
Defans hattında Conte başarılı bir performans sergileyerek rakibe fazla şans tanımadı. Serkan Asan’ın uzaktan çektiği şut direkten dönse de cesareti ve tekniğiyle alkış topladı. Takımın yeni kimliğinde bireysel yeteneklerin önemi büyük ancak asıl başarıyı sağlayan şey, herkesin takım oyununa adapte olması oldu. Ali Yaşar’ın üstün becerisi, Gökçen Kaya ve Mert Çölgeçen’in orta sahadaki mücadelesi, Avramovski’nin forvet hattındaki gayreti göz ardı edilmemeli. Takım genel olarak çok iyi oynadı ve herkes görevini eksiksiz yerine getirdi.
PLAY-OFF HEDEFİ YOLUNDA
Iğdırspor artık gözünü play-off’a dikmiş durumda. Takımın yükselen form grafiği, sezon sonunda play-off potasına girme ihtimalini oldukça güçlendirdi. Önümüzdeki Şanlıurfaspor maçı, bu hedef doğrultusunda kritik bir viraj olacak. Eğer bu karşılaşmadan da galibiyetle çıkılırsa, takımın üst sıralara daha da yaklaşması kaçınılmaz hale gelecek.
Geçtiğimiz sezon da play-off oynadık ve istenilen sonuca ulaştık. İkinci devrede daha dirençli, daha organize ve daha inançlı bir Iğdırspor izliyoruz. Eğer takım bu formunu devam ettirirse, Süper Lig’e yükselme hayali hiç de uzak değil. Yönetimin desteği, teknik ekibin katkısı ve oyuncuların sahadaki mücadelesiyle Iğdırspor, çok daha büyük başarılar elde edebilecek kapasiteye sahip.
Bu takım artık gerçek bir takım!
Bu hoca, artık bu takımın başında bir lider!
Ve bu takım, kazanmaya alışıyor!
Önümüzdeki haftalarda Iğdırspor’un yükselişini izlemeye devam edeceğiz. Eğer Şanlıurfa maçından da galibiyetle çıkılırsa, herkes bu takımı daha ciddiye almak zorunda kalacak. Hedef belli: Play-off ve ardından şampiyonluk!












