Bugün, bölgemiz ve ülkemiz açısından tarihi bir gün yaşandı. Kars-Iğdır-Aralık-Nahçıvan demiryolu hattının temeli atıldı. Bu sadece bir demir yolu hattı değil, aynı zamanda Türk Dünyasına, Avrupa’ya ve küresel ticarete açılan bir kapıdır. Temel atma törenine katılırken aklıma çocukluğum geldi; Iğdır’ın o yıllardaki hâli gözlerimin önüne geldi. O zamanlar ilçe olarak Iğdır, Türkiye’nin en uç noktalarından biriydi ve Aralık ilçesinden öteye yol yoktu. Birgün sabah kalkıp batıktık ki, Nahçıvan’a açılan bir sınır belirmiş; ancak geçiş, Rus askerlerinin izniyle mümkündü. O günlerde kısa bir yolculuk bile neredeyse macera sayılırdı.
Daha sonraları, bu sınırın açılmasıyla birlikte ticaret gelişti. İnsanlar kazanç elde etti, şehirler büyüdü. Iğdır kısa süre içinde hem nüfus hem ekonomik olarak birkaç kat büyüdü. O dönemde açılan kapı, sadece 400 bin nüfuslu Nahçıvan’a açılmıştı. Bugün ise atılan bu temel, çok daha büyük bir vizyonu temsil ediyor: Çin’in Pekin’inden başlayıp Avrupa’ya, İngiltere’ye kadar uzanacak dev bir demir yolu ağı kuruluyor. Bu demiryolu, bölgeye ve ülkemize ekonomik canlılık kazandıracak, iş fırsatları yaratacak ve Türk Dünyasını birbirine bağlayacak.
Bu hattın ekonomik boyutu gerçekten devasa. Avrupa’nın birçok ülkesi, Çin ile ticaret yapmak istiyor. Hem Çin’e mal satmak hem Çin’den mal almak, bölgemizdeki ticareti ciddi anlamda canlandıracak. Türk Cumhuriyetleriyle kurulacak ticaretin önemi ise ayrıca büyük. Aynı dili, aynı kültürü paylaşan kan kardeşlerimizle yapılacak ticaret, sadece ekonomik değil diplomatik ve kültürel bağları da güçlendirecek. Bu hattın bir başka özelliği ise 28 bin kilometreyi aşacak dev bir demir yolu ağına entegre olması; böylece Türk Dünyası ve Avrupa arasındaki ticaretin önü tamamen açılacak.
Bölgemizde yıllardır Ermenistan kapısının açılıp açılmayacağı tartışıldı. 1990’lı yıllarda protokoller kapsamında Ermenistan’a gitmiştik. Bir Ermeni vatandaşı Azerbaycan Türkçesiyle “Bu kapıyı neden açmıyorsunuz?” diye sormuştu. Ben de Karabağ meselesini hatırlatarak yanıt verdim. O günlerde Ermeniler inatçıydı; Karabağ sorunu kapıların açılmasını engelliyordu. Ancak 44 günlük Karabağ zaferi sonrası dengeler değişti. Bugün, Ermenistan artık barıştan yana bir tavır sergiliyor ve Türkiye ile sınırların açılması yönünde adımlar atıyor. Bu, projenin önünü açan çok önemli bir gelişme.
Rusya’nın 2020 sonrası engellemeleri, Zengezur bölgesinde kendi dışlanmalarına yol açtı. ABD ve diğer küresel aktörler sürece dahil oldu. İran’ın bazı çekinceleri olsa da, bu projenin parçası olmak zorunda kalacakları açık. Türk Cumhuriyetleri ve Avrupa ülkeleri ise bu demiryolu hattına dahil olmayı sabırsızlıkla bekliyor. Bu bağlamda, bugün attığımız temel sadece bir altyapı çalışması değil; bölgeyi, ülkeyi ve Türk Dünyasını bağlayan bir stratejik adım olarak tarihe geçiyor.
Temel atma töreni sırasında gözlerimi kapatıp çocukluğumu hatırladım; Iğdır’ın o küçük sokakları, Aralık’taki eski toprak yollar, Nahçıvan’a ulaşmanın zorluğu… Bugün ise bu zorluklar yerini büyük bir vizyona bırakıyor. Önümüzdeki yıllarda bu hattın ekonomik etkisi büyüyecek; sadece Iğdır’a değil, tüm bölgeye ve Türkiye’ye can damarı olacak. Ticaret, ulaşım, iş imkanları ve yeni bağlantılar ile birlikte, bu proje gelecek nesillere büyük katkılar sunacak. Biz belki bugün bu avantajları tam olarak göremeyebiliriz; ama torunlarımız ve gelecek nesiller, attığımız bu adımların meyvelerini toplayacak.
Bu demiryolu hattı aynı zamanda kültürel ve sosyal bağları da güçlendirecek. Türk Dünyasının farklı coğrafyalarında yaşayan insanlar, bu hat sayesinde birbirine daha yakın olacak. Ekonomik iş birliği sadece mal alışverişi ile sınırlı kalmayacak; kültürel değişim, turizm ve sosyal etkileşim de artacak. Bu hattın önemi, sadece ticari değil; tarihî ve kültürel boyutlarıyla da büyük.
Bir başka önemli nokta ise, bu hattın uluslararası ticaret açısından açacağı yeni koridorlar. Avrupa’nın birçok ülkesi Çin ile ticaret yapmak istiyor; Türk Dünyası ile bağlantılı bu demir yolu, Asya ile Avrupa arasında kritik bir geçiş noktası oluşturacak. Aynı zamanda bölgemizdeki girişimcilere, üreticilere ve iş insanlarına yeni fırsatlar sunacak. Türk firmaları, bu hat sayesinde hem lojistik maliyetlerini düşürebilecek hem de daha geniş pazarlara erişebilecek.
Tören boyunca düşüncelerim geçmiş ve gelecek arasında gidip geldi. Çocukluğumun hatıraları, bugünkü temel atma töreninin heyecanı ve geleceğe dair umutlar bir araya geldi. Bu demiryolu hattı sadece raylardan ibaret değil; tarihî bir vizyon, ekonomik bir kalkınma planı ve Türk Dünyasına açılan bir pencere.
Kars-Iğdır-Aralık-Nahçıvan demiryolu hattının temeli, bölgemiz, ülkemiz ve Türk Dünyası için tarihi bir adımdır. Bu hat sayesinde ekonomik, kültürel ve diplomatik ilişkiler güçlenecek; gelecek nesillerimiz, bugünkü bu adımların ne kadar büyük bir vizyonun parçası olduğunu görecek. Temeli atılan bu demir yolu, sadece Iğdır’a değil, tüm Türk Dünyasına ve Avrupa’ya açılan bir kapıdır. Hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum.











