Amed maçının kadrosu elimize ulaştığında, önceki karşılaşmalara göre belirgin farklılıklar dikkat çekiyordu. Sağ bekte Conte, sol önde Gökçen ve santrfor arkasında Fofana tercihiyle sahaya çıkıldı. Bu diziliş orta sahayı Doğan ve Ali Kağan’a bıraktı. İyi niyetle mücadele etmelerine rağmen, top kayıpları ve oyunu doğru yönlendirememeleri büyük bir dezavantaj yarattı. Oysa toplar zamanında ve doğru çıkarılabilseydi, forvet hattı çok daha rahat pozisyon bulabilirdi.
İlk yarıda Gökçen sol önde beklenen katkıyı veremedi. Fofana’nın ise santrfor arkasından ziyade sol önde daha etkili olduğu çok açık. Amedspor özellikle Güray’ın kanadını iyi analiz etmişti. Sürekli bu bölgeye adam kaçırarak tehlikeli pozisyonlar buldular. Nitekim bu baskının sonucunda kazandıkları penaltıyı kaçırmaları bizim için adeta bir nefes alma anıydı.
Ancak ilk yarı golsüz bitecek derken, yine savunma arkasına atılan bir topta Güray’ın paylaştığı alan boş kaldı ve rakip boş kaleye golü atarak devreyi önde kapattı.
İkinci yarının başında İbrahim Hoca’dan beklenen müdahale gelmedi. “Takım iyi oynuyor, devam edelim” anlayışı maalesef ikinci golü de beraberinde getirdi. Burada Güray’a ayrı bir parantez açmak gerekiyor: Artık ne geriye dönebiliyor ne de ileriye katkı verebiliyor. Takımla vedalaşma zamanı gelmiş gibi görünüyor.
Doğan için de tablo çok farklı değil. Artık olmuyor ve bunun farkında olduğunu sen de biliyorsundur. Doğan’ın yanı sıra Ali Kağan, Oğuz Kağan, Conte, Bruno, Koita, Sinan Bolat, Serkan, Cebrail ve özellikle Eysseric ile vakit kaybetmeden yollar ayrılmalıdır.
İbrahim Hoca, çıkardığı kadro ve tercih ettiği oyun dizilişiyle adeta çantadan tavşan çıkarmak istedi. Ancak bu tercih tam anlamıyla bir harakiriye dönüştü. Oyuna geç müdahale etmek ve Amed gibi zor bir deplasmanda ağır bir santrforla başlayıp buna seksen dakika tahammül etmek, ciddi bir teknik adam hatasıdır.
Bu kadar pas hatasıyla oynarsanız, topu çıkarırken sürekli kaybederseniz ve savunma arkasına rakibi devamlı kaçırırsanız, bu oyunun adı mücadele değil teslimiyettir.
Cantürk Başkan’a da bir çift söz söylemek gerekir: Bu oyuncuları kim aldırdıysa, derhal hesabını sorun ve kulüple ilişkisini kesin. Bu rezaletin sorumluları ve bu transferlere aracılık eden menajerler, bir daha bu kulübün kapısından içeri girmemelidir.











