Iğdırspor için bu karşılaşma zirve yarışından kopmamak adına kritik bir virajdı. Pendikspor ve Amed’in kazandığı bir haftada sahaya galibiyetten başka bir seçenekle çıkmamız mümkün değildi. Maça önde basarak başlayan takım, alanı daraltıp rakibi hataya zorlayarak pozisyon üretmeye çalıştı. Özellikle sağ kanatta Mendez ve Gökçe’nin etkili oyunu ile birlikte Doğan’ın bu kez daha istekli görüntüsü hücuma canlılık kattı. Ceza sahası golcüsü Bruno’nun isabetli vuruşu ise erken skor üstünlüğünü getirdi.
Golden sonra rakibin açılması, aradığımız boş alanları daha fazla kullanma fırsatı sunuyordu. Fofana’nın sıfıra inip “alda at” diye tabir edilecek pozisyon hazırlaması, ancak Mendes’in buna kötü vurması — hatta bana göre penaltıdan daha kolay bir golü kaçırması — rahatlamamızı engelledi. İlk yarının uzatma dakikalarında duran topta yaşanan adam paylaşamama hatası ise golü kalemizde görmemize neden oldu.
İkinci yarı, ilk yarının aksine kötü başladı. Rakip orta sahada üstünlük kurdu, pozisyonlar buldu fakat son vuruşlardaki etkisizlikleri avantajımız oldu. Bu bölümde top tutmakta zorlandık, sürekli baskı yedik. Ancak rakibin elle oynamasıyla kazandığımız penaltıyı Koita düzgün bir vuruşla gole çevirince yeniden öne geçmeyi başardık.
Kalan dakikalarda yüksek bir baskıya maruz kalsak da rakibin bitiricilik problemi ve savunma hattımızın dirençli oyunu skoru korumamızı sağladı. Özetle; maçlara iyi başlıyoruz, golü buluyoruz fakat ikinci yarılarda adeta başka bir takıma dönüşüyoruz. Takım olma kimliği henüz tam oturmuş değil, oyunu 90 dakikaya yaymakta zorlanıyoruz. Bununla birlikte Adanaspor maçı öncesi alınan bu üç puanın değeri çok büyük.
Kaleci ve savunma hattı maçın en iyileriydi. Orta saha daha çok mücadele etmek zorunda kaldı. Forvet hattında ise etki var fakat istikrar yok. Fofana üç maçtır kendi seviyesinin uzağında. Mendes adeta “Ben sağ değil sol oynarım” diyor. Santrfor Bruno iyi niyetli, golünü de atıyor ama yeterli değil. Koita’nın oyuna daha erken girmesi gerektiğini düşünüyorum.
İlk yarının sonuna kadar puan kaybı yaşamazsak, devre arasında yapılacak takviyelerle gerçek anlamda bir takım kimliği kazanabileceğimizi umuyorum.











