Sn. Rektörüm, Iğdır üniversitesi ailesinin ilk emekli Öğret. Görevlisi sıfatıyla, liseden öğretmeniniz olmam nedeniyle; yeni görevinize başlamanızdan dolayı duyduğum sevinç ve heyecanımı dile getirmek istedim. Hoş geldiniz.
Beni büyük bir hüsnü kabulle makamınızda ağırlamanızdan dolayı çok mütehassis oldum. Bilvesile sevgi, saygı ve şükranlarımı arz ediyorum. Yeni göreviniz ve yeni bir dönemin başlangıcı, yurdumuza, üniversitemiz ve Iğdır’ımza hayırlı ve uğurlu olsun.
Vizyonunuz ve enerjinizle, hocalık, dekanlık, TUBİTAK dahil nice ilmi merkezli heyetlere yapmış olduğunuz başkanlık sayesinde edindiğiniz tecrübe ve bilgi birikiminizle; liderlik vasfınızla Iğdır Üniversitesi’ni daha ileri taşıyacağınıza inancımız sonsuzdur. Sizin bu noktaya gelişiniz, ilkeli, erdemli ve ayrım yapmayan adil oluşunuzdandır. Bunlar talebeliğinizden beri gözlemlediğim önemli yönlerinizdir. Yapacağınız projelerinizle yeni ufuklar açacağınızdan eminim. Bunları sizi ziyaretim sırasında da müjdelemiştiniz. Bunları gerçekleştirdikçe, anlatmak, size her türlü desteği ailece vermek, gazetem (Güven) ve boynumuzun borcudur.
Yaptığınız konuşmalarda başta Iğdır Üniversitesi ayrıca Iğdır’la ilgili duygu ve düşünceleriniz hepimizi çok heyecanlandırmıştı. İnşallah düşündüklerinizi yapar ve uygularsınız. Bunlardan bir kaçı şöyle idi.
İlk konuşmanızda, Iğdır’ın tarım ve hayvancılığına vereceğiniz önemi vurgulamıştınız. Iğdır’da meyvecilik ve özellikle Iğdır sofralık kaysısının Üniversitemiz projeleri arasında yer alacağından eminiz.
Devir teslim töreninde de belirttiğiniz gibi, Iğdır Üniversitesi aynı zamanda Türk Dünyasına açılan Önemli bir ilim kapısıdır. Azerbaycan, İran, Ermenistan hatta Gürcistan Üniversiteleriyle İlişkileri layık olduğu seviyelere taşıyacağınızı belirtmiştiniz. Öyle olacağına inancımız tamdır.
Ayrıca Bölgemiz ve komşu ülkelere de çok getirisi olacağı “Zengezur” koridorunu vurgulamanız çok dikkat çekici hususlardan biriydi. Belki zamanla bunlardan başka daha da güzel projeleriniz de olacaktır. Mesela kampüs alanındaki bütün boşlukları ağaçlandıracağınız, beni de heyecanlandırmıştı. Bu Yeşil Iğdırın grilikten kurtulan doğal rengine dönüşünü sağlayacaktır.
Ulemalık görevi asla bitmez bu ömrün sonuna kadar sürer; zaten geride bırakılan eserlerle bunları taçlandırılır. Ama umeralık görevi bir gün sona eriyor. İdarecilikten yükselerek geldiğiniz için sizce de malüm olan bir realitedir. Öyle bir umera olunmalı ki ayrılındığında keşkelerle dolu bir boşluk kalmasın; “sen gülerek git, idare ettiklerin ağlasın”.
Bu düşünce ve temennilerimi yaşıma, hocalığıma, yarım asırlık tecrübelerime ve hoşgörünüze sığınarak söyledim.
Kademin uğurlu, yolun açık, Rabbim yar ve yardımcın olsun.











