Iğdır ili, ikinci derece deprem kuşağında yer almaktadır. Kuzeydoğu Anadolu’da Ardahan, Kars, Iğdır ve Ağrı illeri ve bu illere bağlı yerleşim birimlerini etkileyen faylardan en önemlileri Ermenistan-Spitak, Balıklıgöl, Doğubeyazıt, Iğdır ve Kağızman faylarıdır.
Iğdır ve yakın çevresinin depremselliğinde Balıklı Gölü ve Iğdır fayları etkilidir. Özellikle Iğdır Fayı (Iğdır’ın 5 km GB sından geçen) il ve yakın çevresini daha çok etkiler. Uydu görüntüsü ve topografik harita verilerine göre parçalı bir kırık çizgiselliği gösteren fayın uzunluğu yaklaşık 60 kilometredir.
Tarihsel, aletsel depremler ve günümüz sismik aktivitesi bu fayın halen aktif olduğunu göstermektedir. 5,5 büyüklüğündeki 1962 depremi merkez üstü Iğdır fayı üzerinde, 5,1 büyüklüğündeki 1976 depremi merkez üstü ise Balıklı Gölü fayı üzerindedir. Tarihsel ve aletsel dönemlerde bu fayların ürettiği en büyük deprem orta büyüklüktedir.
Iğdır'ın çok yakınından aktif bir fayın geçmesi ve yeraltı suyuna doygun alüvyal gevşek bir zemin üzerinde kurulmuş olması, kötü yapılaşma koşulları Iğdır ilinin deprem riskini artırmaktadır.
Iğdır M.Ö. 4000 yıllarından beri yerleşim yeri olup en az bilinen tarihi 6023 yıldır. Iğdır’ın eski yerleşimi, M.Ö. 4000 yıllarında Ağrı Dağı’nın kuzeybatı yamacında bugün Korhan Yaylası olarak bilinen Iğdır kalesi ve çevresiydi.
Günümüzden 359 yıl önce Iğdır’da çok büyük bir deprem oldu. 29 Mayıs 1664’de meydana gelen ve bir hafta süren depremde Iğdır kalesi ve şehri yıkılmış̧, sağ kurtulanlar ovaya indirilerek Baharlı köyü̈ yakınında, Iğdır ismi ile bugünkü̈ yerleşim oluşturulmuştur. Baharlı köyü̈ bitişiğine yerleşen Iğdır kalesi ahalisi burada yeni bir mahalle kurmuş̧, Iğdır-i Nev (Yeni Iğdır) adını vermişlerdir. Şehir akabinde Rusların işgaline uğradığı zaman Rusça’da “yeni” anlamına gelen “Nov/Nova” şeklinde değiştirilerek Iğdır-ı Nova denilmiştir. (Iğdırmava)
1664 depremi çok büyük can ve mal kaybını da yaşattı, bir hafta süren depremde büyük toprak kayması meydana geldi.
Iğdır’da 2 büyük deprem 2 Temmuz 1840 yılında yerel saatle 14:00’de meydana gelmiştir. Deprem sonucu çok büyük yer sarsıntısı, heyelan, patlama oluşmuştur. Ağrı dağındaki buzullar erimiş, çok geniş bir alanı etkilemiştir. Deprem sonucunda 10 bin kişi ölmüştür. Ahura köyü ve Manastırı yok olmuştur. Daha sonra burada kurulan yerleşim, 1965 yılında "Yenidoğan" adıyla köy statüsüne kavuşmuştur. Deprem sonucu İrevan, Van, Tebriz, Tiflis, Gümrü gibi bir çok şehir etkilenip hasar görmüştür.
Iğdır’da yaşanan doğal afetlerden biri de 4 Eylül 1962 yılında yaşanan 5,3 büyüklüğünde yaşanan bir depremdi. Iğdır ve çevresinde çok ciddi hasarlara sebep olan deprem sonrasında ilçede hayat durma noktasına gelmiştir. Iğdır ve çevresinde yaşanan depremde 1 kişi ölmüş ve 20 kişi yaralanmıştı. Depremde 5000 ev hasar görmüş, oturulmaz duruma gelmişti. Iğdır halkı evlerinin içerisine giremiyorlar ve geceleri dışarıda sabahlıyorlardı. Belediye hoparlörlerinden şehirdeki bütün binaların tehlikeli olduğu, kimsenin içeri girmemesi anons ediliyordu. İlçede işyerleri kapalı olduğundan hayat durma noktasına gelmişti. İlçede fırınlar çalışmadığı için Kars’tan ekmek gönderiliyordu. Deprem sonrası sarsıntılar devam ettiği için zarar gören binalar yıkılmıştır. Köylerde halk korkudan küllükte uyuyordu.
Deprem sonucu resmî binaların çoğu yıkıldı. O yüzden birçok hizmet çadırlarda veriliyordu. Iğdır’a deprem heyetleri birçok bakan geldi. Halka çadır, gıda, para yardımı yapıldı. Deprem sonrası Iğdır’daki 36 yerleşim yerine 22 milyon 557 bin lira para yardımı edildi. Iğdır’da hastane, 12 Kasım, Atatürk, İnönü İlkokulları yıkıldığından eğitim bir tek Cumhuriyet ilkokulunda zor şartlarda yapılıyordu. Ortaokul binası yıkılmış bu yüzden eğitim barakada devam ediyordu.
Deprem öldürmez bina öldürür. Deprem bir doğa olayı olup kaçınılmazdır. Türkiye deprem gerçeği ile yüzleşmek ve yaşamak zorundadır. Değerleme karşı dayanıklı konutlar yapmak zorundayız. Depreme karşı dayanıklı konutlar yapıp her bireyin deprem konusunda bilinçli olması gerekir. Ayrıca olası bir depremde alınması gereken her türlü tedbiri devlet ve vatandaş olarak almak zorundayız. Güzel Serhat Iğdır şehri bu acıları tarihte büyük bedeller ödeyerek yaşadı. Bu yüzden yaklaşık 6000 bin yıllık eski Iğdır şehrini kayıp ettik. Bugünkü Iğdır şehrini günümüzden 359 yıl önce çok zor şartlarda kurduk. Şimdiki Iğdır şehrinin kurulduğu yer o zaman yer yer bataklık, kamışlık ve sazlık olan yer olup, sivrisineğin bol olduğu sıtma hastalığının yaygın olduğu bir yerdi.
Iğdır insanı büyük zahmet ve emeklerle şimdiki Iğdır şehrini kurup, kanal, ark, drenajlar açarak, bağ, bahçe yapıp vatan yapmıştır. Yüce Allah Iğdır insanına bir daha o acıları yaşatmasın. Güzel Iğdır insanına deprem ve afetin yaşanmadığı güzel nice yıllar temenni ediyorum…











