10 Şubat 1828’de Rus İmparatorluğu ile Kaçar Devleti arasında imzalanan Türkmençay Antlaşması ile Azerbaycan, Aras Nehri sınır kabul edilerek kuzey ve güney olmak üzere ikiye bölündü. Iğdır ili ise coğrafi ve stratejik önemine rağmen Aras Nehri’nin güneyinde kalmasına karşın Rusya’nın eline geçti.
Bu antlaşmanın ardından Ruslar, Kuzey Azerbaycan’da kendilerine bağlı Hristiyan garnizon bir devlet kurmak ve bölgenin demografik yapısını değiştirmek amacıyla harekete geçtiler. Osmanlı ve İran’dan kitlesel olarak Ermeni göçmenler getirilip bölgeye yerleştirildi. Bu işgale karşı direnen Türk ve Müslüman halk, baskı ve zulüm nedeniyle Osmanlı, İran ve Azerbaycan’ın diğer bölgelerine göçe zorlandı.
1840’ta yapılan idari düzenlemelerle Kuzey Azerbaycan’a ait 7.000 km² toprak Dağıstan eyaletine bağlandı. Tiflis’te alınan kararla Azerbaycan hükümeti, Batı Azerbaycan’daki İrevan şehrine ait 9.000 km² kadim Türk yurdunu, 1918 yılında şartlı olarak Ermenistan’a vermek zorunda bırakıldı. 29 Mayıs 1918’de ise bu topraklar üzerinde Ermenistan Devleti kuruldu.
Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti 1920’de Sovyet Rusya tarafından işgal edildi. Borçalı, Karayazı ve Zengezur gibi kadim Azerbaycan bölgeleri, Ermenistan ve Gürcistan’a bırakıldı. Derbent Hanlığı’nın %6’lık kısmı Rus işgaline geçti ve bu topraklarda halen Azerbaycan Türkleri yaşamaktadır.
Gürcistan hakimiyetinde kalan tarihi Azerbaycan toprakları 8.700 km²’yi bulmakta olup, bu bölgelerdeki tüm yer adları ve coğrafi isimler Gürcistan’ın etnik siyaseti doğrultusunda değiştirilmiştir. Azerbaycan Türklerine yönelik baskılar, zulümler ve soykırımlar sonucunda, bölgedeki Türk ve Müslüman halk göçe mecbur bırakılmıştır. Sovyet dönemi boyunca Ermenistan’dan başlayan göçlerle tahminen 400 bin Azerbaycan Türkü Azerbaycan’a sığınmak zorunda kalmıştır.
1988-1992 yıllarında Ermenistan, Rusya’nın desteğiyle Karabağ ve çevresindeki 7 Azerbaycan rayonunu, yani Azerbaycan topraklarının %20’sini işgal etti. Bu işgal sırasında 20 bin Azerbaycan Türkü şehit oldu, 150 bin kişi yaralandı, 4850 kişi kayboldu. Bunlardan 1368’i kurtarıldı ancak 783 kişi — aralarında 18 çocuk, 46 kadın ve 69 yaşlı da bulunuyor — hâlâ esaret altındadır. Uluslararası Kızılhaç’a göre 439 kişi esaret sırasında hayatını kaybetmiştir. Ermenistan’ın işgali sonucu Azerbaycan’a verdiği maddi zarar ise 60 milyar doları bulmaktadır.
Bugün Ermenistan’ın kurulu olduğu 29.743 km²’lik toprak, tarihte hiçbir zaman Ermenilere ait olmamış, İrevan Hanlığı’na bağlı kadim Türk yurduydu. Rus işgalinden sonra buradaki 2,5 milyon Azerbaycan Türkü zorla yurtlarından çıkarıldı. Demografik yapı, dışarıdan getirilen Ermenilerle tamamen değiştirildi. 1988-1992 yıllarında Karabağ ve çevresinden göç eden bir milyon Azerbaycan Türküyle birlikte, Ermenistan işgali yüzünden toplam 3,5 milyon Azerbaycan Türkü mülteci durumuna düştü.
Sovyetler Birliği döneminde Doğu Zengezur bölgesi Ermenistan’a verilerek Azerbaycan’ın Türkiye ve Nahçıvan’la kara bağlantısı kesildi. Bu olay, Türk dünyasının bağrına saplanan bir hançer gibi hafızalarda yer etti. Ermeniler, Karabağ ile birlikte 7 Azerbaycan rayonunu 30 yıl işgal altında tuttu ve Hocalı’da tarihin en zalim soykırımlarından birini gerçekleştirdi.
Ancak 2020 yılında kahraman Azerbaycan ordusu, 44 günlük Vatan Muharebesi sonucunda işgal altındaki Karabağ ve 7 rayonumuzu özgürleştirdi. Bu zafer, 30 yıllık esarete son verdi.
Rus İmparatorluğu 1813 Gülistan ve 1828 Türkmençay antlaşmalarıyla Azerbaycan topraklarını işgal etmiş ve Azerbaycan’ı kuzey ve güney olarak ikiye ayırmıştı. Kuzey Azerbaycan’ın 132.043 km²’lik toprağından 45.443 km²’si Ermenistan, Gürcistan ve Dağıstan arasında paylaştırıldı. Bugün Azerbaycan’ın elinde Nahçıvan ile birlikte 86.600 km² toprak kalmıştır.
Ermenistan, tarihte hiçbir zaman Ermeni toprağı olmamış olan 29.743 km²’lik Azerbaycan arazisini işgal etti. Bu kadim Türk yurdunda yaşayan 2,5 milyon Azerbaycan Türkü yurtlarından sürüldü, demografik yapı Rus emperyalizminin anti-Türk siyasetiyle zorla Ermenileştirildi. Bugün Ermenistan’da bir tek Türk kalmamış; coğrafi adlardan kültürel eserlere, mezar taşlarına kadar Türk












