Iğdır, 1747-1928 yılları arasında Revan Hanlığı hakimiyeti altında 81 yıl kaldı. 1828-1917 yılları arasında 89 yıl Çarlık Rusya’nın işgali altında kaldı. Rusya Iğdır, Tuzluca, Aralık ilçelerini Sürmeli Sancağı olarak Erivan Vilayetine bağladılar. 1917 Çarlık Rusya’da Bolşevik ihtilali oldu Ruslar asker ve memurlarını bölgeden çekti. 1917-1920 yılları arasında bölgede yaşanan siyasi belirsizlik,1918 yılında Ermenistan devletinin Erivan’da kurulmasıyla Ermenistan’ın bölgeyi kendi toprağı görmesi, Van’da Osmanlı güçlerine yenilen Taşnak ( Katağan) denilen Çetelerinin Iğdır’a, Iğdır üzerinden Ermenistan’a geçmeleri, bölgede uzun süre barış içinde yaşayan Azerbaycan Türkleri, Ermeni, Müslüman ve Ezidi Kürt’ler arasında barışı bozmuş, Ermeni güçleri ve Taşnak Çeteleri 1918-1920 yılları arasında bölgede büyük soykırım yapmışlardır.
Mayıs 1918 yılında Osmanlı ordusu bölgeye girerek Ermeni mezalimini durdurmuş, 1918 Mondros ateşkes antlaşması ile Osmanlı ordusunun bölgeden çekilmesi, Iğdır’ın Misak-ı Milliye dahil edilmemesi, 1918 Brest- Litovsk antlaşmasıyla Kars, Ardahan, Batum Ruslarca Osmanlı’ya geri verildiği halde Iğdır verilmemiştir. Yaşanan bu belirsizlik bölgede 1918-1920 yıllarında kara ve acı günlerin yaşanmasına sebep olmuştur. Ruslar Iğdır’da kaldıkları 89 yıl içinde bölgede yaşayan Türk ve Müslümanları askere ve memuriyete almamış, resmî dili Rusça yapıp, ağır vergiler koymuş, hiç bir yatırım yapmamış, eğitimde kasıtlı geri bırakmıştır. Ruslar Azerbaycan Türklerine “ Tatar” diyordu.
Iğdır bölgesinde 243 yerleşim yeri vardı. Ruslar zaman zaman nüfus sayımı yapmışlardır. 1828 nüfus sayımında 16.797, 1886 nüfus sayımında 91.965, 1908 nüfus sayımında bölgede 120. 641 kişi yaşıyordu. En büyük yerleşim yeri Iğdır merkez olup resmî kurumların merkezi burada bulunmaktaydı. Iğdır İran ( Kaçar) ve Osmanlı devleti ile sınır olduğu için burada gümrük memur ve binası vardı. Iğdır 1895 yılında yapılan Alican köprüsü ile şose bir yolla Erivan’a bağlanmıştı.
Bölgede Ermeni güçleri ve Taşnak Çeteleri soykırıma başlayınca kurtulmayı başaranlar “ Kaç Ha Kaç” ile gaçgın oldu. İnsanlarımız İran’a, Osmanlı’ya, Kireler ve Ağrı Dağına sığındı. Bölge 14 Kasım 1920 yılında Ermeni işgalinden kurtarıldı. Bölgede yaşayan yerli Ermeni ve Ezidiler Ermenistan’a geçti. Genel af çıkmasına rağmen İntikam alınır korkusuyla giden Ermeni ve Ezidiler dönmediler. Gaçgınlar dönmeye başladı. İran, Erivan, çevre illerden Iğdır’a dönüşler oldu. Ermenistan tarafından Azerbaycan Türkleri ve Müslüman Kürt’ler Iğdır’a göç ettiler. Ermenistan’dan Güney ve Kuzey Azerbaycan’a gidenler oldu. İran’dan Iğdır’ın yerlisi olmayanlar da geldi. Iğdır’dan gidenlerin bir kısmı çeşitli sebeplerden ötürü dönemedi. Van, Ağrı, Muş ve Erzurum’a giden kardeşlerimiz oldu.
Tuzluca ilçesinin kırsal bölgelerinden Iğdır merkez ve köylerine gelip yerleşenler oldu. Tuzluca ilçesinden Çalpala, Bayraktutan, Küllük, Oba, Hakmemet, Kasımcan, Çavuşbahçe, Sarıçoban, Yukarıçarıkçı, Alkamerli, Hakveyis, Akyumak, Taşburun, Enginalan gibi verimli Batı ovasındaki köylere, Ermenilerden boşalan köylere, Iğdır Merkez 12 Eylül Mahallesine göçler oldu. Doğubayazıt’tan gelen göçmenler ise daha çok Doğubayazıt Caddesi’nin güneyindeki 7 Kasım Mahallesi’ne yerleşmişlerdir.
Tuzluca ilçesinden çok fazla göç hareketinin yaşanmasının sebepleri temelinde tarihi faktörler yatmaktadır. Bu faktörlerin başında, I. ve II. Dünya Savaşları sırasında insanlar daha güvenli bir yerde yaşayabilmek için Tuzluca’nın dağ köylerine yerleşmeleri gelmekteydi. Güvenlik koşullarının sağlanmasından sonra, bu ailelerin bir kısmı yeniden eski köylerine yerleşmişlerdir. Bir diğer neden ise ekonomik faaliyetin temelini oluşturan tarımsal potansiyeli yüksek ova köylerinin çekiciliğidir.
Iğdır’a dışarıdan Türkiye dışından da göç olmuştur. 1937 yılında Bulgaristan’dan gelen 600 yakın muhacir ile Erivan tarafından Iğdır merkeze, Taşburun, Kadıkışlak, Necefali, Çakırtaş (Amarat), Hakveyis ve bazı köylere göç olmuştur. Örneğin Taşburun’a gelen kardeşlerimiz çok acı ve bedel ödemişlerdir. 1935 yılında İran tarafından 400 aile göç ederek Hasanhan köyüne yerleşmiş, devlet eliyle bunlar batı illerine yerleştirilmiş fakat zamanla çoğu dönmüştür. 1992-1993 yıllarında 500 Ahıskalı aile Iğdır merkez Konaklı mahallesindeki konutlara yerleştirilmiştir. Ayrıca 1920 yılından sonra Güney Azerbaycan İran tarafından gelip Iğdır merkez, Kaçar köyü ve bir çok köye yerleşen göçmenlerde var.
Iğdır 1924 yılında Nahiye merkezi olarak Doğubeyazıt Vilayetine bağlanmıştır. 1927 yılından sonra Ağrı 1934 yılında Kars iline bağlı ilçe merkezi olmuştur. 1992 yılında Kars ilinden ayrılarak ayrı il merkezi olmuştur. Karakoyunlu beldesi 1992 yılında, Aralık ( Başköy) Nahiyesi 1960 yılında ilçe olmuştur. Iğdır merkez ilçe dahil Tuzluca, Aralık, Karakoyunlu ilçeleri ile 4 ilçe 3 belde 161 köyü vardır. Iğdır merkezde 3 belde 41 köy, Tuzluca’da 81 köy, Aralık’ta 21, Karakoyunlu ilçesin de de 18 köy bulunmaktadır.
Iğdır 102 yıl içinde sürekli değişime uğramış, köy sayısı sürekli artmıştır. Cumhuriyet Dönemi boyunca köy yönetim birilerinin sayısı değişiklik göstermektedir. 1926-1930 yılları arasında Ağrı Dağı yöresinde gerçekleşen iki ayaklanma nedeniyle 1930 yılında dağ çevresi “Nüfustan Arındırılmış Bölge” ilan edilmiştir ve böylelikle bölgedeki köy sayısı zorunlu olarak düşmüştür. Bu dönemde 17 köy boşaltılmıştır ve 1949'da yasak bölge yerleşime açılmış ve eski yöre halkı köylerine geri dönmüştür. 1960 yılına kadar köy nüfusu 100’ün altında olan köyler çevre köyler ile birleştirilmiştir, böylelikle köy sayısındaki azalış devam etmiştir. Iğdır ilinde 1960’da 59 adet köy sayısı; 1965’te 74, 1970’de 76’yı, 1975’te 77 olmuştur. 1960-65 yılları arasında köy muhtarlık sayısında %25’ten fazla artış görülmüştür. Bunun nedeni, 1949’da Ağrı Dağı çevresinde yerleşme yasağının kaldırılması ile yöreye yönelik göç olaylarının hızlanması sonucu mezraların nüfuslarının artmasına bağlı olarak bu yerleşmelerin muhtarlık yönetim birimi şekline getirilmesi ile alakalıdır. Bu dönemde oluşan 15 köy yerleşme merkezinin tümü Aralık ilçesi yönetim sınırları içindedir. Son olarak 1970’te Bulakbaşı ve 1975’te Tazeköy muhtarlık birimleri oluşmuştur.
Rusların 1917 ihtilali ile bölgeden çekilmesiyle bölgede siyasi belirsizlik ve otorite boşluğu doğmuştur. Bölgeyi kendi toprağı gören Ermeniler bölgede soykırım ve etnik temizliğe girişmiş, bölgede büyük travma ve göçler olmuş, 1908 nüfus sayımında Iğdır’da 120.641 kişi yaşıyordu. Bölgenin 1920 yılında Türkiye topraklarına katılmasıyla aradan geçen 19 yıl sonra 1927 nüfus sayımı yapıldı. Yapılan nüfus sayımında bölge nüfusunun 84.639 kişi azalarak 36.002 kişiye düştüğü görüldü. Buda nüfusun yaklaşık 3,5 kat azaldığını gösteriyor. Kaldı ki bu 36.002 Iğdır nüfusunun hepsi Iğdır’ın eski yerlisi değil. Erivan, İran, çevre iller ve asker sayısı buna dahil değil. Bu durum Türk nüfusunun yaşadığı zulmü ve bölgeden yapılan göçlerin boyutlarının kanıtını oluşturmaktadır. Tüm şehitlerimizin mekanı cennet olsun.











