Adını (1404-1469) yılları arasında bölgede 65 yıl hakimiyet süren bir Türk devleti olan Karakoyunlu devletinden almıştır. Bu dönemde 1420 yılında Iğdır bir ilçe olarak Revan iline tabi oldu. Bugün başta Karakoyunlu İlçesi olmak üzere Karakoyunlu hakimiyeti döneminden kalan koç başlı mezar taşları bulunmaktadır.
Karakoyunlu ilçesi (1747-1828) yılları arasında 81 yıl İrevan Türk Hanlığı hakimiyeti altında kaldı. 1828 Türkmençayı antlaşmasıyla 89 yıl Çarlık Rusya, 3 yıl Ermeni Taşnak çeteleri ve güçlerinin işgal, baskı ve soykırımını yaşadı. 12 Kasım 1920 yılında bölgenin işgalden kurtarılmasıyla Iğdır ilçesinin bir köyü oldu. Karakoyunlu ilçesi 1972 yılında belde, 1992 yılında da ilçe merkezi olarak Iğdır İlinin merkez ilçesi ile beraber 4 ilçesi oldu.
Karakoyunlu ilçesinin 19 köyü bulunmaktadır. 269 km2 yüzölçümü sahip Iğdır İlinin nüfus ve yüzölçüm olarak en küçük ilçesidir. İlçe nüfusunun 2.728 merkezde 10.837 kişide köylerde yaşamaktadır. 1620 nüfusu ile en büyük köyü Mürşitali köyü birinci, 190 nüfusu ile Orta Alican köyü 19 sıradadır.
Karakoyunlu ilçesi çok önemli stratejik bir konuma ve geçiş bölgesine sahiptir. Güney’inde Ağrı Dağı, Kuzeyinde Aras nehri Ermenistan devleti, Doğusun da Aralık ilçemiz, Batısında da Iğdır ili yer almaktadır. Ermenistan Alican sınır kapısı, Nahçivan Dil Ucu sınır kapısı ile İran Borualan Sınır kapıları Karakoyunlu ilçesi sınırlarından geçmekte olup, Ermenistan ile aramızdaki sınır kapısı olan, Alican sınır kapısı, Karakoyunlu ilçe merkezine, 6 km uzaklıkta Karakoyunlu ilçesinde, Orta Alican köyünde bulunmaktadır. 3 devlete sınır olan Iğdır ilinden geçen 3 uluslararası yol Karakoyunlu ilçesinden geçmektedir. Ayrıca Karakoyunlu ilçesi Ağrı Dağına hakim bir konumda olup Ağrı Dağının büyük bir kısmı Karakoyunlu sınırlarında bulunmaktadır.
Ermenistan devletinin nüfusunun % 70 yakını Karakoyunlu ilçesinde bulunan Alican sınır kapısın yakın oturmaktadır. Başkent Erivan’a en yakın yerleşim yeri Koçkıran ( Dize) köyü Karakoyunlu ilçesine bağlıdır. Alican sınır kapısı 1895 yılında Çarlık Rusya zamanında açılmıştır. Sovyetler Birliği zamanında (1934-1939) yılları arasında Alican sınır kapısı karşılıklı ticarete açık olup gümrük binası Koçkıran ( Dize) köyünde bulunmaktaydı. II. Dünya savaşı Sovyetler Birliğinin Türkiye’den toprak talebi yüzünden kapanmıştır.
Iğdır ili ve onun bir parçası olan Karakoyunlu ilçesi, 1917 yılına kadar, 89 yıl Çarlık Rusya’nın işgalinde kaldı. Iğdır Sürmeli Sancağı olarak, Erivan vilayetine bağlandı. Iğdır şose bir yolla Alican köprüsü üzerinden, Erivan’a bağlanmıştı. Bölgede Azerbaycan Türklerine Ruslar “Tatar” diyordu. Türk ve Müslümanlar askere ve memuriyete alınmıyordu. Ruslar belli aralıklarla nüfus sayımı yapıyorlardı.
Çarlık Rusya’nın günümüzden 137 yıl önce 1886 yılında bölgede yaptıkları nüfus sayımına göre bugünkü Karakoyunlu ilçesi ve köylerindeki nüfus yapısı şöyle idi;
Bölgede toplam 10.476 kişi yaşıyordu. Bu nüfusun % 67’si 6976 Azerbaycan Türkü, % 6 Kürt 653 kişi, % 27’si de 2846 kişi Ermenilerden meydana gelmekteydi. Türk ve müslüman oranı % 73 olarak görülmektedir. Ermeniler Taşburun, Alican, Mürşitali köylerinde yaşanmaktaydı. Karakoyunlu ilçesinin köyleri Ağrı Dağının Kuzey tarafında, Aras nehrini suladığı, verimli sulak düz ovadan meydana gelmektedir. Bölgenin düz ova olması, Erivan ve Alican sınır kapısına yakın olması, yüzünden ( 1917-1920) yılları arasında çok büyük Ermeni zülüm ve soykırımını yaşamışlardır.
Bu köyleri incelediğimizde Alican, Mürşitali, Seferkulu, Zülfikar, Hüseyinkent, Abbasabat, Karakoyunlu, Kaçar, Bayat gibi Ehlibeyt, Türk ve Oğuz boylarının adını taşıyan, Horasan Erenler’ini temsil ettiklerini görürüz. Bu güzel adları almaları tesadüfi olamaz.
Kaçardoğanşalı ve Bayatdoğanşalı köyleri Doğanşalu köylü adı ile ortak kurulmuş, 18 yüzyılda ayrılmışlardır. Bayat köyü, 24 Oğuz burundan birisinin adı olup, Kaçarlar da Bayat boyuna mensuptur. Bu köylerden ayrılan bir kısım kişi, Tuzluca Üçkaya ( Ekerek) köyüne göç etmişlerdir.
Taşburun köyü Ermeni köyü olup, burda 3 Ermeni Taburu vardı. Bu köyümüze İravan tarafından gelen muhacir kardeşlerimiz yerleştirilmiştir.1934 yılında Nahiye olmuş 2014 yılında nahiye yönetimi Türkiye’de kaldırıldı. Cennetebat, İslamköy Taşburun’a bağlanarak 1994 yılında belde oldu. 2014 yılında da belde statüsü kaldırıldı.
Koçkıran köyünün eski adı Dize köyüdür. Bu köyümüzde Ermeniler tarafından toplu soykırım yapılmıştır. Karakoyunlu ilçesinden sonra en çok nüfus Rusya zamanında bu köyde idi 1329 kişi. Dize adından önceki adı Kaniya Dize kale Çeşme’si demektir. Bekirhanlı köyü bu köye bağlı mezra idi 2005 yılında ayrılarak ayrı bir köy oldu. Kaniya Dize ve Dize ( Koçkıran) köyü arasında eskiden Kaniya Siso isminde bir köy varmış. Aras nehri köyü yıkar. Köy kalıntısı halen mevcuttur.
Aktaş köyünün eski adı Beri, İslamköy ünün eski adı İslam köydür. Eskiden burada Suriye tarafından gelen Ermeni bir topluluk yaşadığından ahali tarafından Kâfirköy adı verilmiştir. Köyün adı 1928 yılında değiştirilmiştir. 2012 yılına kadar Taşburun Beldesinin bir mahallesi iken, Taşburun beldesinin kapatılmasıyla, tekrar İslamköy olmuştur. Yazlık köyünün eski adı Taraş köyüdür. 1930 Ağrı Yasak Bölgesi içinde kalarak boşaltılan köylerden biridir. Daha sonra iskan edilmiştir.
Yukarı Alican köyü eskiden Ermeni yerleşimi vardı. Alican Bello Erivan’ın Seetıli isimli bir köyünden gelmiştir. Bu köyden bir takım Kişiler Muş ve Erzurum Karaçoban’a dağılmıştır. Aras nehri taşınca devlet, Alican köyünü 3 köye bölmüştür. Azerbaycan Türklerini Orta Alican, Aşağı Alican köylerine yerleştirmiştir. Kürt’ler Yukarı Alican köyüne. Ermenistan sınır kapısı Alican köprüsü Orta Alican köyüne 2 km uzaklıktadır.
Mürşitali köyü Ağrı Dağı eteklerinde Hesepexas isimli bir köy. Ağrı direnişinde yasak bölge olduktan sonra, yasak kalktıktan sonra da kimse o köye yerleşmedi. Şu an Mürşitali köyündeki Redikan aşireti tarafından yayla olarak kullanılmaktadır. Hesepaxas’ın Türkçe anlamı yalınayak Hasan demektir. 1886 yılında 157 Azerbaycan Türkünün yaşadığı Hüseyinkent köyü şu anda Mürşitali köyüne bağlı bir mezradır.
Daha önceleri Zülfikar köyüne bağlı olan Göl mezrası, 2021 yılında "Gölköy" adıyla köye dönüştü. Kerimbeyli köyünün adı, 1902 yılındaki yabancı bir kaynakta Abbasabad olarak geçmektedir. Kürtçe'de Mıllo adıyla anılan köy, 1928 yılından beri aynı adı taşımaktadır. Cennetebat köyünün bir mezrası iken, ayrılarak ayrı bir köy olmuştur. Bu köyümüzde Ermenilere karşı Osmanlı askeri direniş gücü kurmuştur. “Kaç Ha Kaç” zamanında Ermeni zülümünden kaçanlar Koçkıran ( Dize) köyü üzerinden bu köye sığınıp, Ramazankent üzerinden Güney Azerbaycan’a sığınmışlardır. Bu köyümüzde benimde baba annem şehit olmuştur.
Gökçe’li, Zülfikar, Şiraçı bu köylerimizde çok büyük Ermeni mezalimi yaşayan acıları yıllar geçse de unutulmayan vatan toprakları. Taşburun’da insan kasabı Ermeni Generali Drastamat Kanyan DRO’nun yenilmesinde Kaçardoğanşalı köyü destesindeki bu yiğit köylerimizin Bulakbaşı köyünün katkısı çok büyük olmuştur. 1886 Rus nüfus sayımında şu anda Şiraçı köyünün bir mezrası olan Seferkulu köyünde 62 Azerbaycan Türkü yaşıyordu.
Bulakbaşı köyü Gelturi aşireti İran'dan gelip, Doğubayazıt köylerine dağılır. Burada bir Ermeni, Êzdi Kürtlerden bir kız kaçırıp, Gelturilere sığınır. Gelturiler kızı ve çocuğu Êzdi Kürtlere teslim etmezler. Çünkü, Kürtler asla kendilerine sığınanı kimseye vermezler. O olaydan sonra Gelturiler o zamanlar bölgede nüfusları çok yoğun olan Êzdi Kürtlerin baskılarına dayanamayıp Sovyet sınırlarındaki Iğdır'a gidip, Redkan aşireti beyi Ali Eşref Bey'e (Eleşref Beg) sığınırlar. Ali Eşref Bey kendilerine Perexod (Bulakbaşı) köyünü verir. Şuan 25 küsur köyde yaşayan Gelturiler, Perexod köyünden dağılmıştır.
Cennetebat köyü 1854 yılındaki bir kaynakta köyün adı Cennetabad olarak geçmekteydi. 2007 yılında köy statüsünü kaybederek Taşburun'a bağlı bir mahalleye dönüştürüldü. 12 Kasım 2012 tarihinde kabul edilen 6360 sayılı yasa çerçevesinde Karakoyunlu ilçesindeki Taşburun Belde Belediyesi'nin kapatılması üzerine tekrar köye dönüştürüldü. Köy halkı İran Urmiye ile İrevan tarafından gelip buraya yerleşmiştir.
Karakoyunlu ilçesi ve köylerinde 1960 yılından sonra çok göç olmuştur. Özellikle Azerbaycan Türklerinin yaşadığı köylerde yurt içi ve yurt dışına çok göç olmuştur. Bu köylerin hiç biri 1886 yılındaki nüfuslarına sahip değildir.
Cennetten bir köşe olan, geçmiş yüz yılda çok büyük acılar yaşayan Karakoyunlu ilçesi ve köylerinde yaşayan kardeşlerimiz, çalışkan, vatansever, zeki, girişimci, şahıslarına münhasır güzel insanların yaşadığı bir yedir. Yurt içi ve yurt dışında yaşayan tüm Karakoyunlu hemşerilerime en içten duygularla selam, sevgi ve muhabbetlerimi yolluyorum. Hoşça kalın, dostça kalın.











