• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Resmi İlanlar
  • Iğdır
  • Bölge
  • Genel
  • Dünya
  • Politika
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Spor
  • Sağlık
  • Kültür-Sanat
  • Bilim ve Teknoloji
  • Magazin
  • Ara
SON DAKİKA:
00:17
Iğdırspor’un Türkiye Kupası’ndaki Rakipleri Belli Oldu İlk Maç İç Sahada Aliağa Futbol A.Ş. ile
00:14
Iğdır'da Karabağ Kilimleri Hanımların Emeğiyle Dünyaya Açılıyor
Video Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Mahmut Aşkar
  3. Aman Ha, Toplumu Ürkütmeyin!
Yayınlanma: 07 Kasım 2025 - 15:56

Aman Ha, Toplumu Ürkütmeyin!

07 Kasım 2025 - 15:56
Yorumlar
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Aman Ha, Toplumu Ürkütmeyin!
Mahmut Aşkar
Kendi Gökkubbemiz

Şayet bir insanın hatasını veya kendince doğru bildiği yanlışını gördüğünüz hâlde, sırf ona hoş görünmek istiyor ya da ikili ilişkilerinize helâl gelmesin diye bu duruma ses çıkarmıyorsanız, siz hem o insana kötülük yapıyor hem de dürüst davranmıyorsunuz demektir. Goethe, “Bir insana olduğu gibi davran, öyle kalacaktır,” diyor. En basitinden kendi çocuğumuzun hatasını düzeltmezsek, onu bu hâliyle kabullenmek demektir. Sadi Şirazi de bizden sekiz asır, Goethe’den de takriben altı asır önce onun dediğine benzer bir tespitte bulunmuş: “Kişiye hatası söylenmezse, hatasını hüner zanneder.”

Hoşuna gitmeyeceğini bile bile kişinin gözünün içine bakarak, söylenmesi gerekeni söyleyebilenlerin, hitap ettiği cemaatin ürkmesine aldırış etmeden onlara, ‘Emrolunduğu gibi dosdoğru ol’abilenlerin ve üç-beş oy kazanma veya kaybetme kaygısına kapılmadan halktan hakikati gizlemeyenlerin sayıları az, sesleri de cılız çıkınca, hatasını “hüner” zannedenler hükümran oldu.

 Goethe yukarıdaki tespitinin devamı cümlede, “Bir insana olabileceği ve olması gerektiği gibi davran, öyle olacaktır.” diyor. Yabanilikten evcilliğe devşirilen hayvanlara oldukları gibi değil, yeni ortamlarında olması gerektiği gibi davranıldığı/eğitildiği için “evcil hayvan” olmuşlardır. Şehir hayatı, taşradan gelenleri olması gerektiği gibi değiştiremezse, onlar “şehirdeki köylü” olarak kalır.

Doğrular, gerçekler anlatılmadığında, fertler kadar toplumlar da doğru bildiği yanlışlara inanır ve öyle davranır. Bilindiği gibi, Avrupa’daki aydınlanma hareketleri, gerçeklerin yüksek sesle dillendirilmesiyle başladı. Millet olarak bizim geçmişimizde de bazı yenilikçi hareketler için ağır bedeller ödendi fakat sürekliliği sağlayamadığımızdan birçok alanda ilerleme kaydedemiyoruz.

Şimdi değilse ne zaman?

İçinde bulunduğumuz “az gelişmişlik” gerçeği, her defasında bizim gibi birçok aydının kafasını meşgul etmektedir. Bir akademisyen ilahiyatçımız, cami cemaatine hitap ederken kendisini dinleyen öğrencileri, üniversitedeki kendisiyle camideki kendisi arasında gitgeller yaşadıklarını anlattı. Hoca, doğru olan fakat şimdiye kadar sadece belli mahfillerde konuşulan bazı dinî konuları kalabalıkların önünde konuşmaya cesaret edememişti. Ben de, “Hem mevcut zihniyetten şikâyetçi hem de gerçekleri anlatmıyorsanız bu toplum nasıl aydınlanacak?” dedim. Hoca, ben bunları cemaat önünde konuşursam işimden, aşımdan ve dolayısıyla mesleğimden olurum, der gibi cevap verdi. Kendince haklıydı fakat bedeli ödenmemiş hiçbir yenilik hareketi hedefini ulaşamamıştır. Bunun en güzel örneği peygamberlerdir. Günümüz dünyasında da bildiğinin ve inandığının bedelini hapishanelerde geçiren nice insanlar vardır.

Aydınımızın basiretsizliği, toplum olarak bizim “azgelişmiş”liğimizin başlıca sebebidir!

Alev Alatlı tecrübesine ve bilgisine dayanarak, “Bu toplumda biliyor olmak, mutlak surette bir haksızlığa maruz kalmaktır,” diyor. Sizin daha çok biliyor olmanız, bildiğini iddia eden cahillerin kafa konforunu bozar. Ne zaman yakın dostlarımızla, aramızda konuştuğumuz şu gerçekleri toplum karsında da konuşalım desek, “Aman ha! Toplumumuz henüz buna hazır değil, ürkütmeyelim,” babından uyarılar alıyorum. Altmış yıl önce de, güya toplum buna hazır değildi, şimdi de değilmiş. Bu kafa yapısına göre, altmış sonra da yine aynı teraneyi bizden sonraki nesiller şu basiretsiz, ürkek ve de oportünist kesimlerden kora hâlinde duymaya devam edecek: Aman ha! Toplum henüz buna hazır değil. Peki ne zaman olur, sorusuna henüz cevap veren olmadı.

Atasoy Müftüoğlu, “İnsanların bilinç alanlarını terk ederek, iktidar alanlarına akın ettiği bir zamanda iyi bir gelecekten söz edemeyiz. (Yetin Düşünce, sayı 12)” sözüyle can alıcı bir zihin arızamıza parmak basmış. Şuurlanma ya da bilinçlenme, düşünceden sosyo-kültürel alanlara kadar ilerleme, kalkınma ve aydınlanmayı beraberinde getirir. Çok genç yıllarımızda bizim kuşak aklını ideolojik siyasetin emrine vermişti. Günümüzde de toplumun büyük bir kesimi “bilinçlenmeyi”, muktedir olanların veya iktidar sahiplerinin safında yer almak olarak görüyor veya şahsî çıkarları böyle davranmayı gerektiriyor.

Bilinçlenmeyen bir toplumu yönetmek kolay olduğundan, “Aman ha, toplumu ürkütmeyin!” yaygarası yüzünden bu toplum, sinir uçları alınmış bir bünye gibi duyarsızlaşmıştır. Bu milletin kendi ayakları üzerine durabilmesi için, olduğu gibi değil, “olabileceği ve olması gereken gibi” yüz yüze konuşmanın, ürkecekse nihayet ürkütmenin, korkacaksa gelmekte olan tehlikeyi göstererek daha çok korkutmanın ve uyarmanın zamanıdır.

 

 

 

Bu yazı 648 defa okunmuştur.
  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Dünyanın Türkiye'si - 26 Kasım 2025
  • Anadolu'dan Dünyaya Bir Fikir Hareketi - 17 Kasım 2025
  • Yaşıyoruz Yaşamak Denirse... - 30 Ekim 2025
  • MEMLEKET DERDİNDEYİZ - 19 Ekim 2025
  • DİN BİRLİĞİ Mİ, DİL BİRLİĞİ Mİ? - 08 Ekim 2025
  • DİN BİRLİĞİ Mİ, DİL BİRLİĞİ Mİ? - 08 Ekim 2025
  • Dil Üzerinden Kimlik Arayışları - 29 Eylül 2025
  • Bizi Bizden Olanlar Anlar - 19 Eylül 2025
  • Doğrularınızla Yüzleşin - 10 Eylül 2025
  • Türk'ün Türk'le İmtihanı - 30 Ağustos 2025
  • Vatanımla İmtihanım - 20 Ağustos 2025
  • Biz Merkezli Evrensel Bir Dünya - 05 Ağustos 2025
  • Senin Din-Darlığın Beni Daraltıyor - 19 Temmuz 2025
  • Sorguluyorum - 08 Temmuz 2025
  • Dil Ahlâkı, Din Ahlâkı ve Üstekilerin Ahlâkı - 27 Haziran 2025
  • Hâlâ Anlayamadınız mı? - 16 Haziran 2025
  • Zihniyet Meselesi - 02 Haziran 2025
  • Bir Çayın Bir de Köroğlu'nun Hikâyesi - 12 Mayıs 2025
  • Özgüveni Olmayanın Geleceği Olmaz - 29 Nisan 2025
  • Neler Oluyor Bu Ülkede, Neler… - 21 Nisan 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 7
ilan.gov.tr
Köşe Yazarları
Prof. Dr. Kazım Yıldırım
Prof. Dr. Kazım Yıldırım
DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE ENGELLİLİK Prof. Dr. Kazım YILDIRI
Baycan Aras
Baycan Aras
Üç Puanlık El
Dünyanın Türkiye'si
Mahmut Aşkar
Dünyanın Türkiye'si
Prof. Dr. Kemal DURUHAN
Prof. Dr. Kemal DURUHAN
AÇILIM SÜRECİNİN YAPISAL ARKA PLANI: TÜRKİYE'NİN JEOPOLİTİK BÜTÜNLÜĞÜNE YÖNELİK STRATEJİK BİR HAMLE**
Çırpınırdı Karadeniz Üzerinden Kopan Fırtına
İsmail Aras
Çırpınırdı Karadeniz Üzerinden Kopan Fırtına
Atatürk: Milletimizin Sonsuz Işığı
Doç. Dr. Suna Altan
Atatürk: Milletimizin Sonsuz Işığı
Coşkun Oluz
Coşkun Oluz
EVCİLİ AŞIK MEHERREM (AŞIK MOHO)
Dr.Suzan ÖCAL MOÇ
Dr.Suzan ÖCAL MOÇ
Sosyal Medya Beden Algılarımızı Nasıl Değiştiriyor?
Turgut ÖCAL
Turgut ÖCAL
IĞDIR'DA AŞURA
Hatırlayalım, hatırlatalım. Geçmişe açılan kapımız; " DERVAZA"
Nermin Arslan YANGIN
Hatırlayalım, hatırlatalım. Geçmişe açılan kapımız; " DERVAZA"
Doç.Dr.Gülşen Bayat
Doç.Dr.Gülşen Bayat
Türk Mutfağı Kapsamında Yerel Mutfak Kültürünün Önemi : Iğdır Mutfak Kültürü
HOCALI
Ali Eşref Uzundere
HOCALI "SOYKIRIM/KATLİAMI" NA GİDEN YOL
Vatan Analizi
Dr. Derya Akdemir
Vatan Analizi
Iğdır Şehri Iğdırspor’a Ne Kadar Sahip Çıkıyor?
Doğukan Aras
Iğdır Şehri Iğdırspor’a Ne Kadar Sahip Çıkıyor?
Çok Okunan Haberler
Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Gürel, Türk Eğitim-Sen Kongresine Katıldı
Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Gürel, Türk Eğitim-Sen...
Iğdır'da hava kirliliği korkutuyor: Türkiye birincisi oldu
Iğdır'da hava kirliliği korkutuyor: Türkiye birincisi oldu
Karabağ Üniversitesi'ni Ziyaret Ettik
Karabağ Üniversitesi'ni Ziyaret Ettik
Azerbaycan–Türkiye Ortak Diaspora Faaliyetlerinin Güçlendirilmesi Stratejik Hedef Olmalı
Azerbaycan–Türkiye Ortak Diaspora Faaliyetlerinin Güçlendirilmesi...
Yılın İlk Kar Mücadelesi Başladı: Iğdır'da Kapanan Köy Yolları Ulaşıma Açılıyor
Yılın İlk Kar Mücadelesi Başladı: Iğdır'da Kapanan Köy Yolları...
Ana Sayfa
Resmi İlanlar
Iğdır
Bölge
Genel
Dünya
Politika
Ekonomi
Eğitim
Spor
Sağlık
Kültür-Sanat
Bilim ve Teknoloji
Magazin
Köşe Yazarları
Video Galeri
Vefatlar
Yerel Haberler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Bilim ve Teknoloji
  • Bölge
  • Dünya
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Genel
  • Iğdır
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Politika
  • Sağlık
  • Spor
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Yerel Haberler
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.